şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: wolfgang puck)
  • las vegas'in bellagio otelinin icinde bulunan, sehrin en iyi restoranlarindan biri. ozellikle balik secenekleri ve pizzasi cok lezzetli.
  • lokasyonu ve ismiyle prim yapan bir başka wolfgang puck şaheseri. füme somon pizza ve miso külahında tuna tartare güzel, diğer starterlar idare eder, ana yemekler olmamış. kabus gibi servisle birleşince en fazla kırk yılda bir öğlen gidilebilir.
  • beklenildiği gibi bir manzara yok st regis otelin roofunda fakat uzaktanda olsa gördüğün en güzel manzara vodafone arena !! onun dısında kokteyleri ünlü dediler içtik onun da ole aman aman bir olayı yoktu mac and cheese yedik bence ben daha güzel yapıyorum ama o da fena diildi. file mignon istenildiği gibi pişmişti o güzeldi, levrek harikaydı, somonlu pizzası ünlü onu kesinlikle ortaya söyleyin bir kişi için bence fazla son olarak sufle yedik hakkını vermek lazım harika ve büyükce bir porsiyondu yani bir kere gidin test edin içkiyi abartmazsanız öyle ateşlendiricek bir hesap gelmez sevgiler
  • ıstanbul st regis'deki restaurantinda yemekler de kahvalti da ciddi anlamda underwhelming. wolfgang puck'in ismine yakismamis.
  • mekan gerçekten çok güzel, manzarası muhteşem.

    ızgara somon ve kaya levreği denedik. levrek yumuşacık ve çok lezizdi, somon da aynı şekilde. doğum günüm olduğu için milföylü çilekli tatlılarından yedik, milföy sevmem ama inanılmaz hafifti.

    daha sonra içki içmek için terasında vakit geçirdik, kokteylleri inanılmaz güzel. yemeğe değil ama long drinkler ve eğlenmeye mutlaka gidilebilir.
  • zenginlik çok mu güzel lan, dedirten restoran. adamların ana sayfası türkçe ama ben şu paragrafın yarısını anlamadım:

    --- spoiler ---

    spago’nun spesiyalleri arasında; mercanköşk ve parmesan reggiano ile servis edilen kokulu bezelye çiçekli el yapımı agnolotti, acılı domates – bayırturpu ile servis edilen mavi yengeç ve kanada ıstakozu "louis" kokteyli, geleneksel garnitürlü pekin usulü ızgara ördek, tatlı soya sosu, kızartılmış susam yağı, jasmine pirinç pilavı ile servis edilen hong kong usulü levrek buğulama, tatlı soya sosu terbiyeli kuzu pirzola ve hunan usulü patlıcan gibi lezzetler bulunuyor

    --- spoiler ---

    kokulu bezelye çiçekli el yapımı agnolotti, yemeden doymayan insanlar var bu dünyada...
  • türkiye’nin varoş eğlence kafasının yansımasıdır. süper lüks gözüküp, kapıdan giren her müşterisine kafa başı şişe kitlemek dışında bir olayı yoktur. 6-7 kişi bi kokteyl içmek isteseniz, işletmenin gözünde çöpsünüzdür. insan gibi muamele görebilmen için şişe açtırmanı şart koşar. dünyanın en lüks yerlerinde bile karşılaşmayacağınız dayatmaları malesef memleketimizde gördükçe, ülkemizdeki eğlence sektörünün leşliği daha bir kör gözüne parmak şeklinde rahatsız etmektedir.
  • istanbul / st regis oteli bünyesinde bulunan restoranına dün akşam sevgili h ile birlikte gittiğim lüks, mini zincir.

    kapıdaki karşılama filan iyi. hemen otel girişinin önünde vale var. park yeri sıkıntısı yok. istanbul’un genelinde 20-25 tl civarında olan vale ücreti burada 35 tl. otelin seviyesine göre normal bir fark bu.

    restoran, otelin 7. katında. zaten sadece oraya çıkan bir asansör var hemen girişin karşısında.

