şükela:  tümü | bugün
  • bilimkurgu'nun bir alt dali.
  • uzayda geçen, bir o yana bir bu yana, o gezegen senin şu gezegen benim dolaşılan, fantastik sonsuzluk alemlerinde kaybolunan, macera dolu bilimkurgu türüdür.
  • her space opera ise tam olarak bilimkurgu olamamaktadir. bir cok anime turu de space operadir. ama bilimkurgunun irdeledigi seyleri irdelemek yerine daha cok politik kavgalar ve uzay gemilerinin birbirine girmesi gosterilir. bol lazerli bol patlamali sahneler izler.
    bunun disinda space opera olup bilimkurgu olmayi basarmis bir suru film ve anime de yok degildir.
  • birinci dünya savaşının ardından gelen büyük buhran sonrası insanların iyice karamsarlaştığı yıllarda ortaya çıkmış bir akım olduğunun altını çizmekte fayda var. bilimkurguya kaçış edebiyatı denmesine yol açan türlerden biridir. iki dünya savaşı arasında e. e. smith, edmond hamilton, ray cummings, john w. campell gibi amerikan yazarlar öncülük ettiği akımdır. ucuz kitaplar, çizgi romanlar yayınlamışlardır. e. e. "doc" smith'in 1928'de yazdığı the skylark of space dizisi bilimkurgu tarihinde güneş sisteminin dışına çıkılan ilk eser olarak önem taşır. yıldızlararası seyahat, zeki extraterrestrial ırklar, bunlar zamanın bilimkurgusu için devrim niteliğindeki yazılardı.

    amerikan yazarlarının öncülüğünde doğmuş bir akım olduğundan, birinci dünya savaşının yarattığı yıkımdan etkilenmemiş amerika'nın genişlemesini tamamladığı dönemlerde, genişlemeyi dünya dışında arama içgüdüsünün yattığı söylenebilir. kitaplardaki gezegenler, amerika'daki bir vadiyi, o gezegendeki canlılar da, yerlileri sembolize etmiştir kimi zaman. medeniyeti savunan iyi dünyalılar, ilkel ve kötü uzaylılarla savaşlarında her zaman haklıydılar nitekim. ilginç olan, türün tam da dünya'da keşfedilecek yeni bir yer kalmadığı zamanlarda ortaya çıkmasıdır. bir nevi insandaki keşfetme, yeni uygarlıklar bulma açlığına ilaç mahiyetinde bir türdür space opera.

    asimov'un vakif serisi, türe yön veren eserlerden biri olarak kabul edilir. space opera kendi içinde farklılaşmaya başladığı zamanlarda ortaya çıkan star wars ise türün 70'lerde tekrar canlanmasına yol açmıştır.
  • bilimkurgunun alt dallarından biri.

    bilimkurgunun ilk zamanlarında asıl örneklerine rastlanıyor ve bu rastlantı bilimkurguya o zamanlar sekte vuruyor.

    nasıl vuruyor diye soracak olursanız, eski bilimkurgu kitaplarını okuyanlar önsözde veya arka kapakta her zaman bu dalı savunan ifadelerle karşılaşacaklardır. mesela "iyi bilimkurgu, iyi edebiyattır." diye bir tabir vardır. bunun nedenlerinden biri de space operadır.

    bu türü biraz açmak gerekirse; belli klişelerle donatılmıştır her zaman için, bir felsefe veya dert doğrudan işlenmez, daha çok yan bir anlam olarak orada durur; aslolan her zaman için eylem ve meraktır. uzaya ilk kez açılan kişiler, orada yabancı yaratıklarla yapılan savaşlar, arada aşk, entrika ve ihanet, değişik ve hayal ürünü silahlar, iyi ve kötü arasında amansız bir kavga, devasa uzay savaşları, fizik kurallarına doğrudan karşı çıkışlar ve daha fantastik bir düzen...

    yukarıdaki ana hatları bir kurgu içerisinde düzenlersek nasıl örnekler ortaya çıkacağı anlam kazanacaktır. westernin ve vahşi batı'nın uzayda vuku bulmuş halidir bir manada space opera.

    aklıma ilk gelen örneklerinden bir tanesi poul anderson'un uzaya haçlı seferi'dir.

    --- spoiler ---

    haçlı seferine katılmak için ordusunu toplayan lord sir roger'ın kampının yakınına uzaylılar iniş yapar; lord hemen toparlanır ve gemiye saldırarak ele geçirir. ardından gemiyle uzaya çıkar ve bu sefer de uzayda bulduğu diğer yaratıklarla savaşmaya başlar, zaman geçtikçe bir uzay imparatorluğunun yükselen yıldızı olur, bol bol düşman edinir. bu arada sevdiği karısı kendisini şövalyelerinden-hem de çok yakın şövalyelerinden- biriyle aldatır. karısıyla fetihlerden dolayı ilgilenemeyen lordumuz, suçu kendinde de görür.

    --- spoiler ---

    burada belirtmek istediğim space opera'nın kötü bir tür olması değildir, sadece daha "eğlencelik"tir. felsefi altyapısı ve karakterin işlenmesi zayıftır, sorulan sorular bazında ve bilimsel anlamda kurgu kuvvetli değildir. ama bunların dışında bu türün en güzel örnekleri çok sürükleyicidir, hikaye kesinlikle sizi avcunun içine alır, kitabı kolay kolay elinizden bırakamazsınız. zevkle zaman geçirmek için birebirdir.

    independence day pek iyi bir film değildir ama bana göre güzeldir. tam bir space opera örneğidir. sıkılmadan pek çok kez izlemişliğim vardır; evet çok ulvi şeyler vaad etmez size; ama eğlencelidir, güzel bir çerezdir.(buna karşıt olarak andrey tarkovski'nin stalker veya solaris'ine bakmanızı öneririm.)
  • yeni nesil battlestar galactica görüp görebileceğiniz en kaliteli space opera'dır bana sorarsanız - zira space operaların hemen hepsi gibi sadece eğlenceye ağırlık vermez, gerek karakterizasyon gerek hikayenin felsefi ve manevi yönleri derin derin işlenmiştir. ama bu kalitesi, temelinde bir space opera olduğu gerçeğini değiştirmez.
  • avatar'i güzel bir eser yapan türün klişelerinden birini devirip (dünyadan gelen insanların uzaylılarla savaşta her zaman iyi taraf olması) uygarlığımızın duyarsız ve empati yoksunu olduğunu resmetmesidir. tabi belki de bu nedenle avatar'ın bir space opera olmadığını iddia edecek eleştirmenler olabilir.
  • star wars'u da bu klasmana sokmak mümkündür.
  • artık mass effect tarafından bayrağı devralınan tür.

    şimdiye kadarki her uzay operasında insanın uzaya açılışının felsefi ve dini sorunlarından cayılmış ve insan kendinden menkul değerler sahibi olarak gösterilmişken mass effect evrene kattığımızı kabul ettiğimiz anlamın altını oyar. (bkz: h. p. lovecraft)