şükela:  tümü | bugün
1224 entry daha
  • sinemaya ya da star warsa ya da kendisine saygısı olan hiç kimsenin şu ucuz, tembel ve aptalca yazılmış karakterleri, senaryoyu ve ihanet edilen luke karakterini beğenmemesi gerekiyor.

    ama işte ismi star wars, sahibi disney olunca insanlar gözlerini kapatıp ağzını açmayı tercih ediyor.

    bu gözler blade runner'ın devam filmi olan blade runner 2049'u da gördü. o da devam filmi bu da devam filmi. birinde kendisi ile çelişkiler, kötü ve sıkıcı karakterler, bol bol senaryo boşluğu varken diğerinde kendinden önceki filme saygısı olan, onun yolundan giden ve anlatmak istediği yeni şeyleri o evrene harika yediren, bir iki karakter dışında her karakterin çok iyi yazıldığı, harika bir film var.

    ikisi de yüksek bütçeli bilim kurgu filmleri (star wars ne kadar bilim kurgu orası da tartışılır. ) , görsellikler, sesler muazzam. ama bunları transformers filmleri de başarıyor.

    ikisi de yakın zamanda çıkan devam filmleri ama tlj bok gibi film. star wars evrenine de ihanet. kesinlikle evrene hakim olmayan, onedio'dan falan "karakterinize göre ışın kılıcı renginiz ne?" tarzı testlerden star wars öğrenen tiplerin yönettiği bir film.

    bir kere o gemi sahnesi neydi öyle ya? star wars'da hiperuzay denen şey öyle geminin giderek çok hızlanıp en sonunda ışık, enerji falan olup ışık hızında seyahat etmesi değildir. hiper uzay denilen şey bir başka boyuta geçip, orada fizik kurallarından muaf olunduğu için ışıktan çok daha hızlı hareket etmek (maddeyi enerjiye falan dönüştürmeye gerek kalmıyor yani) ve bir çeşit solucan deliğinde seyahat edip tünelin ucundan çıkmak üzerinedir. bu teknolojinin temeli de yine force kaynaklıdır. ama adamlar bunu bilmiyor.

    hem filmde gördüğümüz gibi bir olay olsaydı eğer, koca deathstar'ı yok etmek için neden insanlar öldü? neden o planları çalmak için millet kendisini feda etti? neden içeriden birinin bir zayıflık bırakması gerekti ki ancak öyle yok olsun? böyle kamikaze yöntemi ile yok etmek daha az kayba sebep olurdu kesinlikle. bir tarafta başarı oranı çok düşük olan (anca ekipte potansiyel bir jedi olacak ve ölü jedi ustası ona öbür taraftan seslenecek) bir plan var diğer tarafta da zaten kaçakçılardan, hırsızlardan falan oluşan bir isyancı ordusunda bir kaç gönüllü bulup kamikaze yapmak var.

    star wars evrenini geç adamlar uzay nasıl bir şey bilmiyor aq? vakum etkisine maruz kalmayan ve oksijensizlikten ölmeyen bir bombacı kız var filmin başında. bu kızın içinde olduğu uzay gemisi ise uzayda ve alt kısmında bombaları atmak için bir kapak açılıyor. kız da hemen orada duruyor. işin asıl acı tarafı ise bombaların sanki uzayda yer çekimi varmış gibi aşağıya düşmesi. *

    ayrıca bu filmdeki luke, luke falan değildir. uzun uzun konuşmaya bile gerek yok.

    bir tarafta uzayda yer çekimi olduğunu sanan tiplerin çektiği uzay filmi var * diğer tarafta gerçek kahramanların, epik bir hikayenin ve uzayda geçen fantastik bir hikayenin anlatıldığı filmler var. bana kimse bunlar aynı serinin filmleri demesin.

    yakarız bu gezegeni yakarız

    gora > the last jedi. hatta gora ile bu filmi karşılaştırdığım için özür diliyorum. gora çok başarılı bir komedi/bilim kurgu filmi.
  • bu ayki darth vader çizgiroman sayısı bile, yeni üçlemenin ne kadar tırt olduğunu göstermiştir. bir tarafta vader karşısında, karizmasının gösteren tarkin, diğer tarafta ise, bir avcı pilotu tarafından madara edilen ve yeni yetme bir karanlık taraf kullanıcısına boyun eğen, ilk düzen komutanı var. efektlerin kalitesi veya hikaye bir kenara bırakın. star wars'ı efsane yapan şey, kötü karakterlerin kalitesi ve karizmasıdır. poe dameron'nun çizgiserisindeki ilk düzen komutanları bile, daha iyi tasarlanmıştır.

    gözler dominant kötü karakterler görsün.
20 entry daha