şükela:  tümü | bugün
  • 1968 cek yapimi 2. dunya savasi sirasinda gecen inanilmaz bir film. nam-i diger "the cremator". imdb cek fantastik/grotesk gelenegine ait bir film diyor. ben de diyorum ki ana karakterdeki degisimi izleyin.
  • imdb korku filmleri listesinin zirvelerinde olmasıyla korkuseverler tarafından merak uyandırabilir,bilinmelidir ki korku filmi değildir,korku öğelerini pek az içeren bir filmdir.ikinci dünya savaşı sıraları geçen hikayede, kökeninde cermen kanı olan çekoslovakyalı bir krematör kendi halinde işinde gücündeyken yavuşak bir arkadaşının almanlıktan alınan tadın hiçbir şeyden alınamayacağından dem vurması,kanına girmesiyle değişmesini,şirazeyi kaydırmasını anlatıyor,bu arada kahramanımızın karısı da yahudi kökenlidir.sadece anlatımda benimsediği zamanının ötesinde üslup için dahi izlemeye değer çok güzel bir film.

    bonus olarak

    (bkz: almanlıktan aldığım tadı hiçbir şeyden almadım)
  • siyaset bilimi okuyan ya da ilgilenen kimselerin bu filmi izlemelerini tavsiye ederim.
  • biri holywood'a en "uzak" film hangisidir dese herhalde cevap olarak bunu söylerdim.

    gotik, ucube, gerçek üstü, irrite ve monolog, monolog, monolog.
  • komedi ve korku öğelerini bir arada barındırdığını bir yerde okumamla ve yüksek imdb puanını da göz önünde bulundurarak izlediğim fakat çok ama çok az komedi, gene çok ama çok az korku, daha çok gerilim, inanç ve politika öğelerinden oluştuğunu fark ettiğim film. izlemeyi umduğum film olmamasıyla birlikte hayal kırıklığına uğradım. hani yabancılar ayranı soğuk olduğu için ve yoğurttan yapıldığı için tatlı bir tat bekleyerek içerler de tuzlu bir tat alınca şok ve iğrenme ifadesi kaplar ya yüzlerini, ben biraz o duyguya kapıldım sanırsam. o yüzden eğer sen okur, filmi okumadan önce bu entry'yi okumaktaysan, bil ki komedi ve korku filmi olarak kategorize etmek yanlıştır bu filmi. ben korku ve komedi bir arada diyince, mesela bir beetle juice anlıyorum.
  • eşimin ısrarıyla izlediğim film. film boyunca 2 kez uykuya daldık eşimle sırayla. hatta eşim filmin sonunu göremedi. 1960 küsürlerde çekilmiş bir film. yönetmen harika bir teknik kullanmış. insanı geren kamera açıları, kafanızı karıştıran zaman-mekan geçişleri ve sizi film boyunca yalnız bırakmayan müzikler. hepsi çok güzel. tabi uzun ve sade ses tonuyla baş karakterin mo ologlarını dinlemek yorabilir. izlenmeli. ama 1 kere yeter. filmi bitirdiğinizde bu nedir ya ? diye bir yakarışta bulunabilirsiniz ama daha sonra sık sık sahneler gözünüzün önünde belirecek
  • ucube, gereksiz, saçma sapan.. film boyunca sonradan görme cahil ve kaçık bir adamın iç monologlarını okumak istiyorsan izle.. buna gerilim veya kara mizah diyenin, imdb'de 8 puan verenlerin beynini zikmek lazım.
  • krematoryum işleten kopfrkingl’in eski bir arkadaşıyla tekrardan denk gelmesi sonucu geçirdiği düşünsel değişimi son derece grotesk bir yapıda seyir zevki yaşatıyor, rudolf hrusínsky devleşen oyunculuğuyla zirve yaptığı filmlerden.odak noktasına monologları alan ve “atlamalı kurgu” tekniğiyle ayrıksı sularda gezinen bu yapım, kuvvetli bir hikaye dili yaratmakta da oldukça başarılı. bir insanın geçirdiği değişimi hem atmosferiyle hem de kamerasıyla ürkütücü bir şekilde izlettiren yukarıda okuduklarımla alakası olmayan şaheser film ucubeymiş bla bla bla ben ucube filmleri seviyorum sen git hızlı ve öfkeli seyret.

    içime işledi
  • kopfrkingl karakteri aslında köklü bir değişim geçirmiyor. en başından beri ikiyüzlü bir karakter. iktidar ortamı sağlandığında tüm güdülerini açığa çıkarıyor. faşist ve otoriter düzenler yıkıldığında genellikle bu tip insanlar, siyasal rüzgarın kendilerini bu tarz eylemlere sürüklediğini ve genel anlamda masum olduklarını iddia ederler. bu film çok açık bir şekilde öyle olmadığını gösteriyor. para, şiddet ve seks arzusunu bastıran her karakter bu tarz iktidarların her zaman bir parçası olacaktır.

    bu arada zamanının çok ötesinde sahne geçişlerine sahiptir. çok başarılı bir filmdir, tavsiye ederim.