şükela:  tümü | bugün
  • star wars üçlemelerinden üçüncüsüne verilen ad. serinin ilk filmi 16 aralık 2015 tarihinde vizyona girecek olan star wars episode vii the force awakens. 7, 8, ve 9. filmleri içerecek olan seri, ilk üçlemenin son filmi olan star wars episode vi - return of the jedi'ı takip edecek. tam ''ne alaka yaa niye aradan devam ediyor?'' diye salakça bir soru soracaktım ama bir (1) planck zamanı kadar süre sonra hatırladım ki serinin ilk üçlemesi kronolojik* olarak ikinci üçlemesinden sonra olanları işliyordu. yani ikinci üçleme prequel idi. ehehe. öff meşhur 4-5-6-1-2-3 olayı işte. peki ben buraya neden çıktım? bunları neden yazdım? bu başlığı neden açtım? evet, üçüncü trilogy'ye başlamadan önce ilk iki trilogy'yi bir hatırlayayım, üzerinden geçeyim diye birazdan izlemeye başlayacağım. başlamadan önce de üçüncü trilogy neymiş ne değilmiş diye wikipedia başlığına bakayım dedim. bugün ilk üçleme bitse iyi.

    force awakens: http://www.imdb.com/title/tt2488496/

    george lucas aslında sequel trilogy'yi çekmeyi 70'lerin başında planlamış ama 90'ların sonunda vazgeçmiş. 2012 yılında lucasfilm'i satın alan the walt disney company sequel trilogy çekileceğini duyurmuş. gerisini de isteyen okusun işte. hepsini çevirecek değiliz. yok artık.

    https://en.wikipedia.org/…/star_wars_sequel_trilogy
  • yayımlanma ve konu bakımından üçüncü star wars üçlemesi.

    2015 - star wars episode vii the force awakens
    2017 - star wars episode viii the last jedi
    2019 - star wars episode ix / black diamond

    orijinal üçleme (iv - v - vi); klon savaşları kahramanı, jedi şövalyesi anakin skywalker'ın oğlu, galaksinin son umudu luke skywalker'ın, sıradan bir çiftçiyken bir jedi şövalyesi ve savaş kahramanına dönüşümünü anlatıyordu. daha vizyona girmeden büyük bir hayran kitlesi yakalamış, zamanla kült bir sinema eseri olmuştu.

    öncül üçleme (i - ii - iii); klon savaşları kahramanı, jedi şövalyesi anakin skywalker'ın, galaksinin en korkulan şahsiyeti, korkunç terörist, sith lordu darth vader'a dönüşümünü ve galaktik cumhuriyetin yıkılıp galaktik imparatorluğun kuruluşunu anlatıyordu. orijinal üçlemeden tanıdığımız karakterler ve kurumların detayları, geçmişleri de detaylı şekilde anlatılıyordu. vizyona girdiği zaman çok eleştirildi, hala da eleştiriliyor. ancak george lucas'ın ta 70'lerde hayalinde yarattığı evreni tam anlamıyla beyaz perdeye yansıttı, yer yer saçmalıklar ve gereksizlikler olsa da anlatmak istediği her şeyi anlattı. anakin'in darth vader'a dönüşümünü, hiç boşluk kalmadan açıkladı. asıl fikir buydu.

    ardıl üçleme (vii - viii - ix); klon savaşları kahramanı, jedi şövalyesi anakin skywalker'ın torunu ben solo'nun karanlığa düşüşünü ve yeni cumhuriyetin yıkılışını anlatıyor. force ve jedilar çoktan unutulmuş, masal olarak anlatılır olmuş. imparatorluğun artıkları, yok oldu sanılırken bilinmeyen bölgelerde örgütleniyormuş. yeni senatonun daha militarist bir yönetim isteyen senatörleri, imparatorluk artıklarıyla birleşip first order'ı kurmuş. kısa zamanda çok güç kazanan first order, yeni cumhuriyetin merkezi hosnian prime'ı ve bütün hosnian sistemini yok ederek cumhuriyeti resmen yıktı. galaktik iç savaş* döneminde aktif rol alan cumhuriyeti yeniden inşa etme ittifakı ya da bilinen adıyla rebel alliance / isyan'ın köklerinden gelen resistance / direniş ittifakı, first order'ın karşısında duran tek kuvvet olarak kaldı. battle of crait / crait savaşı'nın ardından aşağı yukarı 15 kişi kalan, maddi ve manevi bütün gücünü kaybeden resistance, galaksinin dört bir köşesindeki eski isyancıların desteğiyle first order'ı yıkacak, gördüğümüz üçüncü cumhuriyet, bir daha yıkılmamak üzere, kurulacak, bütün galaksi tekrar mutlu olacak.

