şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: tinselcilik)
  • (bkz: spiritualized)
  • türkçeye geçmiş şekli ile ispirtizma.dar manada ruhlarla iletişime geçmeye çalışmak olarak kullanılır (bkz: ruh çağırma).
    karşılığı :"madde dışında ruhun da var olduğunu söyleyen öğreti".
  • türkçede "ruhçuluk" anlamına gelir.ruhun maddeden ayrı bir enerji oldugunu kabul eden bunu söyleyen tüm ögretilerin genel adi,felsefesi.maddeciligin zittidir.
  • ruhsal bedensiz varliklarla yapilan ruhsal celselerde alinan bilgiler sistemidir...
  • (bkz: ezoterizm)
    (bkz: new age)
  • (bkz: spiritualism)
  • ruhçuluk. biri bir yalan uydurmuş, o yalan dönmüş dolanmış kendi kulağına gelmiş de, anlatan da kendi uyduruğu oldugunu hatırlayamamış, inanmış söylenene ya; işte böyle bir ideolojidir ruhçuluk.

    bilinen en eski inanç olmasına rağmen bu koca süre zarfında ne varlığına ilişkin bir delil ne de inanmaya yöneltebilecek bir gerekçe bulunmuştur ruh için lakin insanlar ısrarla ruh, ruh diyip dururlar. şimdilerde enerji, elektrik gibi kelimeler almış olsalarda da ruh kelimesinin yerini inanışın temeli aynıdır. (bkz: evrende serbest halde dolaşan enerji) (bkz: elektrik alamadım senden) binlerce insan ruh çağırma seanslarını profesyonel gözlemciler önünde bir kez daha tekrarlamaya çağrılmış, çoğu böyle bir şeye yanaşmamış, yanaşanların da foyaları ortaya çıkartılmıştır kolayca; ama tabi siz gene de ruha inanın.

    gökgürültüsünü, sebebini bilmedikleri için tanrıların savaşı zanneden insanlar, kendileri ile dağlar, taşlar arasındaki farkı açıklamak için ruh diye bir şey uydurmuşlar; gökgürültüsü kolaymış, zırvaladıkları anlaşılmış da insan ile taş arasındaki tek farkın tarif oldugu bir türlü anlaşılamayınca ruhun varlığına inanç da bir türlü azalmamış.

    bir ruhçu ile tipik bir diyalog da şöyle gelişir:

    - ruhun olmadığını kanıtlayabilir misin?
    - tabi. bir şeyin olmadığı nasıl kanıtlanır söylerseniz hemen kanıtlarım. mesela kretimiopsi'nin olmadığını kanıtlayarak başlayın.
    - nedir o, hiç duymadım?
    - ben de hiç duymadım. ruh gören, işiten de duyrmadım. bu varolmasına engel değil ama, engel mi.
    - saçmalıyorsun.
    - ama siz koç gibi beni bırakıp beş bin sene önce yaşamışların saçmalıklarını tercih ediyorsunuz.
    - ufff. inanıyoruam ben tamam mı. gitsene sen işine.
    - peki.

    (bkz: ruhun kısa tarihi)
    (bkz: yöntemcilik)
    bonus (bkz: ra gibi konusma rehberi)
  • kararsız insanlık, dünya gidişatının ağırlığı altında "neye inanalım", "kurtuluşu nerede bulalım" diye çırpınırken karşılarında buldukları bin yıllık asya kökenli okültizmin yeni bir görünüşüdür. hakikat altınsa o sahte altındır.