şükela:  tümü | bugün
  • beşiktaş kabalcı'nın üst katında bulunan ucuz kitap reyonundan dün akşam sırf eğlence olsun diye 0,30 ytl'ye aldım bu kitabı.kitabın yazarı fazla meşhur olamamış amerikan yazarlardan olive higgins prouty .yazarın 1920 yılında yazdığı ve hafiften feminist göndermeler de yapan bu ucuz aşk romanı türkçe'ye yüksel güneri tarafından 1957'de çevrilmiş.kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında şu cümle yazıyor:
    lükse,servete düşkün haris bir kadın kendi menfaati için herşeyi yıkıp inkar etti.ama kızının saadeti mevzuubahs olunca da herşeyini bu uğurda feda etmekten çekinmedi.

    kimbilir türkiye'de kaç hülyalı genç kız,kaç mutsuz ev kadını bu kitabı okudu bilinmez.lakin amerika'da zamanında epey tutmuş olmalı ki birkaç kere filme alınmış.

    bakınız: http://www.youtube.com/watch?v=je6txhu0yyc
  • sınıfsal kökeni itibariyle 'alt sınıftan' bir kadının, stella dallas'ın öyküsü. king vidor'un yönetmenliği yaptığı filmin bizim yeşilçam için biçilmiş kaftan. zaten tonlarca benzeri var yeşilçam'ın sulu zırtlak melodramlarında. epey etkilemiş gibi duruyor.

    filmde barbara stanwyck'in gerçekten muazzam performansı sınıf çelişkilerinde filmin 'güçlüden' yana olduğunu, 'annelik' üzerinden boktan bir mesaja sahip olduğu gerçeğini değiştirmiyor. burjuva sınıfının steril hayatını en ufak bir eleştiri yapmadan bize aktarırken bütün ağırlık 'kokoş mahalle karısı' imajına bindirilmiş durumda. bir noktaya kadar eğlenceli gelen bu durum idealize edildikçe edilen steril, helen morrison ve stephen dallas çiftinin 'zaferi' ile bitiyor. her ne kadar son sahnede yüzünde gülücükler olan stella dallas olsa da king vidor burjuvazinin zaferine çakılan selamla götümüzde bir ağrılık hissediyoruz. hele hele.

    bu arada laurel dallas rolünde anne shirley, yirim.