şükela:  tümü | bugün
  • simple things albümünden zero 7 şarkısı;

    was it loneliness that brought you here
    broken and weak
    was it tiredness that made you sleep
    have you lost your will to speak
    was the earth spinning round
    were you falling through the ground
    as the world came tumbling down
    you prayed to god what have we done

    free me from these chains i need to change my way
    heal these broken wings i need to fly far away, far away, far away

    was it emptiness that made you weep
    no more secrets to keep
    was it bitterness that gave you time
    to forgive your sins
    was the earth spinning round
    were you falling through the ground
    as the world came tumbling down
    you prayed to god what have we done

    free me from these chains i need to change my way
    heal these broken wings i need to fly far away
    free me from these thoughts long forgotten down below
    take these angel’s words give them life to carry on, carry on, carry on
    free me from these chains…
  • eddie vedder'in melankoli durumunda yaptigi sey*(bkz: black)
  • electronun kendi etrafindaki donusune denir. bu hareket sayesinde basit bir formul bile karmasik hale gelerek insani cileden cikarabilir.
  • bisikletli manyaklar sporu. deli gereci. cok lazim, en bi lazim (sanki).
    en bir manyak olmasi lazim gelen bir hoca bastaki bisiklette, yuzu diger "minik" manyakciklara donuk, onlar da kendi bisikletlerinde oole kurulmuslar hep beraber. yavas yavas sakin sakin tingir mingir giderkene (pedal cevirirkene), bir anda baslar o en gaz muzik. (hatta eye of the tiger calmisligina bile sahit oldum, o derece.) iste o anda olan olur:
    dil yandan sarkip helak olunana kadar "aban pedala aban, dayan guzelim dayan"dir. su ic su ic nereye kadar, hala kurur dil damak. tam "oh leen, sarki bitti artik bi yavas yavas gideriz cok sukur" mertebesi mutluluguna erismissinizdir ki, hop yeni sarki baslar, ozellikle psikopat enerjisindeyse sozkonusu ortmen, baslarsiniz bu sefer tepeleri tirmanmaya (mahsuscuktan tabi, yoksa hepimiz salonda vantilatorun karsisinda, cd calarin dibinde oole mal mal durmaktayizdir, hadi sadece uzamsal olarak diyelim). biter o da, "oy accik oturalim" diyecekken tam, bu sefer sprintler gelir hadi bakalim. run forest run. sular seller gibi ter akitir, ter musluklariniz olsa da vanadan kapatsam hisleri gelir. belki de gelmez ama tabi;
    genelde 40 dakika falan suren derslerde, yaklasik ilk 20'den sonra bi adrenaline rush gelir ki... boole sahane bi kafa yapar, yorgunluk falan kalmaz, helak melak hic kasmadan mutlu, gevsek, ve goz kapaklari hafif inmis bir garfield suratiyla niy nay nom diye gidersiniz, bacaklarin acisi kalmaz, kus gibi hafif, kafa bi milyon... oole "yuksek yuksek" ama hafif alcaktan ucaraktan... sirf ona deger be galiba. ya da donup dolasip gene gitme sebebi bu olsa gerek, yoksa bilmiyorum neden cekilir bu eziyet. adam gibi bin bisikletine kirda bayirda dolas demezler mi? ben derim mesela.
  • özel ayakkabıları da vardır. spor ayakkabı gibi bişey, altında bi girinti var. normal spor ayakkabıyı pedalın başka bi yüzüne sokarkan, bu özel ayakkabıları pedalı ters çevirip takırt diye oturtuyosunuz, mis gibi sabit kalıyor "ay ipim gevşedi, ay ayağım sağa sola kaçıyor" derdiniz kalmıyor. hoca faktörü çok önemlidir, iyi gaza getirmesi motive etmesi lazım, şarkıları güzel seçmesi lazım, su içmeniz gereken zamanları hatırlatması lazım. bir de zorlandıkça/hızlandıkça psikopatça bi zevk alıyor insan, suratındaki gülümsemeyi silemiyor. temizlik de mühimdir, yeri bile ter gölü olduğundan silmek lazım peçeteyle.
    bazı merkezlerde, özel karanlık odası vardır -ankara oranium- gibi, etrafta renkli ışıklar, eşşek gibi tekno müzikle yaparsın. bazıları da gene gaz ama "i m walking on sunshine" gibi daha hafif ama popüler şarkılarla falan yaparsın. önemli olan grubun motivasyonudur, akan teri gördükçe gaza gelmektir, sertliği biraz daha arttırmaktır, sınırları zorlamaktır***
  • ne kadar formda da olsanız, kondisyon bisikletlerini saatlerce zor seviyelerde döndürseniz de, ilk deneyişinizin akşamı sizi acı bir süprizle bekleyen egzersizdir.

    - bacaklarım !
  • yaparken iyi hoş da, üç vakte kadar bacaklarınız tutmaz olacak, bunu bilin. 3. dersten sonra bünyeniz çok ham (ham?) değilse ertesi gün ağrıları, oturup kalkarken bacakların üst kısmında hissedilen ağrılar, bacak içlerindeki "amanın yıllardır gerilmiyordum bir fena oldum" diyen kas sızlamaları hafifliyor, yok oluyor. komik hocalardan ders alın, zaten nefessiz kalmışken kahkaha atmak karın kaslarını çalıştırıyormuş.
  • ilk dersin sonunda salondan çıkıp soyunma odasına yürümekte zorlanmama neden olan işkence yöntemi.
    3 gündür oturamıyorum ve dizlerimde garip morluklar oluştu.