şükela:  tümü | bugün
  • belki yazılmıştır, şu an arayamadım (kusura kalmayın artık) ama adeta tapındığım şu sözünü tekrar yazmakta ısrar ettiğim reis:

    "insanlar, bize zarar verdikleri için değil; yaptıkları haksızlıklarla ruhumuzun ışığını söndürüp içimizdeki kötülüğün başkaldırmasına sebep oldukları için korkunçlar."

    (bkz: baruch spinoza)
  • o'na göre temelde 3 duygu biçimi vardır:
    (bkz: arzu)
    (bkz: sevinç)
    (bkz: keder)
    kıskançlık, sevginin verilmemiş karşılığından doğan kederdir. (bkz: fluctuatio animi)
    nefret ise, bizim acımızdır. o'na göre, nefret duygumuzun nedenini anlarsak, nefret de ortadan kaybolur.

    bir de (bkz: yüksüz duygular) biçiminden bahseder spinoza:
    (bkz: hayranlık)
    (bkz: hor görme)
  • "aşk, bir dış sebebin tasavvuru eşliğinde ortaya çıkan bir iç ürpermesidir."
    (spinoza, eth. iv., önerme 44)
  • "humanas actiones non ridere,non lugere,neque detestari,sed intelligere." demiştir.
    yani; "onlarla alay etmek,hayıflanmak ya da nefret duymak yerine insanın davranışlarını anlamaya çalışmalıyız."
    insan ilk vahşiden bugünkü moderne kadar anlaşılmayı bekleyen bir canlıdır.ruh karmaşıktır.
    edit:yazım hatası.
  • rasyonalist olmasina ve fikirlerinde matematiksel/mantiksal kesinlik cizgisinden hic cikmamaya gayret etmesine ragmen vardigi yer akli ayak bagi olarak goren mistik muhyiddin ibni arabi ile aynidir. enteresan...

    "ıbni arabi panteist degil ama" denilmeden not duseyim. zaten spinoza da panteist degil. *
  • irademle değil her nasıl olduysa, yaşamımda deneyimlediğim ağır travmatik durumların ve mutsuzlukların beni ulaştırdığı filozof. yani nükteyle ifade edersem; kendisine ulaşmam da spinozacı anlamda her türlü "kendi kararım" gibi, "özgür irade" ile aldığım bir karar değildi.

    zamanını ve makanını aşmış derinlikte yazmak her filozofun harcı değil. bendeniz her şeyi bir tarafa bırakıp haftalarımı kendisine ayırmaya hazırım.

    haddimi aşıp daha iddialı bir kelam edeceğim: spinoza okumamış insan, öyle böyle değil, epeyce eksiktir. yolu buraya düşen arkadaşlar: mutlaka okuyun

    okumak isteyenlere uyarı: spinoza'yı öyle bir nefeste okumak mümkün değil, kabul. anlamak hiç kolay değil, çok yorar evet fakat yılmayın. ısrarla anlamaya çalışırsanız ve bir defa mantığını, felsefesinin özünü kavrarsanız, su gibi akar, yepyeni dünyalara yelken açar, hatta onu tanımadan önceki hâlinize hayıflanır duruma gelirsiniz.
  • rasyonalizmin kurucularından olduğu iddia edilen baruch spinoza, portekiz göçmeni yahudi bir aileden gelmektedir. iber dillerinde espinoza diye bilinişi bu nedendendir. bir mercek ustasıdır, sapkın olduğu ileri sürülen görüşleri nedeniyle yahudi cemaatinden atılmıştır. bazı kaynaklarda gottfried wilhelm leibniz’in spinoza’nın çalıştığı dükkâna sık sık uğradığı lakin spinoza’nın felsefi çalışmalarından hiç haberi olmadığı yazar. başka kaynaklara göre spinoza’ya heidelberg okulundan öğretim üyeliği için teklifler götürüldüğü ancak spinoza, düşüncelerinin okulun baskıları altında engelleneceğini düşündüğünden bu teklifi reddettiğini yazar.
    spinoza’ya göre ruh ölümlüdür. ulus baker’in eşsiz çalışmalarıyla da türkçeye kazandırılan büyük eseri ethika, matematik ve geometri temelli aksiyom ve vargılarla bezenmiştir. eserinde ifade ettiği -ekseriyetle descartes’le kıyaslanan- düşünceleri, parmenidesçi panteizm ile yakın bulunur. felsefesine bireyle başlayıp tanrıya ulaşan descartes’in aksine spinoza, tanrı ile başlar bireye ve nesnelere tanrı düşüncesi ile varır. ona göre evrende bulunan eşya, tanrı’nın eseri ve görünüşüdür. natura naturans yani tabiatlaştıran tabiat tanrının kendisi, natura naturata türkçe ifade ile tabiatlaşmış tabiat evrendeki diğer her şeydir. hülasa, töz bir tanedir ve yalnızca tanrı’dır. ruh-beden düalizmi gerçeği yansıtmaz zira tek ve salt olan tanrı’dır. tanrı gerekli (necessary) varlıktır ve hiçbir şeye bağımlı (contingent) değildir.
    teleoloji düzlemini manasız kılan bu tanrı anlayışı, her şeye sebep olan bir tanrı’yı barındırır ancak bu her şeyi belirleyen tanrı, şeyler için vuku bulduğu vakitten evvel hiçbir yol çizmemiştir. eylemin vuku bulduğu andadır tanrı’nın yaptırımı.
  • güzel bir sözü vardır:”savaşa tek bir taraf karar verebilir;ancak barış hali için en az iki tarafa ihtiyaç vardır.”
  • ethica adlı eser tanrı adına yazılsaydı şimdi o bir peygamber, kamutanrıcılıksa hala hüküm süren bir inanç olurdu ki ethica da insanlığı gerçekten aydınlatan yekpare kutsal kitap sıfatı taşıyabilirdi.
  • ”doğada herhangi bir şey bize gülünç, saçma ya da kötü gelirse, bunun nedeni nesneler üstünde yalnızca sınırlı bilgi sahibi olmamızdır, doğanın bir bütün olarak düzeni ve tutarlılığını bilmediğimizdendir; her şeyin kendi aklımızın buyruklarına göre ayarlanmasını istediğimizdendir. aslında aklımızın kötü dediği şey, evrensel doğanın düzen ve yasaları bakımından kötü değildir. yalnızca, ayrı olarak düşündüğünüz kendi varlığımızın yasaları bakımından kötüdür. iyi ve kötü sözcükleriyse, tek başlarına ele alındıklarında kesin hiçbir şey anlatmazlar. çünkü tek ve aynı şey, aynı zamanda hem iyi, hem kötü, hem de hiçbiri olabilir. sözgelişi müzik üzüntülü kişiye iyi gelir, yas tutanlara kötü, ölüler içinse anlamsızdır.”

    spinoza