şükela:  tümü | bugün
  • son zamanlarda düşündüğüm tespittir.
    sebeplerine gelirsek;
    -eskiden geniş koltuklar varken artık daracık rahatsız koltuklar var
    -şifre koymalarına bişi demiyorum ama özellikle yeni açılanlarda 100 kişilik mekanda 1 kişilik tuvalet ve lavabo var, buna belediyenin de bir düzenleme yapması lazım (bkz: seğmenler starbucks, bahçeli yeni starbucs)
    -tüm kahveciler 8-10 kahve alımına hediye verirken bunların ancak 15 kahve alındığında hediye vermesi
    -applicationunda ürün başı yıldız verileceği söylenirken yemek+kahve aldığınızda yine 1 yıldız vermesi, oysa yemeği ve kahveyi ayrı aldığınızda bu sefer 2 yıldız vermesi, şikayetler ile bu durumu içecekler için düzeltmeleri ama arayıp söylediğinizde bile dandik promosyon yıldızının üzerine yatması
    -aşırı kavrulmuş, dünyada pek yüksek kalite ile özdeşleştirilmeyen kahvesini baya iyi rakamlara satması
    -eskiden bir yıl boyunca duran doğumgünü hediyenizi apar topar silmesi

    türkiyede her nasılsa havalı gibi bir konumlandırma edinmiş bir şirket tuvalet metrekaresinden bile kısar mı, 100 gr döneri 10 tl ye veren yerlerin bile daha büyük lavabosu var, arap yatırımcılara ait bu şirket türkiyede neden zihnimizde lüks konumlanıyor anlamıyorum.
  • kışın soğukta bütün cafeler gelişmiş ısıtma sistemleri kullanır. starbucks ise ışık mı sıcaklık mı verdiği belli olmayan dandik ısıtıcılar kullanır. ya da bahçenin büyük bir bölümünü kapsamayan ısıtma sistemi kurar. onları da merkezden kamerayla takip edip müşteri azsa kapattırır sürekli. bunu geçtim yazın antalyanın 40-45 derece sıcağında iç mekanda klima çalıştırmıyorlardı. tamam ısıtma belki opsiyonel, kışın içeride de oturabilirsin. ama yazın dışarda boğucu hava varken refresha, iced bir şeyler içip serinlemek için starbucksa girip daha da boğucu bir ortamla karşılaşıyorsan bence yanlış yapıyorlar.
  • gidin bir yerel kahvecide 20 dk hiçbirşey sipariş etmeden wifi kullanıp tuvaletin şifresini sorunda sonra eğer dayak yemezseniz gelip starbucks i eleştirin diyerek karşı çıktığım olay.
  • sözde amerikada yaşamış olanların kendini zengin sanmak için yallah m donaldsa dediği kahve şirketi,
    müşteriye hep ‘ucuz’ konseptli şeyler sunan bir arap şirketinde insanlar nasıl kendini zengin sanıyor, çok ilginç.
    amerikada starbucks kahvesinin çok kavrulmuş olması, yanık niteliğinde olması çok eleştirilir, amerikalılar italyan markaları ya da seyyar minibüsçü kahvecileri daha çok tercih eder, bundan dolayı starbucks sürekli promosyon yapar sabah alana akşam bedava vb gibi..
  • buna kapitalizm diyoruz.
  • türkiye'de starbucksları 1 kahveyle akşama kadar işini yapan, mekanı ofis olarak kullanan kişiler doldurduğu için çok da absürt olmayan durum. sonuçta normal bir kafede otursanız 15 dk'de bir ne içersiniz diye darlayacak, size zorla bir şeyler aldiracaklar ancak starbucks'ta 10 15 liraya akşama kadar oturuyorsun bu şartlarda bir şeylerden kismalari çok saçma gelmiyor. ayrıca starbucks şubeleri lüks yerler olmadığı gibi öyle bir iddiasi da yok. basit ve görece ucuz kahveci. kahveci bilmem kim efendi kafelerinde 1 fincan kahve fiyatına kocaman kahve veriyorlar, yanında saçma sapan müzikler çalmadan gün boyu kimseye bulaşmadan sakince oturma, iş yapma, sohbet etme fırsatı sunuyorlar.
  • starbucks'ı lüks statüsüne koymanız saçma.
    ayrıca beğenmiyorsanız başka yere gidin. kahveci mi yok memlekette anlamadım ki? serbest piyasa böyle işler. müşteri olarak tavrını koyarsın, onlar da geri adım atar, bu kadar basit. ancak tahmin ediyorum ki amaç üzüm yemekten ziyade bağcıyı dövmek. starbucks'a gitme sebebi kahve içmekten ziyade instagram'da check-in yapmak olduğu için bu serzenişler...
  • butik kahvecilerde laptopunu alıp akşama kadar takılamıyor insanlar. çünkü rahat ettirmiyorlar. hele biraz da mekan doluysa garson tepende bitiyor kahven bitince alıyor temizliyor masayı. siktir git artık dercesine. starbucksta sallayan yok tabi. biraz da arsız bi adamsa sabahtan gelip kuruluyor akşama kadar işgal ediyor bi masayı. şimdi böyle sandalye ve göt kadar rahatsız yerler yaparak gerçekten kahve içip biraz muhabbet etmek isteyenler gelsin diyor kibarca. nasılsa yine gidecek herkes. starbucks'ın alternatifi yok çünkü.
  • ekşicilerin hepsi starbucks dışında biraz oturunca hadi kış kış diyen mahalle kıraathanelerine mi gidiyor, ya da starbucks’ı sürekli bişiler soran, çay dayayan cafeler ile mi karşılaştırıyor anlamadım.
    self servis kahvecilerin hiçbirinde oturmanıza karışılmaz, mcdonaldsta bile karışılmaz yani.
    buradaki ekşicilerin tek amacı saatlerce yayılmak olabilir ama bazı starbuckslar örneğin maslak vb al-götürün de çom yaygın olduğu bi yer. beyaz yakalılar şurup dolu yanık bi kahve için uzunca kuyruk yapıp bikaç saatlik gelirlerini verip çıkarlar.
    kaldı ki burada starbuck’ın bir tutum değişikliği söz konusu.
    eski şubelerinde tuvalet alanı, oturma düzeni daha insaniyken, farklı sütlere para alınmazken bu şu an gelinen bir durum.