şükela:  tümü | bugün
  • aşağı yukarı on senedir gözlemlediğim durum. özellikle telefonla internete ulaşımın çok kolay olması sebebiyle yeni nesilde daha bir bariz görünüyor. sen bir şey anlatayım, çocuğa bu yaşta gerek işle gerekse de gelecek ile ilgili bilgiler vereyim diyosun, iki dakika sonra bir bakıyosun oturmuş elde telefon instagram, facebook, şeker patlatma takılıyor kendi halinde. senin öğrenciye katkı olsun diye ortaya koyduğun çabanın, heyecanın kırkta biri o çocuklarda yok. yaptıkları staj işini angarya olarak görüyorlar. daha geleli bir hafta olmamış, bana toplamda üç devamsızlık hakkı olduğunu ve yarın onu kullanacağını söylüyor. güya izin istiyor da, zaten izni kafasında kesmiş.ötekine bakıyosun üç ay sonra evlenecek abisinin çeyizini düzme telaşında.

    bakıyorsun bir tane soru sormuyorlar. bu nedir, nasıl oluyor, ne bitiyor diye zerre kadar merak etmiyorlar. dil zaten bilmiyorlar, öğrenmek için de zerre kadar çabaları yok. kendilerini geliştirme kaygıları, geleceğe dair vizyonları yok. adamlar bildiğin memur değil, müdür kafasındalar. atılayım şu işi ben de yapayım, ucundan ben de tutayım yok. başımızdaki kişi birşey söylemeden şunu da biz halledelim, aradan çıkaralım mantalitesi yok. otur oğlum, kalk oğlum. bakış açıları bu kadar, sen söylemeden birşey yapmak yok. ne kadar geç gelir, ne kadar erken giderim onun kafasındalar. ben bir fabrikada staj yaparken her yere girme çıkma, birşeyler yapma hevesindeydim. ilk zamanlar bana siktir çektikleri, sokmadıkları yerlere girer oldum. yapabileceğim halde vermedikleri işleri yapar oldum. birlikte staj yaptığım bir kız daha vardı, o ise kendi havasındaydı. stajın bitmesine yakın biz işletmedeyken fabrika müdürü geldi. işletme müdürü, o kız ve ben birlikteyken fabrika müdürü orda beni onore edici bir kaç şey söyledi. okul bitince gelirsin artık diye de bitirdi. belki doğru söyledi, belki söylemedi ama demekki birşeyler yapma çabasına girmişim ki pozitif bir geri bildirim aldım.

    diyeceğim odur ki, staj yaptığınız da karşı tarafa birşeyleri yapma arzusunda olduğunuzu, meraklı, sorumlu, sorgulayıcı olduğunuzu gösterin ve işe, hayata bakış açınız da böyle olsun. siz en basit staj hatınızda bile tırt bir insan profili ortaya koyduysanız, yedisinde insan ne ise yetmişinde de odur misali, sizden bi cacık olmaz. ondan sonra yok piç insan kaynaklarcı, yok kariyer net ile iş bulan var mı, yok millet köle arıyor diye ağlarsınız. etraf tırt dolu zaten, adam naapsın seni.

    vay ben şöyle iyiyim, böyle iyiyim diyen arkadaşlar üzerine alınmasın, iyiyseniz zaten sıkıntı yok, görürsünüz. sizler istisnasınız, kaideyi bozmuyorsunuz.

    edit: ben bakış açısı diyorum, stajyer arkadaşların kimisi para diyor. siz bu kafayla devam edin.
  • elbette toy olacaklar, elbette hata yapacaklar...

    sizin, bizlerin görevi kocakarı gibi çemkirmek, yada harika bir stajyer bulup küçücük çocuğun emeğini sonuna kadar sömürerek üç kuruş paraya çalıştırmak değil doğruyu göstermek.

