şükela:  tümü | bugün
  • dokuzuncu nesil çaylak. umarım ki bol spinozalı yazılar getirecektir. kendisini tanımıyorum, kimdir nedir bilmiyorum ama, böyle bir mahlas edinmişse, mutlaka bir bağ vardır diye düşünmeden edemedim.
  • yahudi cemaatinden afaroz edilmiş felsefeci. tanrı, insan, zihin ve duygular adına fazlaca düşünmüş ve yazıp çizmiş ( ki tam anlamı ile böyle. geometri ve matematikle kanıtlamalar yapar) bir adam.

    (bkz: ethica)
    (bkz: varoluş kudreti)
    (bkz: töz)
  • teolojik politik inceleme'yi okumamışsanız din ve siyaset ilişkisi hakkında hiç, ama hiç konuşmayınız.
  • ankara'da adil han işhanında kitaplarını sorduğumda bulunmayan adam. ne açıdan utanacağımı bilemedim. neyse ki internet var.
  • çetin balanuye'nin say yayınlarından, 2012 yılında çıkmış kitabı. spinoza'nın, ethica , tractatus theologico-politicus ve tractatus politicus eserlerini, ayrı ayrı bölümler dahilinde inceleyen kitap, spinoza felsefesi ile ilgilenen herkesin okuması gereken, spinoza üzerine türkiye'de çıkmış en iyi kitaplardan biridir.
  • o'na göre temelde 3 duygu biçimi vardır:
    (bkz: arzu)
    (bkz: sevinç)
    (bkz: keder)
    kıskançlık, sevginin verilmemiş karşılığından doğan kederdir. (bkz: fluctuatio animi)
    nefret ise, bizim acımızdır. o'na göre, nefret duygumuzun nedenini anlarsak, nefret de ortadan kaybolur.

    bir de (bkz: yüksüz duygular) biçiminden bahseder spinoza:
    (bkz: hayranlık)
    (bkz: hor görme)
  • felsefi konuları matematiksel bir mantık dahilinde inceleyen amsterdamlı felsefecidir. tam adı benedictus spinozadır. ethica isimli eseriyle insanlığı, aklı kullanarak ulaşabileceği en üst bilgiye ulaştırmayı amaç edinmiştir.
  • bugün elime idea yayınlarından capleston'un spinoza kitabını aldım ve işimin müsaade dairesi içerisinde kitaptan biraz yudum aldım. bende bıraktığı izlenimlerden biri şuydu: spinoza bedene çok ilginç bir şekilde önem ve öncelik veriyor. manevi, tinsel hallerin dahi varlığının önkoşulu bedenin varlığı. yani beden ruhun vatanı. neredeyse varoluşu öze önceleyen ve asal bir zorunluluk addeden varoluşçu filozofları anımsatıyor. tanrısal töz/özle doğanın ayrı gayrısı yok ve bu da ister istemez uhrevi/semavi/kitabi dinlerin o yukarıdancı, zamandan ve uzamdan müberra, ari tanrısının/allahını yok hükmünde kılıp belirmeci, sudur eden ve doğa olarak kendisini varlık, heplik alanına açan bir tanrıdan bahssi zorunlulaştırıyor...yani yaratancı, yukarıdancı sıfatlarla donanan tanrıyı gereksizleştiren, geçersizleştiren tanrı yorumsamasıyla zaten eleştirel uzaklığını biteviye koruduğu yahudi cemaatinin ve hristiyanların öfke yumruklarını üzerinde hissediyor.

    spinoza gerçekten büyük bir düşünür baktığımca. o evreni tanrıyla değil, tanrıyı evrenle açıklayan hakikatli bir zeka, sezgilerim o yönde ki spinoza kendisine en çok sarılacağım ve zihnimin territoryumundan şöyle bir apansız sökünüyle bile memnuniyetin ince çağrısına cevaz vereceğim biri olarak ışıyacak hayatımda. spinozalanasınız emi ....