şükela:  tümü | bugün
  • stelios kazantzidis 29 agustos 1931 de atina da dogdu. ilk muzik calismalarina 13 yasinda basladi. kazantzidis ilk sahne deneyimine 1950 yilinda kifissa da bir gece klubunde calisarak basladi. 1952 yilinda ise apostolos kaldaras ile ilk studyo kayitlarini yapti. sonralari yannis papaioannou, yiorgos mitsakis, tsistanis, loizos, hatzidakis, theodorakis ve xarhakos ile calisti.
    uzun ve basarili gecen muzik yasami boyunca 120 album de calisti. 1976 yilina kadar album calismalarina devam etti. 14 eylul 2001 tarihnde 70 yasinda atina devlet hastanesinde hayata veda etti. atina da ki cenaze toreninde onbinlerce insan kazantzidis icin aglayarak yurudu.
  • albumlerinden bazilari :

    - ayti einai i zwi mou
    - ta aidonia tou pontou
    - megales stigmes
    - gyrismos (1973)
    - gyalinos kosmos (1974)
    - kataxnia
    - h zoi mou oli
    - stin anatoli (m.theodorakis)
    - yparxo (1975)
    - kainourioi kosmoi
    - mia gynaika efyge
    - stigmes
    - tragoudiste mazi mou
    - nyxterides ki araxnes
    - ena gramma
    - h stenaxoria mou
    - o stelios kazantzidis tragoudaei kosta birbo
    - o stelios kazantzidis tragoudaei pythagora
    - to dromoloi tis zois
    - o stelios kazantzidis tragoudaei babi bakali
    - ta kallytera mou tragoudia
    - stelios kazantzidis "gia panta" 1952-1963" istorikes hxografiseis
    - stelios kazantzidis "anekdota tragoudia stis 33 strofes"
    - ex anatolon pros dysmas - paradosiaka tragoudia elladas kai tourkias
    - kazantzidis collection - paketo 10 diskon me tragoudia spania tou stelara
    - kazantzidis - nikolopoulos "bradiazei" (1992)
    - ena glenti me to stelara - zontani hxografisi (1993)
    - kazantzidis - marinella "h proti agapi sou eimai ego"
    - ex anatolon to melos
    - megales stigmes
    - kai pou theos (1994)
    - biomata (1995)
    -afieroma (1996)
    - tragoudo (1997)
  • en unlu sarkılarından biri o mparmpa giannhs
  • kazancidis hakkında bir çocukluk hikayesi

    1974 yılıydı. yatılı olarak öğrenim gördüğüm bornova körler okulu’nda ders yılı henüz başlamıştı. öğretmenlerim müzisyen olacağımdan daha o gün bile emindiler. birgün müzik öğretmenim kendisine komşu mahallede ( yunanistan’da) doğmuş bir türk müzisyenin bir 45’lik hediye ettiğini söyledi.

    merakla dinlemeye başladık. önce “manduala” daha sonra da “tote lefteo vradhi mu”. yerimde kalakalmıştım. adeta büyülenmiştim. vücuduma her yönden baş döndürücü oklar yağıyordu. bu ezgilerin sirenler gibi beni kendine çektiğini anımsıyorum.

    üniversite yıllarından başlayarak hemen hemen bütün şarkılarına sahip olduğum büyük ses stelios kazancidis’ten dinlediğim bu iki şarkı bana hem komşu mahalleden tanıdık kokular getiriyordu hem de yepyeni sarhoş edici ezgiler. iyi ki bütün bunlarla o günlerde kıbrıs’ta devam eden sıcak savaş arasında büyüklerin kolaylıkla kurabileceği milliyetçi bağlantıyı kuramayacak kadar safmışım.

    işte komşu mahalleden uçuşup gelen bu iki tohum içimde minicik bir filiz yeşertti. suyunu komşu mahalle radyolarından dinlediğim şarkılardan alan filiz zamanla boy attı. daha sonra ileri tarım tekniklerini kullanarak onu koca bir ağaç haline getirdim. çoktandır meyvaları başlıca besin kaynağım. nice ağaçlar yetişmeye başladı benimki gibi, iki mahallenin uçuşan tohumlarından, tozlarından. artık unutuldu sanılan eski komşuluk hikayeleri yeniden dillerde dolaşmaya başladı. o gün mezarı başında binlerce insan hep bir ağızdan “ ola ine ena psema” diye haykırırken, ben de burada, istanbul’da onlarla birlikte söylüyordum o harika şarkıyı, o ilk göz ağrımı.

    muammer ketencoğlu
    6 şubat 2005, istanbul
  • etkileyici sesini yunanlılar’ın nimosino dedikleri cenaze evlerinde ağıt yakan anneannesinden almıştır.

    türkçe şarkılardan oluşan ta tragoudia tis anatolis albümüyle tanışıp, anadolulu kazantzidis'i sevdikten sonra, onun bir de yunanlı tarafını keşfetmek, zeybekikos ritmindeki şarkılarını, pontiaka'larını, auti i nixta menei'yi, tora klais giati klais'i her sabah defalarca dinlemek bambaşkadır. sesinin gücünü kanıtlarcasına en popüler şarkıları uzun uzun ahlamalarla başlar. istanbul'daki bir konserinde hüzünlü sesiyle zeki müren’i ağlattığı söylenir.

    şarkılarında hep makria mu* der, en çok kullandığı sözdür.
  • kendisi konyalım türküsünü de seslendirmiş. iyi de yapmış, çok keyifli bir yorum olmuş. hele bir yörü deyişi var ki suratınızda bir tebessümle siz de eşlik etmeye başlıyorsunuz. ta tragoudia tis anatolis albümünde yer almakta parça.