şükela:  tümü | bugün
  • internetten canlı yayınlanan etkinlik.
  • startup-porn'a dönüşmüş, çok da gerekli şeylerin olmadığı, sürekli teknolojiden bahsedilen, sürekli inovasyondan bahsedilen; ama kimsenin ne dediğinin farkında olmadığı gereksiz etkinlik.

    evet bildiğiniz gereksiz. bir kısım kendini önemli hissetmek isteyen adam, bir kısım hızlı para kazanmak isteyen garip gureba, çok küçük bir kısım da ben burada napıyorum ya ne kadar salakça bir yer diyen insandan müteşekkil.

    buradaki çoğu insan dünyayı kurtardığını falan zannediyor. katılımcıların bir kısmı minik minik "ceo" "cto" olmuş etrafta salınıyor. katılımcıların ve anlamsız konuşma yapan konuşmacıların bir kısmı kendini steve jobs ve elon musk sanarak takılıyor.

    ya bi kendinize gelin gözünüzü seveyim. gerçek dünya problemlerine bir odaklanan. lan geçen haber vardı okumadınız mı hiç biriniz karbondioksit seviyesi ile ilgili, hanginizin bu konuda çözümü var, hanginiz açlıkla ilgili birşey üretebileceksiniz, ya da sağlık alanı... ya da uzaya çıkmayı deneyeniniz var mı ? yok neden, çünkü hepiniz sik sok startup diye geziyorsunuz.

    çok gezersiniz.

    gereksiz kişisel gelişim seminerlerinden bir adım daha faydalı değil maalesef. organizasyonun kötü olması ise gerçekten acı. ortalama bir akademik kongre bile çok daha başarılı oluyor organizasyon konusunda.

    bir de ekleme: yahu cüneyt özdemir'in ne işi vardı ki bu etkinlikte ? kalkıp gelmedim bile yatağımın tadını çıkardım... te allam.

    bu da ikinci ek: memnuniyet anketi yollamışlar. eyvallah, ad soyat utanmasalar muhtarlıktan nufus sureti isteyecekler anketi doldurmam için. yavrum sizi haketmediğiniz şekilde övelim diye taktik mi yapıyorsunuz? patrona çaktırmadan işleri batırmamaya falan mı çalışıyorsunuz?
  • içeriğinden bağımsız olarak (belki de bağımlıdır) türk konuşmacıların ingilizce seviyelerinin yerlerde süründüğü organizasyon. yabancı okullarda okumuş, uluslararası iş yapmasa bile uluslararası ilişkileri olan, tatillere yurtdışına giden insanların ortaokul ingilizcesinden hallice ingilizce konuşması gerçekten kulak tırmalıyor. hele karşılıklı konuşmaların olduğu oturumlarda bu vahim durum daha da açığa çıkıyor.
    dünyayla en fazla entegre olmamız gereken böyle bir organizasyonda bile durum bu maalesef.
  • hangi amaca hizmet ettiğini anlamadığım etkinlik.

    yani düşünün bir startup neden türkiye'yi ev olarak seçsin ki?

    - bakın paypal burada yok. yani startup olmanın en gerekli araçlarından.
    - vergi sistemimiz startup'ları destekleyecek şekilde düzenlenmemiş. teknokent'lere gidebilirsin ama onların da başka zorlukları başka sorunları var.
    - internet altyapımız download üzerine kurulu. içerik üretip upload yapanlar için inanılmaz yavaştır. yüksek upload hızı için servis sağlayıcılara resmen servet ödemeniz gerekiyor.
    - vergi mevzuatımız karmaşık, eski ve mükellef dostu olmaktan oldukça uzak.
    - kesinlikle adil olmayan vergi sistemi. ne kadar dürüstsen o kadar enayisin mantığı üzerinde kurulmuş.
    - teknoloji ve patent uzmanı mahkemelerimiz hemen hemen yok gibi.
    - telif hakları farkındalığımız düşük.
    - korsan yazılım kullanımı yüksek.
    - yan giderler çok fazla: zorunlu muhasebeci, bağ-kur, ota boka stopaj, damga vergisi vs.
    - elektrik, su, telefon, internet ve benzer giderler gereksiz yere pahalı ve ötv tarzı vergilerle daha da şişiriliyor olması.
    - ulaşım pahalı.
    - akaryakıt üzerinden alınan astronomşk vergiler.
    - keyfe göre kapatılıp açılan dropbox, github vs. gibi servisler.
    - üniversitelerimiz startup'ları besleyebilecek bilgi ve know how seviyesinden uzak.

