şükela:  tümü | bugün
  • starbucks'da after coffee mints yerken düzeni eleştiren tipin üst komşusudur. ben en altta oturuyorum, geçen gün geldi bir fincan kahve alabilir miyim komşu dedi kovaladım yalının çıkışına kadar, bıktım vallahi boğazın eski tadı kalmadı.
  • converse ayakkabılı amerika düşmanları ile işbirliği yapıyordur muhtemelen. kesinlikle çok zengin, papağan karakterine sahip ve sığ bir insandır. fakat bu aymazlıktan kurtulmalı, hemen o kahveyi fırlatmalı ve en yakın çay ocağına koşmalıdır. çünkü düzeni eleştirmek için önce düzeni oluşturan her şeyden vazgeçmek gerekir değil mi?
    işte o biraz zor modern zamanlarımızda. sonra o eleştirileri bizden başka kimse duymaz.
  • sekizinci level'da karşımıza çıkan bir puşttur. yanından geçerken konuşmaları duyulduğunda adamı zıvanadan çıkartır. kahvesini evinde içse her şey daha güzel olacaktır halbuki... frapuçinosunu götüne sokmak lazımdır böylesinin. *
  • (bkz: hayvanoğlu hayvan)

    polatlılı zafer,pringles yerken.

    (bkz: bunu yapan insan olamaz)

    bakırköy'den selim,hp laptop'uyla internet'te surf yaparken.

    (bkz: allah belanızı versin)

    keçiören'den fikret,ağzında vivident'le.

    (bkz: orospu çocukları)

    tavşanlı'dan nedime,cüzdanı nike.

    (bkz: ananızı sikti orospu çocukları)

    müze'den. yazarı şu anda starbucks'a para kazandırmayıp evinde nescafe içenlerden.

    bırakın bu işleri. daha iyileri var.

    edit:vivident joker.
  • coca cola içip de düzeni eleştiren tipten çok da farklı olmayan tip.. etrafınızdaki herşeyin kapitalist düzene ait olduğu bir yerde düzeni eleştirmek için uygun bir yer bulmak artık çok zor. ha onu bıraktım bu şey gibi .. madem komünistsin neden araban var .. neden kendi evin var . höst karıştırma demezler mi adama. komünistlikle enayilik aynı şey değil demezler mi.. bırakın düzeni eleştirsinler varsın starbucks da eleştirsinler. ama düzeni eleştirme diye bahsedilen şey mümkünse türban sorunu olmasın..
  • starbucks yerine herhangi bir yerde de pek tabii düzeni eleştirebilecek olan insandır. düzeni eleştirmek için illa kadıköy hasırda çay içmek gerekmez. ha ayrıca düzeni eleştiren herkes bu düzenin dışında mı yaşıyor sanılıyor anlamadım ki? nasıl insanları bu tip bi kategorizasyona sokabiliriz? bu gereksiz saçma düşünceleri bir kenara bırakıp düzeni eleştireceksek eleştirelim. yok ona buna bok atacaksak bunun sonu gelmez.
  • fazla çağıl ve normal olduğunu düşündüğüm tip
  • anaakıma kapılan tiptir. düzen herkesi düzer; herkes düzülüyorsa, sorun belki de düzende değil düzülendedir. biraz da düzüleni eleştirmesi gerekir, latte'sinden bir yudum alarak.
  • (bkz: bunu içmeden uçamıyorum)

    espri bir yana şu başlıklar ve eleştiriler yüzünden sistemin işleyişi hakkında konuşmadan o kahveyi içmek mümkün değil (bkz: kendi kendine konuşurken lafın lafı açması)

    starbucks kahve aleminin game of thrones'i midir? gitmeyenler neden kendilerini diğerlerinin bu kadar üzerinde hissetmektedirler?

    bir kahvenin genel olarak neden bu kadar pahalı olduğunu oturup konuşabiliriz, türk kahvesini neden ülkece bu kadar iyi pazarlayamadığımızı ya da üzerimize bile alamadığımızı konuşabiliriz. starbucks diğer ülkelerde uyguladığı hizmeti neden burda da sunmuyor bunu da tartışırız.. ama f/p oranı bariz diğer yerlerin önünde olan bir yere neden gittiğimizi anlamak bu kadar da zor olmamalı. f/p derken al eve getir demle bakımından söylemiyorum. daha iyi kahveleri çok daha uygun fiyata alabileceğiniz yerler tabi ki var.

    esas sorun süreçleri yaşamıyor ama seçimleri tüketiyor oluşumuzda. daha iyisini yapabilmek adına örgütlenemiyorsak bunun özeleştirisini herkes kendi içinde yapmalı. sonuçta her şeyin çözümü belli (bkz: sınıf farkı).

    kolektif bir lanet ile starbucks yıkımı işine başlayamıyorsak en ucuzu kovalamaya mecbur devam edicem.. daha iyi önerisi olan yazar arkadaşlar varsa yeşillendirsin, kafeinler içinden koşa koşa gidelim.
  • davranış olarak oksimorondur.