*

şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: hyde park)
  • ingiltere'nin huddersfield kentinde bulunan "the media centre"in dijital arastirma ünitesi programi kapsaminda yürütülen proje. sistem söyle isliyor; cep telefonundan veya projenin internet sitesinden gönderilen mesajlar direkt olarak kent merkezinde halka sunuluyor.

    bu arkadaslar ayrica internette bulunan haber kaynaklarinin metin bazli newsfeed'lerini rasgele karistirarak sürreal siir yarattiklarini öne sürüyorlar.

    (bkz: http://www.speakerscorner.org.uk/)
  • her an bir yahudiyle bir arabı tartışırken bulabileceğiniz hyde parkın sağ üst köşesi.
  • çocukluğumdan kalma hoş bir "demokrasi unsuru" olarak zihnimde yer etmiş, yıllar sonra gidip kendi gözlerimle gördüğümde "bir avuç meczup" tadında insanların atıp tuttuğuna şahit olduğum, hyde park hoşluğu.

    nedense bana vaktiyle daha bir işlevselmiş de şimdilerde öylesineleşmiş gibi geldi, en azından eskiden daha etkin bir fikir paylaşım alanı olduğuna inanmakta ısrar edesim var.
  • londra' nın ünlü parkı hyde park' taki konuşma alanı ve yaklaşık 140 yıldır ülkedeki ifade özgürlüğünün simgesi.
    hyde park'ın kuzeydoğu köşesinde bulunan kürsüde her konu tartışılabiliyor. bu alanda politikadan dine, sanattan teknolojiye kadar her konuda fikirlerini açıkça ortaya koyan insanlar bulabilirsiniz.
    zamanında karl marx' tan, lenin'e kadar tarihe ismini yazdırmış kişilerin görüşlerini kitlelerle paylaştıkları yer olarak biliniyor.

    türkiye' de olsaydı hükümet aleyhine olmadıktan sonra istediğiniz herşeyi söyleyebilirdiniz.
  • geçen aralık ayında bu kürsüde, ben de kısa bir konuşma yapma fırsatına eriştim, beni dinlemek inceliğinde bulunan birkaç kişiye.

    özetle dedim ki, ''mutlak monarşi bu ülkenin vazgeçilmezi. ama burada liberalizm ile de gayet güzel geçiniyor. siz ingilizler, öykünülecek çok şeye sahipsiniz, biri de bu yüzyıllardır istikrarı bozulmayan siyasi manzaranız.''

    gülümseyerek dinlediler ve nazikçe alkışladılar sonra, iki dakikalığına hatiplik yapan bu yabancıyı.
  • gitmeden önce bir kişi konuşuyor diğerleri dinliyor sandığım hyde park köşesi aktivitesi. birkişi çıkıyor, fikrini tek kişilik protesto tadında anlatıyor, ilgilenen dinliyor. sonra biri daha çıkıyor, biri daha.. aynı anda birbirine 2 mt mesafede 3-4 kişi yüksek sesle meramlarını anlatmaya çalışıyor. sesler birbirine karışıyor. kafanız karışıyor. insan haliyle ne kadar dinlemek istese de yoruluyor, çabuk su koyveriyor, bırakıp gidiyor. (bkz: iyi fikir kötü uygulama)
  • alman plak firması.
    caz ve klasik müziğin önemli albümlerini muhteşem ses ve baskı kalitesinde tekrar yayınlıyorlar...
  • birleşik krallık’ın fikirlerin özgürce savunulabileceği bir ülke olduğunu belirtmek maksadıyla yapılmış bir kürsü.
    neden bir kürsü derseniz; birleşik krallık topraklarında kraliçeye hakaret etmek, büyük suçlardan biri. bu sebeple kişiler, ayaklarının toprağa değmemesi sağlanarak, bu suçtan ari tutulmuş.
    fikir özgürlüğü; sadece kendi fikrini sansürsüz söyleyebilmek değil elbette. bir başka unsuru da, başkalarının fikirlerine saygı duyma zorunluluğu. tabi bu kürsü bunu da temsil ediyor ve aşağılık, faşist, dinci, ırkçı gibi sıfatların arkasından bir isim kullanırsan o zaman da atlı polisler seni kürsüden alaşağı ediyor.

    medeni ülkelerdeki en sevdiğim şey; sürdürülebilirlik. yönetim şekilleri, yöneticiler, yasalar değişse de özgürlük, bağımsızlık gibi unsurlar korunuyor. 150 yıl önce kurulan bu kürsü de buna örnek olabilir.