    bakın işin siyaset, adalet, güvenlik, terör ve istikrar ayağına hiç girmiyorum...
  • devlet politikaları teknolojik açıdan çok gelişmiş, çözüm odaklı sistemlere aç olan ülkelerin bile halen yolun başındayız dediği bir dünyada türkiye'de alt yapı yetersizliği ve bürokratik bir çok engele rağmen halen birşeyler deneyen varsa ya bununla eğleniyordur, ya da baba parası çok birşeylere kartvizit yaratalım insanlar işi var sansınlar diye çaba içindedir. amerika kaliforniya dediğiniz teknolojinin her sabah topraktan fıştırdığı topraklarda yeni açılan startup'ların %76'sı 1 yıl sonunu göremiyorken, türkiye'de neyin peşindesiniz, bir anlatın da biz dinleyelim.
  • ülkemizde içi en çok boşaltılmış olaylardan biri de girişimcilik.
    saçma sapan kopya wordpress siteler kurup, profiline hemen girişimci yazan bu adamlar yüzünden ben bu işten soğudum arkadaş.

    bu tarz etkinlikleri önceden desteklerdim, özellikle gençlerin fikirler ortaya atıp markalarını globale taşımalarına ve ülkemize katkı sağlamalarına yardım ettiklerini düşünürdüm.

    ta ki 2016 yılında bu ve benzeri girişimcilik etkinliklerine katılana kadar. etkinlikte herkes mark zuckerberg edasında geziniyor ama bakıyorsun adamların başardığı hiç bir şey yok. (bir elin parmağını geçmeyecek kişileri tenzih ederim.)

    sahneye her çıkan aynı şeyi anlatıyor. yok fintech, yok inovasyon. bunları oturup dinlemekle, fotoğraflar çekinip profile entrepreneur yazmakla girişimci olunmuyor sevgili arkadaşlar.

    yazık çok yazık.

    tanım: ülkenin geleceği gençlere bile 24 euro ya bilet itemeleye çalışan etkinlik.
  • burak büyükdemir isminde bir adamın yeni ticarethanesi.
    eskisi için bakınız : etohum
  • her yıl balon projeleri poh pohlayıp göz boyayan organizasyon.

    kazananları arasına bakarsanız yarısının ya web sitesi yoktur, ya kapanmıştır ya da görüntüden duruyordur.

    p.s: kesinlikle kötüleme amacım yok, ancak organizasyon ve iletişim yetenekleri kuvvetli olduğu kadar keşke amacına hizmet edebilen bir organizasyon olsa.
  • katılacak projelerin daha önce başarılı olmuş girişimciler ve yatırımcıların değerlendirilmesiyle seçildiği organizasyon. (bu yıl 20-23 ekim 2017'de yapılıyor ve çok sağlam konuşmacılar var)

    organizasyonun amacı, sadece projeleri podyuma çıkarmak ve yatırım almasını sağlamak değil, aynı zamanda networking sağlamak, ekosistemi bir araya getirmek ve konuşmalarla katılımcıların bilgilerini güncellemek / ufuklarını açmak. günümüzde en önemli şeylerden ikisi: bilgi ve network. bu ikisini kesinlikle yabana atmamak gerek.

    her seçilen / katılan başarılı olacak diye bir kural yok. benzer bir çok organizasyonda yüzlerce girişim podyuma çıkıyor ve kendini anlatmaya çalışıyor. bazıları yatırım alıyor, bazıları destek. bazıları hiç bir şey almasa bile ileride başarılı olabiliyor, bazıları yılın girişimi seçilse bile bir kaç ay içinde kepenk kapatabiliyor. bu durum dünyada da böyle, çok farklı değil.

    türkiye'nin ekonomik ve siyasi dalgalanmaları durumu biraz daha kötü yapabiliyor. ama ne olursa bu tür organizasyonlar veya iş ağları özellikle devlet tarafından bir şekilde desteklenmeli. teknolojiye yatırım yapan devlet uzun vadede kazanır, eğer yatırımlar başka alanlara kayarsa, beyinler de başka ülkelere kayar. bu konuda gila benmayor'un "startup istanbul’un sponsoru neden estonya?" başlıklı yazısının okunmasında ve üzerinde düşünülmesinde fayda var.