şükela:  tümü | bugün
  • arkadaşlıkları, arkadaşlıklarda genelde olmayan öpüşme, koklaşma, sevişme gibi eylemleri de içeren iki arkadaşın birbirine verdiği haklar.

    "well, what i didn’t say was that this gentleman is a
    friend who has squatter’s rights. but that’s no surprise to
    you, is it?"

    squatter: başkasına ait mülkü işgal eden kişi

    right: hak

    demek ki bu durumda yaklaşık bir türkçe karşılık samimiyet hakkı, sevgili hakkı, iffet hakkı gibi bir şey oluyor.

    ispanyolcası: derecho a roce

    "bueno, lo que no te he dicho es que este señor es un amigo mío con derecho a roce. pero eso no te sorprende, ?verdad?"

    (bkz: çalışmalarımız devam ediyor)
  • bir toprak parçası üzerinde aralıksız olarak en az 12 yıl oturan bir kimsenin (squatter/işgalci) zamanaşımı yoluyla oturduğu/işgal ettiği mülkiyetin/toprağın mülkiyet hakkını kazanması. fiili zilyetlik hakkı.