şükela:  tümü | bugün
  • nice hava alanına 20 km kadar uzaklikta, vence kentinin 4 km kadar guneyinde akdenize tepeden bakan bir tepenin zirvesindeki 1400 lerden kalma bir kale nin içine konuşlanmış minicik bir ortaçağ köyü iken 1900 lerin başından itibaren sanatçıların akınına uğramış. miro, picasso, braque, jean dubuffet ve chagall yazları yaratmak için buraya gelmişler. şimdilerde ise yılda 2.5 milyon turistin ziyaret ettiği bir yer. daracik ve dik sokakları, yaklaşık 70 adet resim galerisi ve atolye, ve provence mamulleri satan dükkanlarla dolu. her yerinden sanat fışkırıyor.
  • la colombe d or da hemen kent duvarlarinin onunde yer almaktadir.
  • simsicak bir atmosferi olan, insanin sokaklarinda gezmekten bikmadigi bir koy.
  • daracık sokakları, eşsiz manzarasıyla insana masal diyarında geziniyor hissi veren şirin fransız köyü. köyün dört bir yanına yayılan çok sayıdaki sanat galerileri atmosferin etkileyiciliğini artırıyor. meydanı ve etrafındaki sokakları gezdikten sonra köyü çevreleyen terasa çıkmayı ihmal etmeyin, nice'e doğru uzanan yeşilliğin seyrine doyum olmuyor. burdan çıkınca vence yolunu takip edilerek grasse'a geçilebilir. yol boyunca eşsiz güzelliklerle karşılaşacağınıza emin olabilirsiniz. yol üzerinde pont de loup'deki çikolata ve şekerleme fabrikası florian'ı ziyaret etmenizi öneririm. fiyatlar yüksek ama çikolatalı meyve şekerlemelerini tatma imkanı bulabilirsiniz.
  • lavanta ve yesiller icinde, insani masal diyarinda hissettiren mukemmel koy. daha once birkac kere gezme firsati bulmustum, bu sefer de milli mactan sonra gidip gormeden yapamadik. malum arda turan, fatih terim, ulke gundemi falan derken boguldugumuz hic birseyden keyif almadigimiz gunlerde oyle antidepresan aktivitelere ihtiyacimiz vardi.

    koyun guzelligi, huzuru bir yana size bahsetmek istedigim ufak bir yer var. (bkz: galerie bohéme) koyun ortasindaki la grande fontaine yakinlarinda, turk tabiriyle bakkala sorup dahi bulabileceginiz bir yerde. dunya tatlisi bir sanat galerisi. modernlik ve dogallik harmanlanmis, arkasinda avlusu olan (burada da sanat eserleri sergileniyor), cok orjinal parcalar bulabilceginiz, fakat takdir edersinizki biraz pahali eserler satan bir yer. pahali olmasi aslinda cok ozel bir durum degil, oradaki heryer oyle. herneyse, burayi guzel yapan veya digerlerinden farkli kilan nedir derseniz.

    sahibi turk. rayiha hanim ve esi christophe, pariste tanisip evlenmisler ve esinin ailesinin yanina tasinmislar. senelerdir bu guzel koydeki galeriyle ilgileniyorlar. cok tatli tonton bir cift, sadece yarim saat gecirmemize ragmen ellerinden geldigi kadar yardimci olmaya calisan ve misafirperver insanlar (buradan ellerinden operim, selam olsun). eger gun gelir de yolunuz duserse bu guzel insanlarin yanina da ugramadan etmeyin derim. ve mutlaka eserlere bir goz atin, ben ki cok sanatsal gecinmem ama tum yol tasima zorluguna ragmen cok guzel bir heykel aldim.

    kucuk bir not daha dusmek gerekirse; yasadiklari huzurlu, medeni ve gozlerinden mutluluk akan hayati dusunuyorum da, su gariban ulkemde de oyle hayatlari hakeden ne cok insan var. umarim oyle bir hayat birgun herkese nasip olur.
  • gittigim en tatli yerlerden bir tanesi, orada sarap pizzayla batirdigimiz gunesi, daracik sokaklari, harika galerileri, bayildigim kurabiyeleri atistira atistira dolasmamizi unutmam mumkun degil.
    umarim yolum bir daha duser.
  • nice merkezdeki meridien otelin önünde albert 1er diye bir otobüs durağı var oradan 400 numerolu otobüsle tıngır mıngır yaklaşık 40-45 dk civarı ulaşabileceğiniz minik köy. bilet fiyatı 1.5 euro. lakin şehir içinden aldığınız metropol biletleri kabul olmuyor sağlama almak için otobüsten alın. sanat galerileri, butikler filan var tabi çok pahalı. heryerde çeşme var susuz kalmazsınız lakin yiyeceğinizi alın yanınıza. yani öğrenci tarifesinden konuşuyorum tabi şuan. yoksa çok da bi özgün olmayan sadece servisle göz boyayan minnacık yerlere eurolar bağışlamak istiyosanız check in filan yapasınız varsa buyrun orda yiyin efenim. aklımda kalanlar taş evleri, sessizlik, o tanıdık akdeniz kokusu...
  • provence-alpes-côte d'azur bölgesinin vence şehrindedir. halk arasında eski şehir olarak da geçiyor. benim gezdiğim vakitler noel'in ertesine bir de pazar gününün grili bir öğlenine denk geldiği için pek de kimse yoktu. bu yüzden daha da bir lezzetliydi. köyün her tarafının fotoğrafını çekmek istedim. elbette gri hava nedeniyle istediğim verimliliği elde edemedim. insanın saatlerce yürüyüp huzura eresi geliyor. bir de müzesi var. müzesi de mutlaka gezilmelik.
  • son zamanlarda gördüğüm en güzel yer diyebilirim. bir cote d'azur köyü. köy lafın gelişi tabi. dar sokaklar, genel ambiyans tanıdık olabilir. lakin o sanat galerileri nedir arkadaş. mutlaka görülmeli, yol o tarafa düşürülmeli.