şükela:  tümü | bugün
  • osmanlı orduları viyana'yı fethetmiş olsaydı, bugün belki de "istefan camii" olarak alınacak katedral.
  • dinle alakadar bir insan değilimdir. ancak ibadet yerlerine yaptığım turistik ziyaretlerde genellikle mimariye hayran kalmama engel olmaz bu durumum.
    dış mimari zaten ben gotiğim diye bağırıyor. ama içeriye girdiğinde de bambaşka bir atmosfer var. içerideki ikonalar, alışıldık kilise / katedral süslemelerinin çok dışında tasarlanmış. belki başka birçok kilisede huzurlu bir ortam yakalanabilir ancak burada değil... hayalgücü azıcık kuvvetli birisi burada neler neler imgeleyebilir... ruhunu şeytana satmış bir rahibin son çırpınışlarını, işlediği günahların bedelini ödemeye çağırılan bir kimsenin kaçışlarını kolayca hayal edebilir, korkabilir, kendinizi bir şeytan-din konulu bir korku filmi setinde veya bir kitabın sayfalarında görebilirsiniz. ta ki, benim gibi, içeride bir konser provasına rastlayana kadar.

    devasa bir org* çalmaktadır, yaklaşık 100 kişilik bir koro katedrali ortalamıştır, şef kendinden geçerek onları yönetmekte, yer yer azarlamaktadır ve bu topluluktan çıkan çok sesli şölen o eşsiz akustikli katedral kolonlarını ve duvarlarını tokatlamaktadır.

    başkasını bilmem, ben birkaç damla gözyaşına engel olamadım.
  • turistik amaçlı olarak kullanılan atlı araçların yanında beklemesi yüzünden etrafı berbat kokan katedral
  • sarili yesilli bejli, kilim desenini andiran ve gotik bir katedrale hic yakismayan, alakasizlik ve zevksizlik ornegi bir catisi vardir.
  • neredeyse tüm avrupa kentlerinin tam merkezinde hep bir katedral bulunur. stephansdom da viyana'nın işte o tam merkezindeki katedral. içi büyüleyici güzelliktedir. çatısından da viyana'yı seyredebilirsiniz.

    asansörle çatısına çıkarsanız sadece özel bayramlarda ve yılbaşlarında çalan "pummerin" denilen çanda bezekli işlemeleri görebilirsiniz. bu işlemeler 6 adet standart türk kafalarıdır. çan (pummerin) viyana kuşatması'nın ardından türk toplarının eritilmesiyle avusturya-macaristan kraliyet çancısı johann achamer tarafından imal edilmiştir. her ne kadar achamer bir avusturyalı ismi olsa da tıpkı kendilerini brandtner, gottlieb, haider, neugeborn, leopoldstatter veya ofner diye isimlendirenlerin birçoğu gibi achamer de katolik'liği kabul etmiş bir türk mahkumuymuş. avusturya'nın soyluları ve varlıklı vatandaşlar vaftiz aileliklerini üstlenmişler. vaftiz olan türkler hizmetli olarak hayatlarını kazanmışlar, halk arasında saygın bir pozisyon üstlenip bugün artık "gerçek viyanalı"dan ayırt edilemez duruma gelmişler.

    ayrıca çatısında bulunan beyaz mavi gri geniş sivri uçlu şeritler ve alt bölmesinde sarı-mavi-sarı kenarlıklarla sınırlandırılmış mavi,sarı ve yeşil çizgili dikdörtgenlerden oluşmuş bordür aslında bir serazen halısı motifidir. bu motife akdeniz bölgesindeki müslümanlarda rastlanır. okuduğum alman bir yazarın "kahve kokusu" adlı kitabına göre bu müslüman halısı viyana'nın simgesiymiş.

    edit: viyana'nın ırkçılığı ve türk düşmanlığı ile bilinen eski başbakanının adının da haider oluşu bir rastlantı mıdır, bilmiyorum.
  • herkesin gozunden kacabilir, ancak viyana'li biri genelde bu bilgiye sahiptir;

    katedralin girisinin ustunde, sagda ve solda iki tane garip heykelcik durur.
    bu heykelciklere dikkatlice bakarsaniz anlarsiniz ki, biri vajina'yi, oteki ise penis'i temsil eder. yani dogurganligi temsil eder.