    yeni üçlemenin hayatımıza soktuğu bir diğer kavram da yeni force kavramı. eski güç ya da bildiğimiz güç, kimisinde az kimisinde çok, herkesin içinde olan; çok olanı işlendiğinde ışıldayan bir mistik yetenekti. şimdi burada gücün kökenine kadar eğilirsek bir daha bu entry'i toparlayamayız ama kısaca bahsedeyim:

    güç uzun yıllar hatta çağlar boyunca iki güç klanının tekelinde kaldı, bunlar aydınlık güç kullanıcıları ve karanlık güç kullanıcıları. jediların güç kehaneti olan "sithler yok olunca güce denge gelecek" aslında manipüle edilmiş bir kehanetti. esas güç kehaneti "gücün aşırılaşmış iki tarafının da yok olmasıyla güce denge gelecek" idi. gücün aşırılaşmış karanlık tarafı, sith düzeni; endor savaşı'nda yok oldu. gücün aşırılaşmış aydınlık tarafı, jedi düzeni, son temsilcisi luke skywalker da güce karışınca, yok olmuş oldu.

    force yani güç, bir denge işidir. ne kadar kuvvetli olursan ol, güç üzerinde ne kadar hakimiyetin olursa olsun, iç dengen yoksa gücü maksimumda kullanamazsın. anakin skywalker, obi-wan kenobi'den katbekat güçlüydü ama iç dengesini bulan obi-wan kenobi, anakin'i parçalara böldü. dediğim gibi, güç denge işidir. aşırılaşmış klanlar yok olunca, dengesizlik de yok oldu. güç uyanıyor / the force awakens'tan kasıt budur.

    seçilmiş kişinin oğlu olan luke skywalker, yavin savaşı'ndan önceki 19 yıllık hayatında güce hiç şahit olmamış, istemli ya da istemsiz kullanamamıştı. çünkü güç dengesizdi. ancak canto bight'taki ufak çocuk gücü kullanarak süpürgeyi çekebildi çünkü güce denge geldi. bu sahne filmin güce bakışını ve gücün dengesi açısından o kadar önemli ki... aydınlığın temsilcisi luke hayatta kalınca karşısına mutlaka bir karanlık temsilcisi çıkacaktı, çıktı da. snoke. snoke'un ölümü ve son jedi luke'un güce karışması ardından güce mutlak denge geldi, gelmediyse bile mutlak dengeye son derece yakınız artık.

    rey karakteri, içinde nefret de barındıran bir karakter. iğrenç bir gezegende yalnız büyümüş, annesi babasını hiç hatırlamıyor. içinde ne kadar aydınlık varsa bir o kadar da karanlık var. sen, ben, hepimiz gibi sıradan bir yaşam formu. içindeki bu aydınlık / karanlık dengesi sayesinde güç üzerinde, hiç eğitimi olmamasına rağmen, hakimiyet kurabiliyor.

    kylo ren / ben solo karakteri ise jedi tedrisatından geçmesine rağmen, dedesinin karanlık şöhretine kapılmış, snoke tarafından karanlığa çekilmiş bir insan. ancak içindeki karanlık kadar olmasa da aydınlık da var, o aydınlığından kurtulmaya çalışsa bile orada, içinde. annesini öldürme tereddütü apaçık gösteriyor. supremacy'deki taht odasında rey'e "jedi, sith... bunları boşverelim. yeni bir düzen kuralım." demesi de buna bir işaret tabi.

    kısaca, iki başrol de; biri aydınlığa biri karanlığa yakın olmak suretiyle, dengeyi temsil ediyor. episode ix sonunda ikisi de ortak bir paydada birleşince güce tam anlamıyla ideal denge gelecek.

    disney yönetimindeki lucas film'in yapmaya çalıştığı şey çok zor ve çok eleştiri alacak/alıyor. ancak fanboy/fangirl'lükten uzaklaşıp büyük resim görüldüğü anda, bütün parçalar yerine oturuyor.

