şükela:  tümü | bugün
  • babes in toyland'in fontanelle albümündeki güzel sözlü güzel vokalli güzel müzikli güzel ve içten parça.

    i live inside all invited inside
    eyes flutter feathers my hairs fair like weather
    i've blown my recovery
    living is nice when you're spun like a kite

    sugar and tea and cream
    looks like the sea is green with rivalry

    now that i know just what you're all about i want out!
    i live inside all invited inside

    sugar and tea and cream
    looks like the sea is green with reverie

    life is real when you're dreaming
    life's a dream when you're reeling

    now i want out
  • billy corgan'ın müziklerini yaptığı, 2. if bagimsiz film festivalinde gösterilecek olan harika film. filmin basindan sonuna kadar çalınan billy corgan usulü iron maiden coverı the number of the beast bile filmi görmek için bir neden. ayrıca metal düşmanı alternatifçilere, alternatif düşmanı metalcilere de bi ders niteliğinde kehkehkeh.
  • !f bağımsız film festivali kapsamında izleyeceğimiz, ve izlemek isteyeceğimiz, gayet "teenage örgülü, uyuşturucu temalı" eleştirileri alası ama bunun onun çekiciliğine bir o kadar daha cekicilik kattığında inanılası film.nitekim bir methamphetamine aşcısı olarak mickey rourke ne kadar başarılı oldu sorunsalı kaçınılmaz.
  • yönetmen kişisi ise jonas akerlunddur.kendisini smack my bitch up klibinde hatırlayabiliriz
  • jonas akerlund'ın ilk uzun metrajlı filmi.
  • methamphetamine etkisinde ve pesinde sur git spiral kovalamaca. requiem for a dreamvari shot sceneleri arasinda uyusturucu sevgi ask sex dolambaclarinda visual* bir tribal enfeksiyon vakasi. bir hos yani da tifil aktorlerin etrafina co-starring tadinda konuslanmis onca celebrity de filmin baska izlenesi mevzuu. mesela lesbiyen komsu rolunda blondie'nin debbie harrysi iyice karizma yapmis bi de bi veleti patakladi ki yakisti valla her daim tehlike arz eden surat ifadesine. emektar peter stormare hirpani undercover polis olarak sokun etti. tabii amerikan guzeli mena suvari belki de ilk kez guzel birini oynamiyodu. gunun surprizi ise ucuz aksiyon filmlerinin has oyuncusu eric robertsin zeki murenvari perukla nono$ rolunde karsimiza cikmasiydi. yillar once cevirdigi aids ile ilgili filmden* beri ilk kez yumusak bir rol ustleniyodu sanirim. tabii onu en sona biraktim the cook mickey rourke trib sirasindaki halisunasyonda dokturdugu am hakkinda vaaz veren sahnesi bizi de yarmiş olup sinema salonunda alkis tutulmustur*. seyirciden olumlu tepkiyi aninda alan kimyevi interaktiviteye sahip bir film neticede, yapanin elleri dert gormesin. gene bekleriz.
  • ayrıca dont say a word ve 8 mile'dan göz aşinalığımızın olduğu brittany murphy de filmde nikki rolündedir.
  • filmin original soundtrackini hazirlayan billy corganin da doktor rolunde andy warhol sekilli saclariyla ufak bir sahnede yer almasi da filmde gıozumuze carpan baska bir hosluktur.
  • ba$arılı efektlerle güzelligine güzellik katılmı$ bir film. fantastikti
  • casting*i tebrik edilesi, tum oyuncularin karakterlerine cuk oturmu$ olduklarini dusundugum eglenceli seyirlik.