şükela:  tümü | bugün
  • o kadar zeki olsa tıp kazanirdi ama puani anca fiziğe yetmiş.
  • atatürk'ümüzün, "sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" sözüne ters bi adamdır... bu sözü duyunca/görünce espri kaynağıdır...
  • [alakasiz girizgah] gece 4 burada, uykum kacti, suraya bakayim dedim. yalan tabii, aslinda oturmus shogun 2 total war oynuyorum; projektor sagolsun duvarimda 4-5 bin samuray birbirine giriyor, ergen bebeler gibi zevkten dort koseyim. tam kyoto'yu kusatacagim, telefon yanip sonmeye basladi. o kirmizi ampullu telefonlardan var bende, fbi'dan indirimli aldigim, acil birsey oldugunda kiprasiyor. tabii amerikan telefonu oldugu icin normal haliyle turkiyeyi bolmeyle alakali konulara ayarliydi, benimkini jailbreak yaptim, aciliyet hassasiyetini ateizm/din konularina ayarladim.

    neyse baktim, yine cogunuz sacmalamissiniz, keyfim yerine geldi. sozluk olmasa turkiyenin en makine muhendisi 10-15 ajdarindan biri oldugumu anlamayacagim. bu konuda duzgun birkac yazi arka arkaya gelemiyor, birbirlerini itiyor olmalilar ki aralarina abuk seyler giriyor. yeni bir fizik kuvveti olmali, hawking'i arayin iyi haberleri verin.

    evet hawking, canim hawking, konumuz kendisi. ne demis: "i regard the brain as a computer which will stop working when its components fail...there is no heaven or afterlife for broken down computers; that is a fairy story for people afraid of the dark.”

    yani: "eurovizyonda yine azerbaycan'a 12 puan verdi bu turkler, bilgisayar hatasi sanirim, yoksa her sene her sene olmaz. o bilgisayarlarin bozuk kisimlarini biran once degistirmezlerse, muzakereler otesinde avrupa birligi bir hayal olarak kalacaktir. ondan sonra aglamasinlar, ak parti ampuluyle ortadogunun karanliginda mahsur kalmaktan korkmasinlar. viva ateizm!"

    1) bir: goruldugu uzere demecin ateizmle alakasi yok. konu ahiret. dunyadaki dinlerin buyuk kisminda cennet/cehennem inanci olmadigi gibi, bazilarinda olumden sonrasi dahi yok (tao'cular bilir). hatta hawking'in kendisi de deist degil mi?

    2) demecin ana mantigi basit: noronlarin oldukce hesap kabiliyetini, anilarini, kisiligini, bilincini yavas yavas kaybetmiyor musun? bir noktadan sonra bilgisayar calismaz hale geliyor, geriye otonom sistemlerin idaresi disinda bir aktivite kalmiyor. diyelim 5 yil komada kaldiktan sonra onlari da oldurduk, tamamen gittik. bu noktada, 5 yil oncekinden de kotu bir durumdayiz fiziksel olarak. olduk sonucta, daha ne. yanarak olelim hatta, noron moron kalmadi. insani insan yapan hersey 5 sene once kaybolmusken, simdi daha kotu hale gelmis olmamiza ragmen, mucizevi bir bicimde bizim karakterimiz, anilarimiz, bilincimiz veya hayat enerjimiz (artik ruh anlayisiniz nasilsa) saklandiklari yerden cikip, zamaninda alinmis save dosyasi gibi cennete transfer edilerek, 5 sene once kaldigimiz yerden devam etmesi cok acayip bir teori.

