şükela:  tümü | bugün
  • takdir gören davranıştır. fakat sporu bitirmek hiç takdir görmez. oysa ki formu koruyacağız diye hayatımız boyunca spor yapmak zorunluluğunun çok saçma olduğunu idrak etmiş bir toplumuz. varın bize spora aşina olmayan nesil diyin. saçma kardeşim spor.

    ayrıca; dün yaptığım şey. valla.
  • bir hırsla spor yapmalıyım sağlıklı olmalıyım ya da zayıflayacağım artık diye başlanan spor salonuna istikrarlı bir şekilde devam etmemekle sonuçlanır. insanoğlu genelde iradesiz bir yaratıktır. önce hırs yapar bir şeyi koyar kafasına, sonra en ufak bir duygu değişiminde unutur kararlarını. bugün başlar spora 3 gün sonra üşenir gitmez, en iyi ihtimalle istediği kiloya kavuşur gitmez. giden paralar olur. 3 gün sonra bırakacak adamlar başlamayın spora, sigarayı falan bırakın siz.
  • bir senelik üyelikle başlanan serüvende ohoo daha çok var haftaya başlarım denmesi ve ancak son bir ay kala düzenli gidilmesi.sanırım aylık olarak üye olsak daha çok rağbet eder bizim gibi tembel bünyeler
  • eger baslarda guclu bir iradeyle baslanirsa hic bir zaman spor yapmayi birakmamaya sebep verecek aktivite. bakin gidin 1 ay siklikla, az bile olsa degisimleri gorunce birakabiliyor musunuz.
  • ecnebi kulturlerde olmayan eylemdir; zira onlarda spor cocukluktan itibaren insanlara bir yasam bicimi olarak asilanmakta, insanlar hayatinin rutin gidisatini sporla surdurmektedirler. ornegin, ofise bisikletle gitmek gibi...

    ancak bizim ulkemizde boyle bir durum sozkonusu olmadigi icin, hayatin bir doneminde sporu yasamin icini katmak bir "baslangic"tir, degisimdir, ve genelde koklu degisiklikler (aliskanliklar icin) zordur, sancilidir, acilidir.
  • aslında spor merkezine yüklü miktarda bağış yapmak demektir.ara sıra bağış doğru yerlere ulaşyor mu diye uğranır, hatta bizzat yapılan yatırımlar test edilir. sonrasında gönül rahatlığıyla eve gidilir, huzurlu bir şekilde nutella, limonata terapisine devam edilir.
  • bahsi geçen spor dalı yüzme ise, ve ciddi olarak yapılmak isteniyorsa küçük yaşlarda başlanması gereken bir spordur.

    haftanın her günü sabah akşam demeden çocuğunu havuza getirip götürebilecek, yediğine içtiğine ilacına ve daha birçok şeye devamlı olarak dikkat edebilecek bi aile de yüzme sporuna başlayıp da başarılı olabilmenin en önemli koşuludur.

    lakin yıllar geçtikçe, ülkemizin spora ve sporcuya verdiği önemden dolayı, genç yaşta spora başlayıp, yaşıtları aynı yılları obeziyete doğru adım adım yaklaşarak geçirirken kendileri üçgen vücutluluğun zirvesinde seyretmekte olan bu bireyler yavaş yavaş spordan soğumaya başlarlar.

    üç tarafı denizlerle çevrili de olsa, yüzücülerin bir ülkede denizde değilde havuzda antrenman yaptığını anlayamayan kendini bilmezlerin, her büyük şampiyonadan sonra ülkenin en değerli yüzücülerine verdikleri değeri görmeleri de oldukça etkilidir bu kararlarında.

    profesyonel yaşamlarına noktayı koyduktan sonra, üniversitelerinde ya da kendilerine uygun bir muhitte bulunan her hangi bir fitness center*sayesinde yeniden spora başlayabileceklerini sanırlar. göbekleri eriyecek ve eski üçgen vücutları geri gelecektir, buna inanırlar. ne de olsa umut gönüllerin ekmeğidir, umulur ha umulur.

    lakin onca yılın ardından başlanılan bu sözde spor da, hayatın kargaşası içinde çoğu zaman anlık bir heyecanın uyanışından öteye gidemeyecektir. bu heyecan kimi zaman bir aya, kimi zaman belki de bir yıla kadar uzayabilir tabi. ama unutulmamalıdır ki başlangıcı olan her şeyin, elbet bir sonu vardır. spora başlamanın da sonu yakındır, bir gün gelip karşınıza dikilecektir.
  • kedilerdeki mart ayının mantar takvimindeki karşılığı.
  • a: abdominal crunch
    d: dumble curve
    l: leg extension
    p: pilates

    spora başlamak pilates'le biter!!
  • içimdeki büyük istektir.
    ama bir türlü kısmet olmadı. off tamam ya artık başlayacağım, hayır başlamayacağım kabul ediyorum.