şükela:  tümü | bugün
  • formatın anasını sikmektir.
  • o da aşka dair be..
  • değişik bir tür bağımlılık, çekirdek gibi başladın mı sonuna kadar gitmeden rahatlayamıyorsun. bak allah adı verdim açık yapın şu instagramları, twitterları ya. sanki ne paylaşıyosanız, biz de bilelim işte ne var.
    ha bi de sosyal medyayı kullanmayan hırtlar var. olm bak peşinize düşerim sizin. ne demek facebook yok twitter yok instagram yok, ne var lan it. yine böyle sosyal medya kullanmayan hırtlardan birini stalklarken en son kendimi stalkladığım insanın okul numarasını(onu da googledan edindim) google'a yazarken buldum. elime geçen bilgi girdiği bütler falan. o bile değişik bi haz veriyor. 'amına koduum şuna bak 3 seferde geçmiş en kek dersi' diyerek eğlendim.

    başım çatlıyor.
  • işini bilenler için: " i don't stalk. i investigate. "
  • gizlice takip etmek, internet hesaplarından cartına curtuna bakmak. kimmiş, neyin nesiymiş, ne okuyormuş, kaç yaşındaymış, nereye gitmiş falan filan. sözlük anlamı böyle bir şey.

    yeni tanıştığım insanlar için yaparım normalde stalku. bir de erkek arkadaşımla kavga ettiğimiz zamanlarda falan. kimi beğeniyor, kimle arkadaş olmuş diye merak eder bakarım. neyse geçtiğimiz hafta bizim er kişisi antalya'ya erkek arkadaşlarıyla tatile gitti dört günlüğüne. tabi gittiği gün başladım stalka. otelde kimler var falan diye. otel rus ve almancı doluydu. ruslar da genelde aileleriyle falan gelmişti. dün sabah içimde çok kötü bir hisle sabah uyandım. kötü bir şey olduğunu hisseder ya bazen insan aynı öyle bir his vardı içimde. klasik "uyudun mu" mesajı attıktan sonra başladım stalka.

    instagramdan otelin ismini yazdım ve işte insanların paylaştığı hikayelere baktım tek tek. çok geçmeden tanıdık iki sima gördüm. biri benimki diğeri de arkadaşı. dans ediyorlardı kızlarla. dokuz yılımı verdiğim erkek arkadaşım zil zurna sarhoş, kimdir nedir bilmediğim bir kızın beline sarılmış gayet samimi bir şekilde dans ediyor.

    beynimden vurulmuşa döndüm sözlük. yani kötü bir şey olduğunu biliyordum ama o şeyle yüzleşmek beni çok kötü etkiledi. saat sabah 5.30 falan, hikaye 3 saat önce paylaşılmış. zaman geçmiyor, ben evde deliriyorum. çıldırdım zaten, bir mesaj atıp konuşmamanın en iyisi olduğuna karar verdim ve zira öyle de oldu.

    saat 9'a kadar yatakta sinirden titredim. vücudumu kontrol edemiyordum, rahat nefes alamıyordum sonra çıktım evden yürümeye başladım. yarım saat sonra falan aradı ırz düşmanı dokuz yılımı verdiğim insan müsveddesi. saçmaladıkça saçmaladı.

    söyledikleri benim için bir anlam ifade etmiyordu zaten, kendi gözlerimle dans ettiği kıza bakışını ve samimiyetini görmüştüm. sonra bitti.

    stalk, yararlıdır insana bilgi verir ama bir anda değiştirebilir hayatınızı.
  • ilişkilerimi başlatan, bitiren, bitirmediği zamanlarda içimden atamayacağım bir güvensizlik hali yükleyen şey. mesela ben, yaklaşık üç ay önce aldatıldığımı öğrendim. öncesinde stalklama girişimlerim *olmuştu fakat herhangi bir hesap bulamadığım için "başka zaman" diyerek ertelemiştim. günlerden bi gün, beni şeytan mı dürttü nedir, değişik ad-soyad kombinasyonları deneyerek, belki eski sevgilimi değil ama, onun şimdiki sevgilisini buldum. nah eşek kadar profil fotoğrafında ikisi duruyor, heeeeh dedim helal tnetennba, azimle sıçtığın tek konu hayatta, bravo it.

    twitter'da aşşalara indikçe (2016), "lan biz bu zamanlarda birlikte değil miydik" diye düşünmeye başladım. dosta güven düşmana korku veren parmak hesabım, aldatıldığımı onayladı. "enee, gız" deyu kaldım. açıkçası, rahatlama geldi. içimde ne bir aşk, ne bir tutku, ne bir sızı olmasa bile, bulmacayı çözdüğüme sevindim. zira o ilişki benim "yıllardır çözülememiş dava"mdı. case closed yazısını yapıştırdım, arkada dramatik müzikler çaldı. yalaaaan, hidayete erdim.

