şükela:  tümü | bugün
  • ismet inönü'ye ait bir vecize.

    ses kaydı
  • 2. dünya savaşı sonrası nazilere altın karşılığı azot ve diğer hammadde satıldığı gerekçesiyle stalin in türkiye ye verdiği bir ültimatom var, sscb nin kayıpları ve türkiye nin nazilerle işbirliğini anlatıp boğazların kontrollünü talep ediyor.

    öyle gizli saklı falan değil,istiyen olursa pdf kaynak da yollarım.
  • amerikan belgelerinde geçmekte.

    soru, madem ki stalin türkiye'yi işgal edecekti, neden bunu kurtuluş savaşı öncesinde veya sırasında yapmadılar?

    madem ki amaçları işgaldi de, neden lenin türk devrimini selamlar iken, milyonlarca ruble değerinde altın ve silah türkiye'ye gönderildi? neden sovyet askeri uzmanları türkler ile kurtuluş savaşı cephelerinde bulundu ve savaştı?

    amerikalılar'ın her dediğine, belgelerine falan güvenmeyin... bu adamların işi gücü fırıldaklık...

    karabük'ten türkiye'nin diğer yerlerine kadar ağır sanayinin kurulmasına destek vermiş sscb'nin aklına türkiye'yi işgal etmek nereden geldi? bunu iddia eden adam, adnan menderes, nato'ya girebilmek için binlerce mehmet'i kore'ye, ölüme göndermedi mi?

    not: bir de, dönemin burjuva milliyetçi iktidarı ile iyi geçinen sscb'nin o zamanki tkp'ye uygulattığı desantralizasyon kararı vardır, ki o da ayrı konu.
  • hans, mehmet'in komşusu ivan'ın evine girip soyuyor, karısını çocuğunu dövüyor ve bizim mehmet ne yapıyor? gidip hans'a yardım ediyor. ivan, hans'ı döverken bir yandan mehmet'e sopayı gösteriyor, mehmet'in akrabaları toplanıp "ivan sen zaten kafir bir komünistsin" diyor. ivan "stalingrad'ı çalsaydı bu hans görürdünüz" diyor ama içine diyor. çünkü bizim mehmet'in cahil akrabaları tam arsız. aradan yıllar geçiyor, hans teşekkür niyetine mehmet'in köylü akrabalarını evine alıp çalıştırıyor. sonra bu akrabalar çıkıp hans'a düşman oluyor, "hans'ın gütünü sikesin bea" diyip nefret kusuyor, hans'ın kendilerini kıskandığını sanıyor. hans şok. hans ve ivan zaten barışmışlar, kahvehanede okey oynayıp oralet içiyorlar. her şey yolunda ama mehmet ve akrabaları sürekli eski dosyaları kurcalayıp hans ve ivan'a köyün meydanından laf atıyorlar.

    böyle bir durumdur.
  • 1920 türkiye-sovyet ilişkileri ile 1940 sonrası türk-sovyet ilişkilerini aynı şeymiş gibi görüp, niye işgal etmediler o zaman kurtuluş savaşında? demek, kusura bakmayın ama cahilliktir.

    rusya, devrimden yeni çıkmıştır, ülkede hala kontrolü sağlamaya çalışmaktadır ve kendisi gibi anti-emperyalist olan türkiye'yi batıya karşı destekleyip, kendisine müttefik yaratma peşindedir.

    iki savaş arası dönemde, ilişkiler fena değildir, ama savaş yaklaştıkça, önce montrö, ardından türkiye'nin ingiltere ve fransa ile ittifaklar yapması stalin'i gıcık etmiştir.
    savaştan sonra dışişleri bakanı molotov, büyükelçi selim sarper'den "1921 haksızlığının giderilmesini" ister. "o zaman zayıftık, kars ve ardahan'ı size bıraktık" der.
    sarper sert bir şekilde bu konuyu reddeder. asıl amaç montrö'nün ve boğazların kontrolü tartışması olacakken, molotov toprak talebi ile girip türkiye'yi daha en baştan korkutur.
    türkiye'nin tavrı bu toprak talebinden sonra çok sertleşir. 2 yıl karşılıklı nota savaşı yaşanır sovyetlerle ve türkiye geri adım atmaz, aynı zamanda batıdan da koruma arar. 1947 truman doktrini sonrası türkiye'nin safı belli olur.
    stalin ölüp, kruşçev geçtikten sonra, türkiye'den bu konuda özür dilenir.
  • "madem ki stalin türkiye'yi işgal edecekti, neden bunu kurtuluş savaşı öncesinde veya sırasında yapmadılar?"

    rejimi kurup, üstüne polonya ile uğraşıyorlardı çünkü. bu kadar tarih cahili olduğunuzu ortalık yerde belli etmeyin.