şükela:  tümü | bugün soru sor
  • mavi-yesil alglerden mikroskobik bir yosun türüdür. proteinler, mineraller ve vitaminler acsından zengin; bir çok hastalığın tedavisinde destekleyici olarak kullanılabilen doğal bir besindir.
    http://www.egert.com.tr/
  • kanser tedavisinde etkili kapasiteye sahip oldugu iddia edilmektedir.
    salata üzerine, yemek üzerine veya su, meyva suyu gibi iceceklerle günlük 1 gramdan 10 grama kadar kullanilabilir.
  • %60 - 70 oraninda bitkisel protein icerdiginden, hayvansal proteinlerdeki gibi yaslanma etkisi yoktur. doymamis yag asitlerince zengindir. yogun olarak b12, e ve a vitaminleri barindirir. insanin isine yarar, alinmalidir, iyidir iyi.*
  • basit bir arimetik hesaba ihtiyacımız olduğunu gösteren besin katkısı:

    100 gr levrek etinin yaklaşık 1/4'ü proteindir. bu durumda 250 gr'lık bir levrekten elde edeceğimiz protein miktarı (löp eti hesap edersek.hani hesabı geniş geniş yapalım da tereddüt kalmasın) 40 gramdan az olamaz. bu 40 gram proteini ne miktarda spirulina tableti sağlar:

    ege üniv. üretimi tabletler 500mg kurutulmuş spirülina ihtiva ediyor. bunun % 60'ı protein ise bir tablette 300 mg proteinimiz olur. öyleyse yuvarlak hesapla 1 gram için 3 tablet almamız gerekir. 10 gram için 30 , 40 gram için 120 tablet. şişe'de 85 tablet mi var?

    o zaman 20 milyonluk şişeden 1.5 adet tüketmemiz lazım ki bizim levreğe eşit miktarda amino asit almış olalım. burada bitkisel protein / hayvansal protein farkına hiç girmiyorum. onu da siz araştırın.
    levreğin kilosu kaça usta? 10 milyon mu? temizlesene bana oradan 4 tane irisinden!
    http://www.theness.com/articles.asp?id=28
    http://www.nutritiondata.com/…s-b00001-01c20ib.html
    http://www.nutritiondata.com/…s-b00001-01c214q.html

    edit: ayrıca neden zamanının ötesine geçtiğini anlayamadığım bir entrynin kahramanı bir yosuncuktur kendisi
  • zayıflamakta da kullanılan bir hap. gerçekten tok tutuyor nasıl oluyorsa. ama iğğğğğğrenç kokuyor.
    istanbul'da eczanelere de sipariş edip getirtmek mümkün.
    şişede 100 adet jelatin kapsül mevcut.
  • ege üniversitesi bilim teknoloji merkezi(ebiltem) binasının arkasında bulunan küçük binadan 2 şişe aldım geçen gün bundan. maksatım düzensiz beslenme alışkanlıklarımı bir nebze olsun takviye etmekti. ama bu doğal vitaminin içeriğindeki beta karotenle ilgili daha önce okuduklarım beni kıllandırmıştı. sigara kullanıcıları için beta karotenin kanserojen etki taşıdığını okumuştum bir yerde. çok bilmek iyi diil işte. iç rahatlığıyla vitamini alamadığım için egeert'e sordum işin aslını bir mail göndererek. ertesi gün cevap geldi.

    bu alternatif tıp kapsamında değerlendirilebilecek vitaminlerin yolunu kesmeye çalışıyorlar bence. nasıl yıllarca çayı karaladılar yok kansızlık yapar yok demirin emilimini eksiltir diye, aynı şekilde vitaminleri de karaladılar. çay içmeyelim kola içelim(çayı kötüleyen yazılar kadar çıkmadı kolayı kötüleyen yazılar), vitamin kullanmayalım ki hastalanalım ve büyük ilaç devlerini zengin etmeye devam edelim...

    egeert'ten gelen maildeki yazı şöyle:

    antioksidan vitaminler – sigara ilişkisi

    antioksidan vitaminlerin ve diğer doğal kaynaklı maddelerin çesitli
    hastalıklara
    karşi koruyucu etkinliği yapılan araştırmalarla gittikçe daha net
    anlaşilıyor.
    sigara içen kişilerde bu korunma ihtiyacı daha belirgindir. bu yüzden
    sigara
    içen kişilerin özellikle b vitaminleri ve c vitamini, beta-karoten, e
    vitamini,
    selenyum, l-cysteine, glutathione gibi antioksidan besin maddelerini
    daha fazla
    almaları gerekiyor.

