şükela:  tümü | bugün
  • platon'un yeğeni ve öğrencisi olan speusippos, platon'un ölümünden sonra (m.ö. 347) akademia'nın başkanı oldu. speusippos'dan günümüze yalnızca pythagorasçı sayı kuramı üzerine adlı yapıtından uzun bir bölümle bir kaç metin ulaşmıştır. çağdaşları ve ilk döneminde akademia'ya başkanlık eden ardılları gibi idea'ların karşısında somut ilkeler olarak gördüğü sayıların ve sayısal guruplandırmaların önemini vurguladı. bu bağlamda 10 sayısını "yetkinliğini" ya da taşıdığı özel önemi açıkladı.

    çağdaşlarının "bir" ve "iki"yi (diad) sırasıyla iyi ve kötünün ilkeleri olarak görmelerine karşın, bu ilkelerin etikle ilgili kavramlara yüklenemeyeceğini savundu. ayrıca sayısal göstergeler yardımıyla sayısal gerçekliği yoğun tinsel içeriğe sahip, birbirini izleyen katmanlar biçiminde düzenledi. aristoteles tarafından şiddetle eleştirilmesine karşın, bitki ve hayvan fizyolojisine ilişkin karşılaştırmalı bir çalışma olan homoia'sı (benzerlikler) aristoteles'in peri ta zoa historia animalium (canlılığın tarihi) adlı yapıtıyla boy ölçüşebilecek niteliktedir. yapıtın, sınıflama ile tanımın birbiriyle yakından ilintili olmaları nedeniyle, tek olan şeylerin bütün ele alınmadan tanımlanamayacağına ilişkin görüşünü yansıttığı sanılmaktadır.
  • eski yunanlı filozof speusippos, bütün bilimlerin belli bir konuda birleşebileceği görüşünü savunmuştur. platon’un yegeniydi. platon’un yönettiği akademi’de felsefe okudu, onun ölümünden sonra sekiz yıl okulun başında bulundu. speusippos, ayrı bir yaşama görüşünü benimsemesine karşın platon’un öğretisini, onun kurduğu okulun felsefe geleneğini sürdürmeye çalıştı.

    kaynaklardan anlaşıldığına göre eğlenceye, varlıklı olmaya, aşırı tutkularını doyurmak için elinden geleni yapmaya eğilimli bir kişiydi. speusippos için felsefenin görevi, büyük bilimleri bir odakta birleştirmek, sorunlara herkesin üzerinde anlaşabileceği yöntemle çözüm aramaktır. bu çözüm yönetiminde yalnız platon’dan değil, pyhagoras’ın sayılarla ilgili kuramından yararlanmak gerekir. çünkü güvenilir bilginin sağlanması için bilimlerin hepsinde ortak olan yan bulunmalıdır.

    bilgiyi kesin olarak tanımlamak, içerdiği konuyu bütün ayrıntılarıyla bilmeye bağlıdır. çünkü nesnenin tanımı bütün öteki nesnelerin tanımından yararlanılarak yapılabilir. ona göre bilginin iki kaynağı vardır. bunlar bilimsel nitelik taşıyan algı verileri olan duyumlar ve bilimsel ustur. duyumlar, duyularla ilgili nesneleri, somut varlıkları, us ise anlık bağlantılı olanları bilmeyi sağlar.

    speusippos, pythagoras öğretisinden esinlenerek sayının nicelikten ayrı, deney üstü özellik taşıdığı kanısına varmıştır. ona göre evrenle ilgili gerçeklikler sayıyı ortaya koyan ilkelerden ayrı bir yapıdadır, bunlar, kendi aralarında yeni bir "ikili birlik" oluşturur. sayı bir’le çokluğun birleşmesinden doğar, matematikteki nicelikler de "bölünemez" olanla "belirlenmiş" olan uzayın birbiriyle karışmasından ortaya çıkar.

    değişik gerçekliklerin birbirinden türeme olanağı yoktur, çünkü her birinin özel ilkeleri bulunur, ilkeler özdeş değildir. varlık bir takım ikileşmelerden oluşur, bu ikileşmeler arasında da aşama değişikliği vardır, bunlar birbiri ardından gelir, birbirini andırır, birbiriyle benzerlik gösterir. sözgelişi evrensel tin vardır, bu tinde birleşme ilkesi anlıktır. platon’un "idea" kavramı yerine pythagoras’ın "sayılar"ını koyan speusippos’un geliştirdiği yeni öğretinin temelini philoloas ile pythagoras’ın görüşlerini uzlaştırma oluşturur.
  • iö 347 yılında platon'un vefat etmesinin ardından akademia'nın başına geçmesiyle aristoteles'in tepkisini çeken ve okuldan ayrılmasına neden olan antik yunan alimi.