    kilisenin bircok farkli ilginc yanlari vardir. mesela, halen daha gunumuzde de var olan, ortacag'da kullanilan bir ekmek olcme demiri, kilisenin yaninda cakili durur.

    kilisenin altinda, kara veba sirasinda olmus insanlarin gomuldugu toplu mezar kivaminda, gezilebilen bir mezarlik vardir (bkz: katakomp). ziyaret saatlerini yakalayip gezerseniz agziniz acik kalabilir.
  • nihilistic software'in üretmi$ oldugu vampire the masquerade'in ilk bölümünde de görebilecegimiz,viyana'da bulunmakta olan,avusturya'nin en büyük katedrali.

    söylentilere göre bin yil önce yapiyi yapan mimar,$eytanla bir anla$ma içerisinde imi$,ancak bunun neresi söylencedir ben bilemem. tanidigim herkesin mutlaka $eytanla bir anla$masi oluyor. (bkz: ansiklopediye bireysellik kari$tirmak)

    ek olarak cheja hanimin,$u katedrallere dayali komplo teorilerini barindiran ilginç fikirlerinin içerisinde stephansdom'un nasil bir yer tuttugunu anlatmasini isterim.
  • çok heybetli bir katedral ve viyanalılar steffl diyorlar kısaca. burada da osmanlı nın viyana kuşatmalarının etkisini görmek mümkün. katedralin ana giriş kısmı batı cephesidir, ana girişe göre sol arkadaki yani kuzeydoğu
    duvarında (faytoncuların olduğu kısmın arka köşesi) giovanni capistrano vaiz kürsüsü bulunmakta. giovanni capistrano adından da anlaşılacağı üzere italyanmış, 1451 yılında osmalı saldırılarına karşı vaaz vermek için avusturya ya gönderilmiş ve hristiyan ordularını osmanlı ya karşı gaza getirmiş, 1724 yılında aziz ilan edilmiş. avusturyalılar bundan bir yüzyıl sonra aziz giovanni capistrano yu bir osmanlı akıncısını ayaklarının altında ezerken betimledikleri vaiz kürsüsünü dikmişler.
    http://www.flickr.com/photos/miltonmic/2353411393/
  • beethoven'un sağır olduğunu anlamasını sağlayan irili ufaklı 23 adet çana sahip olduğu söylenen devasa katedral. şöyle ki beethoven, çanlar çaldığında katedralin kulelerinden uzaklaşan kuşları görür ancak çanların seslerini duyamaz ve işitme yeteneğini tamamiyle kaybettiğini anlar. bunun dışında stephansdom için viyana'nın en kalabalık mekanı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. bu katedrali adam akıllı gezmek istiyorsanız sabahın köründe gitmeniz önerilir. doğru düzgün fotoğraf çekebilir kuleye daha rahat tırmanabilirsiniz. zira kulenin merdivenleri oldukça dardır.
  • 1683'teki ikinci viyana kuşatması'nda açılan top ateşi sırasında, duvarlarının binden fazla isabet aldığı rivayet olunan katedral.

    avusturyalılar, 1711 yılında, bu kuşatmadan sonra ele geçirdikleri 180 türk topundan döktükleri devasa çanı, bu katedralde kullanmaya başlamışlar. avusturyalılar, aynı zamanda avrupa'nın en büyük ikinci çanı ünvanına sahip olan bu çana pummerin adını vermişler (türkçeye nasıl çevrilir bilemedim ama bu top ateşinden esinlenerek bu isim verilmiş, ingilizce adı boomer diye geçiyor bu çanın).

    viyana'da, 1683'deki top ateşinden nasibini almış bunun gibi sayısız bina olduğu ve halen bazılarının duvarlarında bu top mermilerinin gömülü olduğu söyleniyor. nitekim am hof meydanındaki bir binanın dışında böyle bir mermi, binaya tutturulmuş bir askıda sergileniyor, bu askının hemen altında, kısaca bu merminin hikayesini anlatan bir yazı eşliğinde.