    sigaranın sağlığa olan zararları ve özellikle sigara dumanının çesitli
    hastalıklara yol açan serbest radikallerin en büyük kaynaklarından biri
    olduğu
    bilinen bir gerçektir. bugün özellikle batı dünyasında ölümlerin üçte
    birinin
    sigarayla bağlantılı olduğu biliniyor (1). sigara karşitı kampanyalara
    rağmen
    ülkemizde de sigara içenlerin sayısında çok belirgin bir düşüş
    görülmüyor. bu
    da bizi önemli bir noktaya getiriyor; korunma.

    sigara içenlerde en çok yükselen risk faktörlerinden birisi de akciğer
    kanseri.
    araştırmalar, sigara tiryakiliğinin süresine ve içilen miktara bağlı
    olarak
    akciğer kanserine yakalanma riskinde 5-10 kat yükselme olduğunu
    gösteriyor.
    dolayısıyla akciğer kanserine karşi korunma üzerine çok sayıda çalisma
    yapılmış
    durumda. son dönemde çok okunan günlük gazetelerde ve yayın
    kuruluşlarında
    sigara içenlerin a, b, c ve e vitaminlerinin almaması gerektiğine dair
    yanıltıcı haberler çikti. bu haber, 1996'da finlandiya'da yapılan bir
    beta
    carotene, retinol (vit a) çalismasinin (5) sonucunda yapılan bir
    uyarının
    tekrar gündeme getirilmesiydi ancak haber ne yazık ki bilimsel
    gerçeklerin
    iletilmesinden çok sansasyon yaratılması göz önüne alınarak sunuldu.
    antioksidan vitaminlerin ve diğer doğal kaynaklı maddelerin çesitli
    hastalıklara
    karşi koruyucu etkinliği yapılan araştırmalarla gittikçe daha net
    anlaşilıyor.
    sigara içen kişilerde bu korunma ihtiyacı daha belirgindir. bu yüzden
    sigara
    içen kişilerin özellikle b vitaminleri ve c vitamini, beta-karoten, e
    vitamini,
    selenyum, l-cysteine, glutathione gibi antioksidan besin maddelerini
    daha fazla
    almaları gerekiyor. bunun için de sebze-meyva ağırlıklı bir beslenme
    tavsiye
    ediliyor.

    bu antioksidan vitaminlerin takviye olarak alınmaları konusu ise daha
    da
    ayrıntılı araştırılmıştır. daha önceki çalismalarda besinlerle
    alındığında
    ciddi koruyucu etkileri bulunmuş olan (2) beta-karotene'in sentetik
    formunun
    hap olarak verildiğinde yüksek-risk altındaki kişilerde akciğer
    kanserine
    rastlanma yüzdesini yükseltebileceği bulunmuştur (3,4,5). dolayısıyla
    sentetik
    beta-karoten takviye olarak çok fazla sigara içen kişilere tavsiye
    edilmez.
    sentezlenmiş vitaminleri içeren takviyelerle alınan sentetik beta
    karoten,
    trans beta-karotene denilen tek bir molekülden oluşur. besinlerden
    alınan beta
    karotene ise trans ve 9-cis şeklinde iki molekül içerir.

    hem hayvan deneylerinde, hem de insanlarda yapılan deneylerde, doğal
    beta
    karotendeki antioksidan aktivitenin sentetik formlarında bulunmadığı
    tespit
    edilmiştir. beta karotenin en ideal doğal kaynağı olarak bir deniz
    yosunu olan
    d.salina türleri kabul edilir. çünkü bu kaynaktan elde edilen beta
    karotenin
    tek molekül yerine karotenoid karışımı şeklinde olduğu bilinmektedir.
    araştırmalar antioksidan aktivite açısından karotenoid karışımının daha
    etkili
    olduğunu göstermiştir.
    sigara içen kişilerde özellikle suda çözünen vitaminlerin vücuttan daha
    hızlı
    atıldığı bilinmektedir (1). bu yüzden bu kişilerin b vitaminleri, folik
    asit, c
    vitamini gibi mikro besin maddeleri yönünden eksiklik çekebilecekleri
    belirtilmektedir (6).