    tabi bu demek değil ki bunlar şahane filmler. iki filmin de, star wars evrenine yakışmayacak saçmalıkları ve hataları var.

    mesela iki filmdir, star wars'un şanından olan, siyasi alt yapı hiç yok. biz olanların siyasi altyapısını kitaplardan öğrenmeye çabalıyoruz. first order, militarist bir yönetim isteyen senatörlerin imparatorluk artıklarıyla bir araya gelmesiyle kurulmuş mesela; iki filmde de bunu açıklayan, hiç değilse işaret eden hiçbir detay, replik, sahne yok. cumhuriyet nasıl tekrar mağaralarda saklanacak konuma düştü, bütün galaksiyi yöneten organizasyon neden bir avuç insanı barından bir örgüte dönüştü, bunu filmlerden öğrenmek mümkün değil.

    bir diğer örnek de yeni uzaylı ırkları. orijinal üçlemede, imparatorluğun ırkçılığı sebebiyle imparatorlukta görev alan tüm karakterler insandı. bütün uzaylı ırkları kenarda kalmış gezegenlerde yaşamını sürdürüyordu. eşitlikçi rebel alliance ise bu uzaylılara bünyesinde yer veriyordu. imparatorluk - isyan farkı buradan da anlaşılıyordu. first order'da yine büyük çoğunlukla insan ırkı görev alıyor, onlar da ırkçıymış, tamam. ama resistance'ta da doğru dürüst uzaylı yok. eskiden tanıdığımız chewbacca ve hiçbir fark yaratamayan maz kanata hariç, fark yaratan farklı ırk yok. bakınız, chewbacca orijinal üçlemede hayli ön plana çıkmıştı, yeni üçlemede rey'in pilotluğunu yapmaktan başka kayda değer bir rolü de yok. tamam chewie oynamasın ama en azından finn'i, rose'u ya da poe dameron'ı insan dışında bir ırk yapsalardı, resistance'ın rebels ile olan bağı yüzümüze vurulsaydı.

    bir de kaçış podlarının başında beklemek gibi kalasın bile yapabileceği bir görevi varken, bir anda speeder'ın pilot koltuğuna oturan rose ve hiçbir mantığı ya da makul yanı olmayan, finn ile aralarındaki çekim var. star wars'un birleşmiş milletler olağan oturumu castından zaten çok rahatsızım, 4 ana karakterden biri beyaz, biri siyahi, biri uzak doğulu, biri hispanik. birleşmiş milletler posteri gibi.

    finn karakterini zaten the force awakens'tan beri makul bir yere oturtamıyorum kafamda. bebekliğinden itibaren asker olmak için yetiştirilen biri nasıl olur da çat diye işi bırakıp karşı tarafa geçer, bahse konu karşı taraf olan resistance da ajan olma ihtimalini hiç göz önünde bulundurmadan arasına alır? finn, han solo ile birlikte ayrıldığı d'qar'daki resistance üssüne kalabalık bir first order atak tümeni ile dönse ve bütün üssü yerle bir etse ne olacaktı? bunun olmayacağının teminatı neydi? cevabı yok.

    son olarak, yapılan yorumlarda çok denk geliyorum, ışın kılıcı düellosu* meselesine değineyim. en çok okuduğum yorumlardan biri "neden filmde doğru dürüst ışın kılıcı düellosu yok?" çünkü, ışın kılıcı eğitimi olan yalnızca 2 kişi var, kylo ren ve luke skywalker. ışın kılıcı eğitimi olmayan bir dönemde nasıl bir ışın kılıcı düellosu bekleniyor, anlamıyorum.

    beyaz perdede izlediğimiz son ışın kılıcı düellosunu hatırlayın, revenge of the sith sonunda, obi-wan kenobi ve anakin skywalker'ın efsanevi düellosu. sıkı ve düzgün kılıç eğitiminden geçmiş, formunun zirvesinde olan iki karakterin düellosuydu. o düellodan aşağı yukarı 50 yıl sonrasında geçiyor ardıl üçleme. bırak o eğitimi, o eğitimin verildiği kurum bile masal olmuş, hikaye olmuş, efsane olmuş. orijinal üçlemede bile, o ölçüde ışın kılıcı düellosu yoktu. çünkü luke'un eğitimi kısıtlıydı, darth vader'ın hareket kabiliyeti kısıtlıydı.

