şükela:  tümü | bugün
  • starbucksa gidilir, önce düşünülür ne içeleceğine ve kasaya yaklaşılınır.

    +merabalar, ne istersiniz?
    -ben bir tane latte istiyorum içine de çikolata sosu lütfen.
    +tabi, isminiz ne acaba?
    -(artık kendi ismimi söylemek istemiyorum deyip baska bir isim düşünülür) linda.
    +peki, .. ytl tutuyor.
    -buyrun.

    yan tarafa geçilinir ve beklemeye başlanır. 5 dakika geçer. birkaç kahve koyulur o masa gibi yere ve kadın/adam isimleri başlar saymaya. 'ahmet bey, mehmet bey, funda hanım'. sizin adınız okunmaz ve lanet olası latteniz yoktur ortada. dayanma sınırı aşılınır.

    +merabalar, ben latte istemiştim.
    -işte önünüzde.
    +bu benimki değil ki.
    +funda hanım değil misiniz siz?
    -linda olmasın o.
    +(rezilliği örtmek için gülümser) cok özür dilerim, buyrun, afiyet olsun.
    -...
  • sadece sıtarbaks'da değil, fatura için isim isteyen bilumum mağazalarda da yapılabilen davranış. kendimden biliyorum..
  • çok mantıklı olabilecek davranış. devamlı yazış halindeki bazı baristalardan kaçış yolu olabilir belki. her seferinde başka isim verilince iyice kafaları da karışabilir. denemeye değer.
  • bu yolla aklınca baristalarla vaşak geçtiğini sanan kimi müşterilerin bazen kendisinden akılca üstün bazı baristalara denk gelmesi sonucu acı bir cevap almasıyla son bulan eylemler silsilesidir..
    çok zeki ve yakışıklı bir barista geçenlerde böyle bir herifi büyük bir kalabalık içerisinde rezil etmiştir..
    malum olay şu şekilde cereyan etti, gözlerimin önünde..!

    ukala dümbeleği bir herifin, baristanın gayetle mecburiyet ve format gereği sorduğu "isminiz nedir efendim" sorusuna, yanındaki kız arkadaşına bakıp ondan da onay gülücüğü aldıktan sonra, kahkahalarla " a y ı b o ğ a n " demesiyle küplere tırmanan barista cevap ve ders vermekte gecikmedi..
    barista bardağa özenle bu adı yazdıktan sonra, kasayı arkadaşına bırakarak, kahveyi hazırlamak üzere bizzat espresso makinesinin başına geçti( ki normal koşullarda kasiyer kasadadır, içeceği hazırlayacak kişi de kahve makinesinin başında)..
    kahve hazır olunca, mekândaki kalabalığın da rahatça işitebileceği bir biçimde şöyle seslendi..:
    " a y ı b o ğ a n b e y, kahveniz hazır..! "

    adam, içeceği almak üzere bara yöneliyordu ve fakat barista diğer müşterilere bakarak bağırmaya devam ediyordu..: " a y ı b o ğ a n b e y, kahveniz.."
    bir kez daha bunu söylediğinde adamın yüzündeki kızarıklık, kâğıt bardağın üzerindeki desenin kırmızılığıyla aynı tona ulaştı..

    ve son darbe: göz göze geldiler herif ve barista; " buyrun a y ı b o ğ a n b e y, afiyet olsun efendim..! "
  • kimi ilgilendirir bilmiyorum; ama geçen gün caddebostan'daki starbucks'ta athena'dan hakanın izlediği yol. merak edenler için: kendisi osman adını kullandı mahlas olarak. (bkz: hafızada yer işgal eden gereksiz bilgiler)
  • adını ilk söylediğinde sık sık anlaşılma sorunu yaşayanların yaptığı eylemdir.

    arkadaşım x ikimiz için de sipariş vericekse benim adımı kullanır. hala alışamadım.

    a: görevli x: arkadaş b: ben

    a: - adınız?
    x: - samantha
    b: - efendim x?
    b: - hmmm peki, e sonra....bıdıbıdıbıdı...

    artık arkadaşa neden diye sorulmaz bile, bilinir yıllardır adının kaç farklı şekilde anlaşılıp yazıldığı. sonunda defalarca adını tekrarlamak zorunda kalmak kadar kendi kahvemizi başkasının sanıp aval aval bakınma ihtimali var.
  • devamlı yaptığım şey, artık tanıyorlar da, hep farklı isim söylediğim de fark ediliyor, gergin biriyim sonuçta, stalker'ı var, manyağı var,
    yanında bir arkadaşın olunca eğlenceli bile oluyor, her seferinde acaba ne saçmalayacağım diye bekliyoruz, diyeceğim o ki, şüpheci biriyim fakat kahve bağımlısıyım.
  • ufak bir çılgınlıktır, hayata renk katar, neden olmasındır.