    biz terasta rezervasyon yaptırmıştık. burada manzara filan yok, ama ortam güzel. özellikle müzik seçimi ve müziğin şiddeti çok iyiydi. new-age tarzı, genelde yumuşak ama yer yer daha sert edm motifleri ile süslü , nefis bir kontrasta sahip müzik ambiyansı var. çok beğendik. müziğin hızı 120 bpm’i pek aşmıyor. evet, arada onu da analiz ettim. güzel.

    biz şişe açmadık. ikimizin de o kadar içmeye niyeti yoktu. ben birer kadeh pinot grigio isteyecektim ama son anda riesling’e çevirdik yönümüzü. harika bir kadehti. çok serin, çok taze, yeşil erik, yeşil elma ve yer yer ekşi limon tonları ile bezeli, tam bir yaz aroması. riesling, nesli almanya’nın rhine bölgesine uzanan bir beyaz üzüm türü. fransa ile alakası olmayan nadir türlerden. sohbet de nefis olunca ben şarabın yılını ya da hangi üreticiden filan olduğunu sormadım. güzeldi.

    daha sonra keçi peyniri ile doldurulmuş minik pancar aperatiflerimizi denedik. ben beğenmedim. keçi peyniri sevmem. seven de çok sever bunu gerçi.

    bunun yanında gelen kırmızı biberli tereyağı nefisti. ekmek sepeti filan da fena değildi.

    daha sonra fırında közlenmiş biberle hazırlanan minik bir peynirli salata ve ahtapot denedik. biber salatası fena değildi. ama peynir o kadar kuvvetli bir aromaya sahipti ki, salatadaki her şeyi bastırıyordu. spago bence peynir eşleştirmesi konusunda biraz daha köşeleri yontmalı. ahtapot fena değildi, ama ben daha iyisini beklerdim. lacivert, uskumru gibi mekanlarda çok daha güzel akdeniz tarzı ızgara ahtapot yemek mümkün. bu biraz kuruydu. belki de fazla pişirdiler. bana öyle geldi.

    daha sonra ana yemeklerimize geçtik.

    h vejetaryen olduğu için menü ile biraz zorlandı. bu konuda seçenekler - özellikle ana yemek menüsünde - çok dar. sadece risotto ve agnolotti var. o agnolotti seçti ve çok çok beğendi. ben aslında mercan balığı istedim, ama bitmiş. biz biraz geç gittik. ben de dana kaburga denedim, ve pek de beğenmedim. eh işte. bunların yanında kremalı ıspanak ve ızgara kuşkonmaz istedik. bunlar çok güzeldi. özellikle hardal sosu ile gelen kuşkonmaz nefisti.

    bu arada, en başta iki parça unagi ile iki parça da maguro istedim. merak. unagi güzeldi. sunum da iyiydi... özellikle wasabi hoşuma gitti. çok yumuşaktı ve soya sosu ile kolayca birleşti. ama maguro’yu pek beğenmedim. ya kesimi iyi değildi, ya da kalitesi. emin değilim. bunları nigiri tarzı aldım.

    neyse... en son da kahvelerimizi içtik ve kalktık.

    tatlı yemedik.

    servis genelde çok iyiydi. tek yumuşak nokta, servis aralıkları. bazen basit şeyler için gereksiz yere çok bekliyorsunuz. evet, bu tip restoranlar yavaş akar genelde, ama o da bir sanat. yavaş demek sürekli beklemek demek değil.

    vale kartımızı garsonumuza verdik... indiğimizde arabamız hazırdı.

    güzel bir geceydi, ama spago’dan daha iyisini beklerdim.
  • her şeyi ile mükemmel olan mekan. tüm ekibi işini çok severek ve eğlenerek yapıyor. içki ve yemek seçimlerimi daima kendilerine bırakıyorum. inanılmaz başarılı yemekleri ve yaz akşamlarına sahip mekan. şef (bkz: cihan kıpçak) baya başarılı ve iyi yemekler sunarken, bar bölümü ayrı başarılı gidiyor. sanırım tek üzen yanı saat 2-3 gibi geceyi bitirmeleri.