    hani aranızın kötü olduğu, yine de "günaydın, merhaba, iyi geceler" mesajları attığınız dönemlere girersiniz. işte o dönemlerde bana bir haller oluyor sanırım. ayı, mağarasından çıkmak istiyor....... klavyesinin tuşları çalışmayan, nuh nebi gününden kalma bilgisayarımın başına oturup başlıyorum araştırmaya. araştırmalarımın sonunda, reddit hesabından, ergen dönemlerine ait tumblr'lara kadar sürüyle site buluyorum. meğer "ayh askitom yha, bu şarkıyı bnm içn pylşmş" dediğim şarkıyı, yıllardır aynı günde, aynı kişi için, aynı sözle paylaşıyormuş. onu görünce, haaa diyorsun, unutamadığı biri, ne güzel. o da bitiyor.

    iki kıllanıp araştırmakla neler bulabiliyorsunuz. laf arasında söylenen şeylerin zamanı tutmuyor, internette yazan şey başka, e en nihayetinde kimseye güvenmeyen, ilişki bokunun içine girmek istemeyen, takıntılı bi insana dönüşüyorsunuz. doğru düzgün insanlara denk geldiğinizde, vay efendim adını aratayım, vay efendim twitter'ı çıktı, ay o beğenmiş, ay o kim, hassiktir sevgililermiş gibi garip durumların içine girmiyorsunuz. bi arkadaşım söyledi, ben yaşamadım henüz. *

    mesela adam gidiyor eski sevgilisinin adını söyleme gafletinde bulunuyor, başka bilgi vermesine gerek kalmadan hangi okulda okuduğunu, yüksek lisansının tezini, fotoğraflarını buluyor, anasını danasını öğreniyorsun. sonra hiçbirini bilmiyor taklidi yapıyorsun ajdkf ne rezil kepaze bi olay düşününce. "bebeğim bak, allaaanı şu kadarcık seviyorsan, eski sevgililerinin isimlerini söyleme" diye anlaşma yapıyorum, söyleseler geri dönüşü yok. bi tanesiyle arkadaş oldum, hala arkadaşız, diğeri youtube ünlüsüymüş, izleyip izleyip layka basıyorum. geçenlerde yorumumu beğenmiş.

    biz ne ara arkadaş olduk? takıntılarıma gavatlık da eklenmiş. gerçi, eski sevgililerimin eski sevgilileri, eski sevgililerimden daha arkadaş canlısı. oha o ne biçim cümle!

    elveda.
  • daha önce de yazıldığı gibi, boka en az bir kere bulaşmadan uzaklaşılmıyor bundan.
    ya bulduklarınla kendini üzüyorsun ya da gereksiz rezil oluyorsun. bir de üstüne farkedildiğinde karşındakinin egosunu tavan ediyosun.
    değer mi? yok arkadaşım değmez. valla uğraştığına, araştırdığına, her şeyini okuduğuna değmez. kendi kafanı patlatıyorsun sadece. adam/kadın kıçını yaya yaya oturup hayatına devam ediyor. seni düşünmüyor bile. ama sen onu takip ederken, yazdıklarını okurken kendini bir şekilde belli ediyorsun.
    sonra noluyor biliyor musun? kıs kıs gülüp hakkında gelsin gıybet gitsin dalga geçmeler.
    kendini küçülttüğüne değmez, bak işine, yürü git. kapanmayan hesabın mı var? e bul bir yolunu, konuş. sor kardeşim, sor. en fazla yine egosunu şişirirsin ama kendi kendine şişmezsin evinde, kafan hep meşgul olmaz. hasta olcan lan, yazık canına, valla üzülüyoruz.

    ben şimdi bu üsttekileri yazdım ama, stalk konusunda gıkımı çıkartamadığım da bir durum var, yok değil.

    dur aslında 2 şey anlatcam.

    birincisi benim hikayem, rezillikle ilgili olan. daha küçükken birine takmışım kafayı, hemcinsim zaten, kıskançlık falan yok ama bağımız sebebiyle yapmamam gereken bir şey yapıyorum. bunun yazdıklarını gün aşırı okuyorum, hayır bi de komik yazıyor zaten. sonra bir gün sen benim el kay, kızı follow et. hay ağzıma zçyım. anında sildim ettim ama mail gitti mi gider. neyse sonradan kendimi toparladım, egomu da gururumu da iyileştirip yoluma devam ettim. o günden beri tık yok. her neyse.

    ikincisi ise daha acıklı. ama işte bu stalk durumu için yapma etme diyemem de. haklı bir yerde.
    ben de o insanın yerinde olsam, benim de sevgilim sabahın köründe yanımdan kalkıp eski sevgilisine gitse-koşsa-kaçsa hatta, çok özlemiş olsa, bir şekilde benden ayrılsa, sonra yine o kızla birlikte olsa.. ulan dertlendim yemin ederim. allahın belaları. karışamıyorum da bu duruma. *
    ben de stalking yapardım. ego mego hepsi yerlerde çünkü, burdan toparlamak zor. o yüzden yap arkadaşım yap, sana helal olsun. dilersen z raporu bile çıkarız icabında sana.
  • birini ya da bir şeyi gizlice takip etmek.
  • ing.
    1- sezdirmeden ava yaklaşma
    2- azametle yürüme
    3- sap
    4- bitki sapı

    mesela, lost'taki black smoke sinsi sinsi uçarken stalk mode'undadır.