    3) destekleyici fikirler:
    a) zamaninda insanlarin canlilardaki hareketi veya bilinci aciklayacak teorileri olmadigindan ruh gibi kavramlar uydurmus olmalari dogal.
    b) ahiret veya reenkarnasyon, gercek olsalar da olmasalar da yasama icgudumuzun devami olarak icat edileceklerdi illa ki.
    c) tarihte varolmus bu kadar dinin, olumden sonraki yasam konusunda birbirinden bagimsiz cografyalarda ve tarihlerde gelistirilmis suruyle dogma ortaya koymalarini, pek cogunun da hic ortak yanlari olmamasini dusunun. dunyanin en guclu imparatorlugunun vatandaslari, yuzlerce sene boyunca oldukten sonra styx nehrine yapacaklari yolculugu hayal ediyorlardi, kimse kaldi mi buna inanan? bu cesitlilik ve rastgelelik, isin sezgiyle varilan tek bir gerceklik olmasindan ziyade herkeste ortak olan varolus acisina (human condition aslinda demek istedigim) karsi verilen cevaplar olmasi teorisini destekliyor.
    d) masal/peri lafi gecmesi de sunu hatirlatmali: yuz sene oncesine kadar bu dunyadaki endustriyellesmis ulkelerin dahi cogunda perilere/cadilara inanis had safhadaydi. yani ciddi ciddi buna itibar ediyordu insanlar. simdi cocuklara masal bunlar. hurilerin, ridvanlarin, zebanilerin, melek hiyerarsisinden mutesekkil bir kralligin ve yunan mitolojisinden arak bir underworldun de ne kadar buyuk bir farki var o perilerden allah askina * butun olasi inanislar/teoriler skalasinda?

    4) ahiret anlayisi olarak ozellikle hristiyanlik/islamiyetten bahsediyorsak, ek destekleyici fikirler:
    a) bir omurde yapilan eylemler baz alinarak, sonsuz sureli odul/ceza verilmesi, adil bir tanri fikriyle celisiyor (bu tek basina butun inanc sistemini cokertecek kadar buyuk bir sorun)
    b) bu is sirasiyla, dusuk, bebek olumu, cocuk, ergen olumleri gibi durumlarda iyice garip
    c) cezanin suresi isi halledilse bile insanlarin, eylem/dusunce/duygularindan yuzde yuz sorumlu olmadiklari halde (genetik, aile terbiyesi, ulke, dogum tarihi, dogal afet veya savas gibi bireyin kontrolunde olmayan buyuk olaylar gibi etmenleri dusunun) yine cezadan yuzde yuz sorumlu tutulmalari feci.
    d) bu etmenlerin icine tam da yargilamanin ozundeki olaylarin da girmesi, yani seytanin kiskirtmasi ve allah'in cennet cehennem propagandasiyla secime etki etmesi daha da garip. uzay-zaman buken bir dairesel dongu var burada.
    e) ve yine bebek/cocuk/cesitli derecelerdeki akil hastaliklari durumlarinda bu sorumluluk isi iyice celiskili. alzheimerimin basladigi ilk gunde yaptiklarimdan ne kadar sorumluyum? ilk hafta, ilk ay?
    f) ceza ve odul vaadinin etki ettigi bir secim sonucunda, kisisel cikarini koruyan insanlari "iyiliklerinden" dolayi ebediyen odullendirmek dogru degil. bu etki, niyeti kismen de sekillendirse sorun.
    g) cezanin suresi ve sorumluluk sahibi olmanin yarattigi karmasalar tanrinin adil kimligiyle celisirken, cezanin dogasi da, tanrinin iyiliksever kimligiyle celisiyor: duraksiz iskence. biz modern insanlar olarak iskenceyi asiri barbar olmasi nedeniyle, en kotu suclar icin ve en kisa sureler boyunca dahi yasaklamisiz. 50 kisiyi olduren birine 50 dakikalik iskence yapmiyoruz. adam yakma zaten dunyanin en boktan ulkelerinde dahi istisnasiz yasak. ote yandan sonsuz iyilik sahibi tanri, birak adam oldurmeyi, kendine sirk kosani yahut komsunun karisini dudukleyeni sonsuz iskenceye tabii tutuyor.
    h) tanrinin ahirette bizi yargilamada kullandigi oncelikleri de bizim ahlak anlayisimizin gerisinde. homoseksuellik agir suc. on emire bakin, cinayet 6. sirada. tatil gunu * uygulamasi cinayetten once geliyor.
    i) yine on emirinde -ve yine cinayetten, hirsizliktan once- ilk iki emirinde tekrarlamis olmasina ragmen "bana inanmayani cezalandirmakla kalmam ucuncu dorduncu neslini bile cezalandiririm" diyor. bizim ceza hukukumuzda babanin yedigi boklar yuzunden oglan hapis yatmazken, adil tanriya gore 1800lerde yasamis buyuk buyuk dedemin gunahlari yuzunden ebedi izgarada yerimi alacagim. buna inanan var mi? hanginiz bunu "sezgiyle" veya "kalp gozuyle" gordu, akli erdi, ruhu elverdi?
    j) lojistik konulari bir maddede toplayayim, bunlari pek takmiyorum, girgir icin yaziyorum: cennette veya ahiret gununde kac yasindayiz, nerede yatip kalkiyoruz, ailemizi kac yasindaki ruh ve fiziksel halleriyle goruyoruz, 40 sene once olmus adamla 4000 sene once olmus adam ayni mi gozukecek, hafizamiz yerinde mi, yerindeyse kac yasindaki hafiza, tam cennet cehennem arasinda kalmislar ne yapacak, sadece 7 kat biraz dusuk bir "rezolusyon" gibi, vs.
    k) islamiyet oncesi veya cografyasi disindakilerin akibeti ahirette buyuk sorun. her kavme peygamber gonderdik aciklamasinin kesmesi mumkun degil. velev ki peygamberini oldurmus olsunlar, onlarin cocuklari bu mesajdan mahrum kalacaklar, yine ana babalarinin gunahini cekecekler. zaten peygamber gondermek niye, ahiretle ilgili kurallari, kulanim kilavuzunu herkese vahiy yoluyla, sezgi yoluyla yollasan? herkesin bilgiye erisimi esit olmadigi halde, akabinde kararlarindan sorumlu tutulabilmeleri mumkun mu?

