şükela:  tümü | bugün
  • porcupine tree-shesmoved on ile birlikte kitleleri intihara zorlamak -suruklemek demiyorum- icin yaratilmislardir.
    (bkz: durduk yere adamın amına koyan şarkılar)
  • çaresizliğin, umutsuzluğun şarkısıdır bana göre. benden öncekiler şarkının hissettirdiklerini ve kendilerince anlamını o kadar güzel anlatmışlar ki insanın diyecek başka birşeyi kalmıyor.

    ayrıca shuffle'da çalmaya başlayınca bir anda koca ofisin ortasında kendinizi ağlarken bulabilirsiniz.

    edit: yahu arkadaş kaç gündür kendime playlist yaptım dinliyorum, şu şarkının yarattığı etkiyi hiçbiri yaratmadı...

    meşhur:

    and i'll smile and i'll learn to pretend
    and i'll never be open again
    and i'll have no more dreams to defend
    and i'll never be open again

    bölümü ve aralarda geçen konuşmalar bu kadar mı güzel olur? sanki kevin moore hepimizin derdini yüklenmiş de bize bir armağan vermiş gibi....

    bir de elemanın;

    'he doesn't love you, but i love you.
    i want you to have your own thoughts and ideas and feelings, even when
    i hold you in my arms. it's our last chance... it's our last chance..."

    dediği bölüm nasul vurduysa bana kaç sene sonra dinlediğimde bile aynı etkiyi bıraktı bende... yine aynı hataya düşmek, yine yüzüstü bırakılmak tekrardan hatırlattı....
  • gece gece yine aklıma düşen kevin moore'a tapmamı sağlayan dream theater şaheseri. çok güzel şarkı çok...
  • yıllardır hem dream theater hem de kevin moore dinliyorum sırf bir benzeri, kenarından yaklaşır yeni bir şarkıya denk geleyim diye; olmadı.. eserdir, başucudur..
  • şaka maka en son dinlememin üzerinden kafadan 6 sene geçmiş, muhtemelen müzik tarihinin en hüzünlü şarkılarından biri. şarkının yazılış hikayesi ise aşağı yukarı şu şekilde:

    kevin moore bir gün yanlış hatırlamıyorsam bir tür doktor muayenesi öncesi bekleme odasındayken, önündeki moda dergilerinden birini karıştırmaya başlar. derginin sayfaları arasında dolanırken, gözü altında "space-dye vest" yazılı bir modelde takılı kalır, bu "uzay boyalı yelek" giymiş model, kevin abimizin yakın zamanda ayrıldığı eski sevgilisine inanılmaz derecede benzemektedir. çağrışım çağrışım üzerine, kevin'ın kaleminden bir anda bu şarkının sözleri dökülmeye başlar. şarkının hafızalara yara gibi kazınan ezgisinde ise, bu mevzubahis eski sevgilisiyle özdeşleştirdiği a room with a view filminde ufak bir yerde çalan bir melodiden esinlenir ve sonuçta bu şarkı ortaya çıkar. şarkıda bu filmden alıntı diyalogların bulunması da bu yüzdendir.
  • ömrümün son anları olsa ve yapabileceğim tek şey müzik dinlemek olsa tereddütsüz seçeceğim şarkı bu olurdu. öyle bir hüznü var ki mutlu ediyor sizi. hala çözebilmiş değilim bendeki etkilerini ama güzel çok güzel.. dinlemekten çekinir hale getirse de güzel.
  • insana ölüm fermanı yazdıran dream theater şarkısı. özellikle de anıları varsa
  • (bkz: babyjoe)
  • bir kevin moore klasiği. eski dream theater'ın nasıl bir şey olduğunu gösteren parça. o zamanlar sadece dürülüp dürülüp solo atmazdı dt kalbiyle müzik yapardı.
  • oldu olacak evlere dayak servis yapıp ağzımızı gözümüzü yamultsunlar da tam olsun bari. bekleme odasında bir moda dergisiyle filan olacak iş değil bu yok. nasıl bir kafanın ürünü senelerdir anlayamadım arkadaş. ama dayak yemiş etkisi yapıyor. overdose durumunda da, kafa patlamasına sebebiyet verebilitesi var.