    dediğim gibi, ışın kılıcı eğitimi olan yalnızca iki kişi var. bunları karşı karşıya getirmek de mümkün değil. kylo ren luke'u alt etse "iç savaş kahramanı luke skywalker'ı düşürdüğünüz hale bakın, yuuuh" tepkisi alacak; luke kylo ren'i alt etse bu sefer de hem serinin başrolü ölmüş olacak hem de luke, güçte yine artık kalacak. hayal edilen ışın kılıcı düellolarının sonunda zaten hayatta kalmak mümkün değil, o her türlü tepki alır. jedi düzeni ve sith düzeninin zirve yıllarındaki gibi ışın kılıcı düelloları beklemeyin artık, gelmez. onun için, rian johnson'ın çekeceği yeni üçlemeyi ya da disney'in yakında kurulacak streaming servisinde yayımlanacak live action diziyi bekleyeceğiz.

    "burada ne demek istedin?" minvalindeki mesajlarınız için mesaj kutum açık.
  • orijinal üçlemeden (bkz: star wars trilogy) 38, ikinci ve öncül üçlemeden (bkz: star wars prequel trilogy) 16 yıl sonra vizyona girmiş ve yaklaşık iki hafta sonra artık nihayete erecek olan devam üçlemesi. böylece star wars efsanesi 1983 ve 2005 yıllarından sonra bir defa da 2019 yılında üçüncü kez son bulacak. her seferinde bitiyor bitiyor diyorlar ama episodes 10-11-12'yi de getirirlerse şaşırmayacağım.

    serinin hayranlarının büyük çoğunluğunun tiskindiği, adlarını duyunca gözlerinden nefret saçıp burunlarından soludukları söz konusu üçlemenin filmleri ve vizyona giriş tarihleri ise şu şekilde efendim, tarihe not düşmüş olalım :

    (bkz: star wars episode vii the force awakens) / 18 aralık 2015
    (bkz: star wars episode viii the last jedi) / 15 aralık 2017
    (bkz: star wars episode ix the rise of skywalker) / 20 aralık 2019

    bu arada not etmek gerek, star wars serisinin 20th century fox ve lucasfilm yapımcılığında kotarılan önceki bütün filmleri mayıs ayında vizyona girmiştir. hatta serinin meşhur mottosu may the force be with you her yıl geleneksel olarak yapılan mayıs ayındaki kutlamalar nedeniyle may the fourth be with you olarak sloganlaştırılmıştır. walt disney studios'un yapımcılığını/dağıtımcılığını yaptığı sequel üçlemenin filmleri ise inat gibi aralık ayında vizyona girmiştir. diğer iki üçlemeden ayrıksı, kendi kafasına göre takılan, diğerlerine uymayacak bir üçleme olacağı buradan belliymiş meğer.
  • güç perdesi'nin (veil of the force) kullanılarak silineceği ve baştan çekileceği söylentileri dolaşmaya başlayan üçleme.
  • carrie fisher'ın olmayacağı bir yeniden çekim, buruk hisler yaratacaktır. cgi ne kadar gerçekçi olursa olsun, dolduramayacağı boşluklar var.
  • link

    yeni baştan yapılacağı söylenen seri, eskisini unutmaya hazırız.
  • (bkz: olabilir mi öyle bir şey lütfen olsun çünkü)

    şu hayatımda beni iki şey hayal kırıklığına uğrattı: bir, star wars sequel üçleme; iki, game of thrones final sezonu.

    bu ikisinin yeniden çekilmesi kapitalist düzenden istediğim yegane şey. disney hater'ı falan da değilim. rogue one olsun, solo olsun, rebels olsun, çizgi romanlar olsun hepsine okeyim. ama şu sequel üçleme ve ona bağlı tüm hikayeden nefret ediyorum. güzelim saga'nın içine nasıl ederiz diye düşünmüşler sanki.
  • rebels çizgisinde gidecekse, dave filoni'ye teslim edilmelidir. aslında rebels, yeni seri için iyi bir temel oluşturabilir. jacen pilot ve jedi yetenekleriyle yeni nesil için iyi bir aday. ezra ve sabine'den de jedi mandolrian karışımı bir karakter çıkarsa, yeni nesil tasarımı, çantada keklik demektir. işin güzel kısmı ise yeni bir boss'a gerek yok. grand admiral thrawn'nın kaçırıldığı bölgelerden geri gelip, ipleri eline alması yeter.