    daha var bunlardan ama wikipedia'ya bakarsam egom kuculur, bu kadar yeter. bunlari okuduktan, hazmettikten sonra tepkiniz soyle birseylerse, sizi essah hakiki hak yoluna davet ediyorum parantezler icindeki ek ek ek destekleyici fikirlerle:
    1) cennet yok, bunlar masal da ateizm daha mi mantikli sanki [satanizm kadar alakasiz konuyla. cennete, hele hele islamiyetteki cennete ve adalet anlayisina inanmayani otomatikman ateist addetmek hatali. hataliysam ara dediniz, aradim mesaj biraktim bu entryi. bir de dayanamayacagim, evet abi tabii ki daha mantikli. ama bu baska bir yazinin konusu]
    2) hawking dedi diye cennete inanmayanlar en az digerleri kadar... [straw man: kimse hawking dedi diye birsey yapmiyor. bonus ironi: salt x dedi diye olur olmadik seylere inanmak/inanmamak dinin ve peygamberlerin uzmanlik alani]
    3) bilim dini dogmasi... [bilim dini ne demek? "her cevabi en iyi bilim bulur, buyrun hazir bulunmusu var" diyen kimse yok, bilimadamlari dahil. dogma da dogrulugundan suphe edilmeyen, edilemeyen yargidir. bilimin tanimi suphe etmek. ]
    4) cennetin varligi da yoklugu da kesin olarak ispatlanamayacagindan .... [ay, temcit pilavi. aklinca iki tarafi baristiriyor, hele bir de platon ve kant okumussa boku yedik. yahu kime ne kesin ispattan, ben fermatin teoremini cozdugumden beri ugrasmiyorum bu islerle zaten. dunyada varolusun disinda hicbir seyi kesin olarak ispatlayamiyorsun diye * herseye ayni mesafede durmuyorsun degil mi? olasiliklar, ihtimaller atiyorsun, ona gore hayatini yasiyorsun. ben de olasilik atiyorum, atarken kafadan atmak yerine cesitli argumanlara bakip atiyorum yukarda yaptigim gibi]
    5) bu bir inanc meselesi ercan, akilla argumanla anlasilmaz, yasanir, sezilir, kalp gozuyle gorulur [en kil oldugum bu. yerlesmis, kiramiyorsun. oncekine benziyor biraz. ek olarak, defalarca yazdim, belgeleriyle kanitladim: hindistan'da, cin'de dogan yuzmilyonlar neden islamiyetin, ibrani dinlerin ahiret anlayisini sezemiyorlar da 44. paraleli gecince bir anda milletin sezgisi aciliyor? marifet bu topraklardaysa, neden binlerce yil buranin yunani, ermenisi, lidyalisi, fenikelisi, hititlisi, romalisi, yahudisi bambaska seyler sezmis? neden kendinin kleopatra olduguna cani gonulden inananlara akil hastasi muamelesi normal, peygamberim diye cikip taraftar toplayan yuzlerce insani sapkin kult lideri olarak gormek normal, ve daha neler neler]