    o stajyerler zaten eşşşeeek yükü ile zengin olan firmanızı daha da zengin hale getirmek için orada değil, bir şeyler öğrenmek için oradalar.
  • +1 imle katıldığım başlık. genelleme yapmayalım da var böyleleri
    bir hafta önce ajansımıza yaz stajı için stajyer aldık ön görüşmede binbir heyecanla stajı kapmaya çalışan arkadaş 3 gün sonra hiçkimseye haber vermeden gelmedi aradık "hocam ben yapamayacağı yeeea" diyor neymiş sevmemişmiş beklediklerini bulamamışmış ulan bari ara da gelmeyeceğim bırakıyorum falan de nezaketen. aferin bi bok olmaz senden bari hevesli olup birşeyler öğrenmek isteyen başkalarının yerini doldurup önlerini tıkama.
  • işi öğrenmeye hevesli olanların çeşitli bahanelerle elenmesi sonucunda karşılaşılan bir durumdur.
  • (bkz: torpil)
  • çalışılan şirketin kalitesiyle doğru orantılı olarak değişen durumdur. şirket kaliteli değilse, stajyer orada mezun olduktan sonra çalışmak için can atmıyorsa tabii ki doğru olan durumdur.

    ama aksi durumda, canavar gibi stajyerler var. benim şirkette benden çok çalışan stajyerler var lan. valla utandırırlar insanı. yeni nesil tırt, kafası çalışmıyor, ellerinde hep telefon falan filan lafları yalan arkadaşlar.

    kendinden sonraki her nesile atıp tutan bir önceki nesil gibi bir şey bu da. ben 90'lar çocuğuyum, benden öncekiler "abi 80 den sonra herşey bitti, apolitik, yarak gibi nesil yetişiyor" dedi, yalan oldular, şimdi biz diyoruz ki "abi ellerinde telefon, instagram, snapchat, boş kafalar, boş" yok öyle bir şey arkadaşlar. bir jenerasyonda iq seviyesinin en az 20 puan geriye gitmesi gibi bir dünya yok. araştırmalara göre tam tersi ileri gidiyor.

    çoğunun kafası çalışıyor yani merak etmeyin. stajyerler, yılmayın, sizi seviyoruz. çalışmaya devam, para yok.
  • bazılarının okuduğu okulları nasıl kazandığını merak ettiren durumdur.

    bu yazki stajyerlerimizden birinin staj defterini gördüm. kendisi ülkenin en iyi teknik üniversitelerinden birinde okuyor ama staj defterinde herhangi bir imla kuralına uyulduğuna rastlayamadım, büyük harf kullanımı gibi basit bir kurala dahi! üstelik kendisini linkedin'de, departmanda çalışan "specialist" olarak yazmış, buna da inanamadım.
  • haklı önerme.. ama ciddi anlamda yanıma gelen odtülü ve hacettepeli stajyerler diğerlerinden çok daha iyi ve hemen farkedilebiliyor.. genelde onlarda görüyorum öğrenme isteğini. (çoğunluğu torpille stajyer olmuş) diğer ünilerden gelen stajyerlerden çoğu staj yapmak için staj, defteri doldurmak için ve not almak için yapıyor.
  • yıllardır stajyere değer verilmeyen, stayjyerin bir çırak gibi çalıştırıldığı ülkemizde birden bire ortaya çıkan ama suçlusu yine stajyerler olan mesele.

    çok değil bundan üç-beş sene öncesi ben de staj yaptım, dolapların tozunu aldırıyorlardı, 20-30 kiloluk kauçuk malzemeleri taşıttırıyorlardı, makinelerin hava filtrelerinin tozunu temizletiyorlardı. çevremde 7-8 tane usta, mühendis olmasına rağmen bir tanesi kılını kıpırdatıp şu çocuğa bir kelime bir şey öğretelim demedi.

    şimdi gidip sorsak o kişilere, belki de "stajyerler artık hiç çalışmıyor, öğrenmiyor, sorgulamıyor yea" derler.

    kaç tane adam akıllı firmanın adam akıllı bir stajyer politikası var? adam ben şu okuldan mezun olanı isterim, şu ortalamaya sahip öğrenciyi isterim diyor çekiliyor kenara. var mı bir programın? yok. yok, çünkü oralarda staj yapanları da gördük.

