şükela:  tümü | bugün
  • 2005'in sonunda ortaya cikan ve o zamandan beri hizli yukselisine devam eden, minimalist tekno bazli produksiyon yapan alman produktor. stephan ilk albumunu de cikardi. album genel anlamda oldukca da basarili. tavsiye ederim.

    incelemesi:

    http://proodos.blogspot.com/…ist-herzblut-2007.html
  • 30 kasimda indigo sahnesinde. merakla bekliyoruz.
  • bu sene liebe ist... adli albümünde harikalar yaratmis prodüktör. uzun uzun, cazir cuzur, insanin midesinde hissettigi baslar icin gidip görülmeye deger kisi.
  • vakti zamanında sinead o'connor ile çalışmış, goethe theatre, ikarus dancing theatre gibi dünyaca ünlü tiyatro sahnelerinde sergilenen oyunlarda deneysel icraatlerde bulunmuş kuzey almanyalı müzisyen. geçtiğimiz haftalarda ankara'da 13 kişiye çalması ise bambaşka bir trajedi
    [saklıkente gelen her beş kişiden dördünü barzo ankaralıların oluşturduğu düşünülürse belki de şans eseri büyük bir faciadan dönüldü manşetiyle süslenebilir aslında bu yazı]
  • 1997 yilindan beri kaycee, condor,taiko gibi bir cok alias altinda trance parcalar yayinladigini da unutmamak gerek.

    ayrica oliver huntemann ile beraber rekorder,
    thomas schumacher ile elektrochemie adi altinda cok iyi calismalara imza atmis cok iyi bir dj/producer.
  • ne menem bir deli olduğu dinledikçe ortaya çıkan, şu zamana kadar gerçekten büyük işlere imza atmış büyük insan. [aklını kullanmayı bilmek üstelik bu faaliyeti sergileyebilmek herşeyden öte bu kadar keyif verici olabilmek herkesin harcı değil diye düşünüyorum.]
  • resident advisor'ın yayınladığı 2007 tarihli ra.043 isimli seti efsanedir.
  • teknonun repetitif özünü bir seviye yukarıya taşımıştır. önce şu iki resmi göstermek istiyorum;

    http://i1.sndcdn.com/…9-mctgst-original.jpg?e4d21f2

    http://www.gophoto.it/…phan-bodzin.jpg#.unt5borsinl

    kuvvetli bir müzik altyapısının altında, hatırı sayılır ölçüde zeka veya olaylara matematiksel yaklaşmasını sağlayacak bir eğitimi vardır. teknonun o discrete/repetitif özüne kesinlikle karşı gelmeden, şarkılarına öyle bir süreklilik/akıcılık verir ki aklınız durur. karakteri robot dansı yapacak kadar discrete olan, ölçüleri çok belli olan(ki bazen tekno şarkıda kick arar hale gelirsiniz) şarkılarında öyle sesler kullanır ki bir anda şarkıların sürekliliği adeta keman konçertosu dinliyormuşsunuzcasına zarif bir hal alıp göze çarpar. şarkının repetitif alt yapısının yanında birden çok öyle layerlar vardır ki loopun başını bulmakta zorlanırsınız. hatta bazen koca şarkı boyunca loop yoktur ama gizli bir layer ile o şarkı hala repetitiftir ve teknodur.

    şu yüzyılda modern müziğin demirbaşları deseniz ilk 10a kesinlikle girer. önündeki synthi bir orkestraymışçasına değerlendirip şefliğe soyunan bu dehanın, işi gücü bırakıp konservatuarlarda akademisyen olarak hayatına devam etmesi dahi gerekir. geçmiş yüzyıllarda müziğin hep öncüsü olmuş, bach, beethoven, handel, haydn gibi dahiler çıkarmış almanya, bulunduğumuz yüzyılda da stimming, bodzin gibilerle kesinlikle müzik alanında 1 numara olmaya devam etmektedir.

    yukarıdaki o iki resmin orada işi ne diye düşünüyorsunuzdur muhtemelen. ikinci resimdeki sürekliliğe tezat olarak birinci resimdeki discretelik dikkatleri çekmiştir ve ben bunun tesadüf olmadığı kanısındayım. müziğinden flyerına, artworküne kadar tam bir sanatçı nasıl olunur sorusunun cevabı, işte bu bremen'lidir.

    şarkı seçmek çok zor olsa da bir örnek vermekte fayda var, buyrun bremen-ost;

    http://www.youtube.com/watch?v=h6a6s0oi8dq

    iyi eğlenceler.
  • bir projede, ikinci de değil, üçüncü kişi olması durumunda mükemmeliyeti getiren prodüktör. normal insanların göremediği eksikleri tamamlıyor.
  • tamamen kendi prodüksüyonu olan parçalar, işlenmemiş pure genius gibidirler, birer impulse responsetırlar. f(x) *convolution* h(x) = y(x) olarak düşünürsek, o parçalar h(x)'tir. başka x prodüktörlerin inputları f(x)'ler ile convolve ettikleri zaman eğitimsiz kulakların maksimum hazzı alacağı zevk kaynağı ve arzu objesi y(x)'ler oluşur.