    6) isteyen istedigine inansin da kime batiyor bu cennet, islamiyet bu kadar, ne derdiniz varmis... [dini konularda eninde sonunda boyle tepkiler geliyor. yahu gelme basliga. diger tum tartisma kanallarini kapattik, konulara kilit vurduk, herkesi buraya yonlendirip 7/24 din dusmanligi mi yapiyoruz? insanin ilgilendigi konularda yazmasi icin birseyin batmasi mi gerekiyor? kaldi ki birseyin batmasi kotu mu? ben efendi gibi gerekcelendirmissem dusuncelerimi, batan batsin. burada batan en buyuk sey, 3000 senedir ayni hikayenin mutamediyen propagandasi yapilirken hayatin her alaninda ustu acik veya kapali, bu dini kavramlarin ve pratiklerin kulturun her alanina nufuz etmeleri iyi ve hosken, nispeten cok yeni ve yarim yamalak elde ettigimiz ifade ozgurlugu ve platformlari sayesinde nihayet biraz bu isi sorgulamaya basladigimizda ozellikle turkiyede ufacik bir azinlik olarak, cogunlugun rahatsizlanip, ustune bize batanla, girenle, cikanla ilgilenmesi. ciftestandart cifte cifte batiyor]

    saat 5 oldu yeter, is var guc var, shogun oynayarak, saman altindan ateizm propagandasi yaparak odemiyoruz bu faturalari. soros'un cekleri de gecikti zaten bu ay. sonucta ne yaptik bu yazida:
    0) memleketi ve dunyayi kurtardik
    1) olumden sonra varligin devam etmesi ihtimalinin dusuk oldugunu
    2) ahiret kavraminin cesitliliginden ve psikolojik temellerinden oturu, kaynaginin dunyevi oldugunu
    3) ozellikle ibrani ahiret anlayisinin bircok yonden hem bizim ahlak anlayisimizla, hem de kendi icinde celiskiler barindirdigini iddia ettik. sizi bilmem, ben iddia etmekle kalmayip kendimi ikna da ettim. zaten fikirlerimiz uyusuyor, kafa olarak cok uyumluyuz kendimle.
  • sadece allah'ın varlığını kabul etmekle kalmamış şehadet de getirmiştir. işte kendi sesinden o mübarek anlar: http://bit.ly/tmy8bp
  • sayesinde als hastalarının dinci evreninde çarpılmış insanlara tekabül ettiğini öğrendiğimiz çok değerli bir bilimadamı.
  • kendisine kötürüm olduğu için saygı göstermek gerekmiyor, zaten dilenci de değil. biliminsanı, insan.
  • ulan bu adam türkiye'de yaşasa profesörlüğüne filan bakmazlar doğru yaşlı bakım evine yollarlar, adamın bilimiyle de taşak geçip, konuşmasına yarayan makineyi de aylık bakım ücreti olarak el koyup satarlar.
  • larry king ile olan röportajında;

    king: profesör, 31 aralık gecesi nerede ve ne yapıyor olacaksınız?

    stephan hawking :simpsons kıyafet balosu düzenliyor olacağız. herkes springfield karakterleri olarak gelecek. ama ben kendim olarak gidebiliyorum .

    demiş bir karakterdir.
  • - sağlık sorunlarınızla ilgili "neden ben" dediğiniz oluyor mu yoksa bunu zekanızla doğru orantılı bir bedel olarak mı görüyorsunuz?

