şükela:  tümü | bugün
  • finding nemo filminin yaklaşık kırkdördüncü dakikalarında bir yerde arz-ı endam eden minicik celifişimiz. efem dory hanımefendi, marlin beyefendi tarafından yarığın üstünden geçmek üzere kandırılır. o sıra minik bir su kuşu görür. "hey, little guy. l shall call him squishy, and he shall be mine. and he shall be my squishy. come here, squishy." der. bununla da yetinmez, "come here, little squishy." diye ekler. daha da yetinemez "dididi dodoodo" demeye başlar. akabinde su kuşuna tokanır. "ow" der. o sıra marlin bey "that's a jellyfish!" dese de bir şey ifade etmez doriye, zira gendisi bir nusibet ile olayı test eylemiştir. "bad squishy!" diye çift ünler. sukuşi artık ne dorinindir, ne sukuşidir. netekim sukuşili sahnenin finalinde marlin bey "shoo, shoo! get away!" diyip kovar sukuşiyi.

    biz türkçe'de buna "vıcıkcık" diyebiliriz. (eşsiz bir tekrir örneği değil mi) squish kökünden esinlenerek.
  • http://www.technolife.net/…olumeone/009 squishy.mp3 adresinden dory'li tarafları tempolandırılmış vaziyette temin edilip dinlenebilecek finding nemo süperrötesi kalakteri. (volümün vesi ile vanın osu büyük olasılıkla büyük olası)
  • yakin zamanda stres carki etkisi yaratacagini dusundugum anlamsiz oyuncak.henuz piyasasi yokken ticaret icin iyi bir firsat olabilir.
  • ilkokul çağındaki çocukların yeni hastalığıdır. bir tanesi (ilkokul 3) bana anlattı da anlattı övdü de övdü skuğşi şöyle skuğşi böyle sıkınca geri büyüyo dondurma şeklinde olanı var bilmemne. benim de aklımda hiçbir şey canlanmadı allah allah demek öyle filan diye dinliyorum çocuğu. sonra aldırmış babasına getirdi bana göstermeye ben de gayri ihtiyari bu muymuş bu ne be sünger bu gibi bir tepki vermiş bulundum. bozuldu çocuk

    tanım: bildiğiniz boyanmış sünger.
  • tutacak gibi duruyor biz rez alalım da değerlenir belki.
  • (bkz: squishy bearz)
  • bazı insanların fena şekilde huylandığı, bir çeşit sıkınca eski hale gelmesi nispeten daha uzun süren bilimum süngerimsi, plastikimsi oyuncak.

    kırtasiyelerdekini bilemem de oyuncakçılarda anormal para (bence). eh mecbur aldık. aldık ama param kıymetli benim mnkym. evde de bilimum incik boncuk, sim, oje, gıda boyası falan olduğundan. (bkz: kız babası olmak) tuttum bir güzel renkli slime'lar yaptım. rengarenk. slime'ları yaparken "boraks"ı biraz fazla koydum ki daha kıvamlı olsun. içlerine de simleri boca ettim yaparken. sonra tuttum bunu balona doldurdum. doldururken de içine birkaç incik boncuk attım.

    anam deli oldu bunlar sevinçten. sarı balonun içinde simli kırmızı slime. "bir çocuk daha ne istesin ki dayı?". tabi bununla biter mi? sen çoluk çocukla ilgili mahallede her ota boka maydonoz olursan sıraya dizilirler. ulan bi park dolusu çocuğa squishy yaptım resmen. üç tencere slime yaptım aga (40'ında adamım lan ben).

    herkes mutlu mesut. benimse apış arama kadar sim. pırıl pırılım (mecazi değil. ışıldıyorum bildiğin)

    bilmeyenler için (bkz: slime)