    bu antioksidan vitamin ve minerallerin besinlerden alınması önemlidir.
    çesitli
    sağlık örgütleri, kişinin günlük ihtiyacı olan antioksidan vitamin ve
    mineralleri alabilmesi için günde en az 6 ögün sebze-meyva yemesi
    gerektiğini
    belirtmektedirler. ancak burada alınan sebze ve meyvaların hormonsuz,
    organik
    ve mikro besin maddeleri açısından tam olması gerekir. bunun yanında
    sigara
    içen kişilerde bu miktar daha da artmalıdır. özellikle büyük şehirlerde
    yaşayanlar, bu tür bir beslenme tarzını uygulama konusunda şanslı
    değildir. bu
    durumda, doğal kaynaklı vitamin ve mineral takviyelerinden
    yararlanılabilir. bu
    amaçla kullanılabilecek takviye planı aşağıdaki gibi tavsiye edilmiştir
    (1);
    vitamin c 1,000 mg
    vitamin e 400 iu
    çinko 15-30 mg
    selenyum 100-200 mcg
    burada unutulmaması gereken, hiçbir takviye programının sigarayı
    bırakmak kadar
    sağlığa olumlu etkileri olmayacağıdır. ideal olan sigarayı bırakıp
    sebze-meyva
    ağırlıklı bir beslenme alışkanlığına geçmek ve vücudu desteklemek için
    tavsiye
    edilen takviyelerin spirulina gibi doğal formlarını kullanmaktır.

    kaynaklar
    1. haas, elson m.d., staying healthy with nutrition, berkeley ca, 10th
    edition,
    1992-2003.
    2. shekelle rb, lepper m, liu s, et al. dietary vitamin a and risk of
    cancer in
    the western electric study. lancet 1981;2:1185-90
    3. hennekens ch, burning je, manson je, et al. lack of effect of
    long-term
    supplementation with beta carotene on the incidence of malignant
    neoplasms and
    cardiovascular disease. n engl j med 1996; 334: 1145-9.
    4. albanes d, heinone op, taylor pr, et al. alpha-tocopherol and
    beta-carotene
    supplements and lung cancer incidence in the alpha-tocopherol,
    beta-carotene
    cancer prevention study: effects of base-line characteristics and study
    compliance. j natl cancer inst 1996; 88: 1560-70.
    5. omenn gs, goodman ge, thornquist md, et al. effects of a combination
    of beta
    carotene and vitamin a on lung cancer and cardiovascular disease. n
    engl j med
    1996; 334: 1150-5.
    6.cogswell me, weisberg p, spong c, cigarette smoking, alcohol use and
    adverse
    pregnancy outcomes: implications for micronutrient supplementation. j
    nutr.
    2003 may; 133(5 suppl 2):1722s-1731s
  • yapı itibariyle tuzlu suları severler. flamingoların çok sevdiği bir mikroalg türüdür. spirulinanın yapısında filamingolara pembe rengini veren bir karotoneid pigmenti bulunur.
  • spirulina mavi-yeşil alglerden (siyanobakteri) mikroskobik bir yosun türüdür. bu tür her ne kadar 21. yüzyılın süper gıdası olarak tanıtılsa da yüzyıllar önce insanoğlu tarafından keşfedilmiş bir besindir. spirulina’nın aztekler tarafından bir besin maddesi olarak tüketildiğine dair en eski kaynak 1524 yılına dayanmaktadır. aztekler topladıkları spirulina’yı özel bir ekmeğin yapımında kullanmışlardır. spirulina’nın ticari kültürlerinin yapılması ve bu alandaki bilimsel anlamdaki çalışmalar ise ürünün 1962 yılında fransız petrol araştırma enstitüsü tarafından keşfedilerek, laboratuar koşullarında üretilmesiyle başlamıştır.

    hızla artan dünya nüfusu ve buna paralel olarak artan protein gereksinimi, ayrıca tarım ve orman alanlarının hızla azalarak yerini betonlaşmaya bırakması, dünyanı pek çok yerinde açlık sorununu da beraberinde getirmiştir. spirulina, başta yüksek protein olmak üzere, yağ asitleri, vitaminler ve pigment maddeleri bakımından da zengin bir içeriğe sahip olması nedeniyle pek çok alanda araştırmacıların ilgi odağı haline gelmiştir. sahip olduğu yüksek besin içeriği nedeniyle, uzay araştırmalarında bulunan astronotlar için spirulina’dan besin tableti yapılması gündeme gelmiştir. bu amaçla gerçekleştirilen ilk çalışmalara nasa öncülük etmiştir. açlıkla mücadele için kurulan acma adındaki dernek, çalışmalarına 1971’de başlamış ve bu amaç kapsamında hindistan, senegal, togo, peru ve vietnam gibi ülkelerde spirulina üretimini destekleyici projelere öncülük etmiştir.
  • ayrıca filamingo kuşlarının tüylerindeki pembe tonların sebebidir.
    düşük yağ, kolesterolsüz, bütün temel amino asitleri içeren bir protein kaynağıdır. diyavet hastalığına iyi geldiği, anemi tedavisinde kullanılabileceği ve antioksidan olduğu bilinmektedir...