    + öncelikle hiç kimse için herhangi bir bedelin olmadığını belirtmeliyim. yani bir insanın bir konuda avantajlı olması için başka bir konuda mutlaka avantajsız olması gerekmez.

    bir insan her avantaja sahip olabileceği gibi bütün bu avantajlardan yoksun da olabilir. herhangi bir denge beklentisi içinde bulunmak doğru değildir.

    diğer yandan sorunuzun cevabına dönersek, evrenin muazzam büyüklüğü yanında bildiklerimiz okyanusta bir kum tanesi kadar dahi değil ve bu benim için de, sizin için de aynı miktarda bir cehalet. yani aramızdaki kitaplar dolusu bilgi farkına rağmen evren karşısında ikimiz de eşitiz: cahiliz ve neredeyse hiç bilgisi olmayan birer cahiliz.

    şimdi aynı durumun ikimizin sağlığı için de geçerli olduğunu düşünelim: evrenin muazzamlığı karşısında sizin sağlıklı olmanız ve benim sağlığımla ilgili sorunlarım okyanustaki bir kum tanesinden dahi daha küçük bir sağlıklı veya sağlıksız olma durumu. bu durumda neredeyse ben de sizin kadar sağlıklıyım yahut siz de en az benim kadar sağlık sorunlarından muzdaripsiniz.

    birbaşka deyişle ikimizin de avantajlarının veya dezavantajlarının en ufak bir ehemiyeti yok: ben de herkes kadar cahil ve ben de herkes kadar sağlıklıyım. bu nedenle "neden ben" diyebilmeme de hiçbir imkan kalmıyor.
  • stephen hawking, 1998 tarihli zamanın kısa tarihi adlı kitabında şöyle diyor:
    "eğer tam bir kuram keşfedersek*, genel ilke olarak yalnızca birkaç bilimci tarafından değil, herkes tarafından zamanla anlaşılır olmalı. böylece hepimiz, filozoflar, bilimciler ve sıradan insanlar, evrenin ve bizim niçin var olduğumuz sorusunun tartışmalarına katılabiliriz. eğer bir yanıt bulabilirsek bu, insan aklının en büyük zaferi olacak; çünkü o zaman tanrı'nın neler düşündüğünü bileceğiz."

    muhabirin bu konuda sorduğu soruya verdiği yanıtın düzgün çevirisi de şu:

    " 'tanrı'nın neler düşündüğünü bileceğiz' derken kastettiğim, eğer bir tanrı olsaydı onun bildiği her şeyi bilecek oluşumuzdu, ancak, bir tanrı yok. ben bir ateistim."

    stephen hawking, "tanrı olsaydı, onun bildiği her şeyi biz de bilebilirdik, bilmiyoruz demek ki tanrı yok, bu yüzden ateistim" demiyor, yani ateist olmasını herhangi bir sebep sonuç ilişkisine bağlamıyor. her şeyin teorisi'nin fiziksel evren hakkında insanoğluna sunacağı bilginin boyutlarının tanrısal ölçekte olacağını belirten ifadesindeki tanrı kelimesini yalnızca mecazi anlamda kullandığını, ateist olduğu için herhangi bir tanrıya inanmadığını söylüyor.

    yalnız maalesef her şeyin teorisi super mario ve nintendo mühendisleri arasındaki ilişkiyi açıklamayacakmış gibi görünüyor. faydasız ilim işte, ne yaparsın.