şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ikilinin zayif olani olarak da akilda kalir...
  • ezik olani... oliver hardy bunu hep ev işlerinde kullanırdı, zira kodu mu oturturdu.. ama stan de allta kalmazdı, yapardı bi ibnelik...
  • hayatımda gördüğüm en ilginç ve komik ağlayan insan.
  • lorel ile hardy'nin sıska karakteri.
  • 16 haziran 1890'da dogmus olan, sinema tarihinin en buyuk komedyenlerindendir. partneri oliver hardy ile birlikte 1951 yılına dek yüzlerce film çekmiş, 23 şubat 1965'te kalp krizi sonucu yaşamına veda etmiştir.
  • enteresan da bir aksanı vardı bu arkadaşın.
  • mızmız mimiklerinin hastası olunan komedyen, bir de hardy'nin ekürisidir efendim
  • sari zeybek kisa filminde ataturku canlandiran aktor..

    http://www12.gazetevatan.com/…at=2756&page_number=2
  • bildiğin deha.

    hakkında uzun bir belgesel izledim sözlük, ve çocukluğumun kahramanları dick und doof'a (yani lorel ile hardi) neden bu kadar hayran olduğumu anladım.

    çok çalışkan, mükemmeliyetçi bir adam stan. oliver sadece işin aktörlük kısmını yaparken, stan hem senaryoları yazıyor, hem oynuyor, hem de -künyede başkaların adı yazsa da- yönetiyor filmleri. akşamları da, filmi en mükemmel hale getirecek kesim işlemlerini tamamlıyor.

    yani filmde ne kadar pasif, saf ise, gerçek hayatta tam tersi filme yön veren adam. zaten o yüzden 1930'larda, oliver'in yıllık kazancı 100.000 dolar iken, stan 140.000 dolar kazanıyor. (bugünkü bir kaç milyon dolar).

    ayrıca ingiliz bu eleman. memleketinden çok uzun süre ayrı kaldıktan sonra, gerçek hayatta da can dostu olan oliver hardy ile beraber transatlantiğe atlayıp ingiltere'ye geliyorlar.

    limana indiklerinde binlerce kişi karşılıyor onları. o ana kadar sadece amerika'da popüler olduklarını zanneden ikili, her gittikleri yerde aşırı ilgi ve sevgiyle karşılanıyorlar.

    stan laurel'in doğduğu eve falan gidip kasaba halkıyla kaynaşıyorlar. (şu anda müze orası)

    bir de çok enteresan, daha yeni kaybettiğimiz pandomim ustası marcel marceau da stan'den çok destek alıyor kariyerinin başlarında.

    paris'e tiyatro turnesine gelen oliver ve stan, otelde kalıyorlar. stan'in odasının elektriği gidiyor, hemen bir tamirci gelip arızayı gideriyor; muhabbet açılıyor ve tamirci, aynı zamanda bir tiyatronun sahne elektirğinden sorumlu olduğunu, oradaki genç bir pandomimcinin çok meşhur olduğunu ve mutlaka akşama beklediklerini falan anlatıyor.

    stan akşama gidip marcel marceau'yu izliyor ve hayran kalıyor, onu çok destekleyip meşhur olmasına önayak oluyor.

    elektrik kesintisi? elbette marcel marceau'nun kurnazca bir tertibi...