    şimdi kahvaltı yapıcam, geldiğimde editleyebilirim. editlemeyebilirim de. bu işler nasip kısmet.

    editliyorum: yani şunu diyorum, daha düne kadar stajyere yük gözüyle bakılırdı, onca işin gücün arasında uğraşmaya değmeyecek kişiler olarak görülürdü. şimdi stajyerlerin isteksiz olduğundan bahsediliyor.

    pek az istisnalar dışında, ülkede zaten stajyerin "çalıştırılması gereken değil, iş öğretilmesi gereken gençler" olarak görülmediği hepimiz görmüşüzdür. e stajyerler de bunun farkında. nasıl olsa beni kimsenin tınladığı yok diyip çekiliyor köşesine.

    stajyerin hiç suçu yok demiyorum. ama sistemin de suçu var. bir alışkanlık oturtmuşuz, millet olarak, sanki babası yaz tatilinde "al, bunun eti senin kemiği benim" demiş de göndermiş gibi stajyere bedava işçilik yaptırıyoruz. ilk stajımda ustalar o kadar iyiydi ki hepimize bir şeyler öğretmek için çabalıyorlardı, biz de öğreniyorduk. ikinci stajımda sabah fabrikaya gelip günaydın dediğim adamlar yüzüme bakmıyordu ama kauçukları taşımamı istediklerinde yüzüme gülüyorlardı. millet olarak bedavacıyız, her bedavadan istifade etmeyi kendimize bir borç olarak görüyoruz.

    stajyerler tırt değildir.
    tırt olan bu millettir ve bedelini de kısa-uzun, her vadede ödeyecektir, ödemektedir.
    sizin fabrikanıza gelenler çalışmıyor diye hepsi öyledir diyemeyiz. her sene milyonla öğrenci staj yapıyor bu ülkede. tırt olan anlayışımızdır. tırt olan öğrencinin 20-30 günlük stajda iş öğrenebileceği sanısıdır.

    (mikrofonu bulmuşken konuşuyum; üniversite stajlarının hepsi en az bir dönem olmalıdır. firmaların stajyeri bir eleman gibi seçmesi ve öyle konumlandırması gerekir. stajyere sigorta zaten zorunludur, staj boyunca da stajyere makul bir miktar maaş bağlanmalıdır. staj boyunca o stajyerle ilgili performans değerlendirilmesi yapılırken de biraz gaddar olunabilmelidir. örneğin bir makine mühendisliği öğrencisi bir firmada staj yapmalı aynı zamanda da solidworks'te çizim yapmalıdır. yaptığı işin karşılığı olarak para almalı, hem öğrenci stajını tamamlamış olmalı hem firma düşük maaşla tecrübesiz bir elemanı basit bir işte çalıştırmalı hem de öğrenci tecrübe kazanmış olmalıdır.)

    yani ülkemizde staj kavramı henüz tam oturmamış, anlaşılmamış olduğundan ve müdür, mühendis tanıdıkların ayarlamaları sonucu staj yapıldığından kimse kimseye suç atmasın. işverenler dün neydi ki bugün stajyerler ne olsun?
  • katılmadığım önerme.

    bu yaz staj için gönüllü bir üniversite öğrencisi geldi bizim birime 1 aylığına. gerçekten iş öğrenme ve çalışma isteğini takdir ediyorum. verilen her işe itiraz etmeden koşturdu. bana da, "siz bu pozisyona nasıl geldiniz, hangi aşamalardan geçtiniz, mezuniyet notu mu, tecrübe mi daha önemlidir?" gibi mantıklı sorular sordu. kendisine hangi yolları izleyebileceği konusunda tavsiyeler verdim.

    gönüllü stajyer bulabilirseniz kaçırmayın derim. hem birimin işlerine biraz destek olur, hem de gerçekten çalışmak isteyen birisine yardımcı olmuş olursunuz.