şükela:  tümü | bugün
  • bu yil hem traffic'le hem erin brockovich ile oscar'a aday olan yonetmen. sex lies and videotape'in yonetmeni ayrica.
  • kafka ve out of sight da filmleri arasindadir..
  • julia roberts'ın her ödül aldığında çok çok teşekkür ettiği şahıs...
  • the limey ile terence stamp'e saygı duruşunda bulunan yönetmen.
  • (bkz: full frontal)
  • beyfendinin pek bir kaygısı yok.
    bunu bir örnekle anlatmak isterim.
    genel anlamda washington şehri filmlerde mavi filtre ile resmedilir. özellikle de gece mavisi bir renkle.
    bunun yanısıra her hangi bir çorak arazinin genel olarak sarı veya kahverengi renklerle resmedilmesi beklenir.
    genel olarak yönetmenlerin seyirciyi şaşırtmamak ve koltuklarında kıpırdanmamalarını sağlamak için (holywood endüstrisi) geçişler yumuşak olmalıdır.
    traffic adlı filminde, yönetmen meksika için kahverengi (sepia), washington
    içinse gece mavisi bir renk kullanmış. peki geçişler. be adam bi dur, sahneler arası geçiş yaparken. maviden kahverengiye, kahverengiden maviye keskin keskin geçişlerle şaşırttı seyirciyi.
    aynı olayları kafka ve out of sight filmlerinde de görmüştüm.
    rahatsızlık veriyor mu? bu göreceli olan bir kavramdır.
  • bir filmde kaç adet mekan kullandığınız önemli bir kavramdır. özellikle sekanslar farklı mekanlarda cereyan ediyorsa hem yapım hem de yönetim sorun yaşayabilir.
    tabii ki küçük bir mekanı değerlendirmek, insanları kilitlemek dahice şeylerdir bence ki bunun en iyi örneğini bunuelin mahvedici melek adlı filmde görürüz.
    sen tut salon salomanje bir mekanda yemek yiyen o kadar adamı salomanje kısmına kilitle. (o çılgın yönetmenin her şeyi kendince açıklayabileceğine eminiz) bu dahice şeyin ardından bir çok şey yapıldı, özellikle gerilim filmleri habire bir yerlere kilitlediler insanları. bazıları iyi bazıları ise kötü çıktı bunların. misal olarak panik odası adlı film de bu tarz bir şeyi denemiş hatta yönetmenin dahice teknikleri ön plana çıkarılmış fakat başarıya nail olamamıştır.
    tabii ki soderberghden bir örnek.
    out of sight filminde kaş ve göz arasında sen o kadın ile adamı, soktu amca bagaja ve dayadı kırmızıyı gözümüze.
    parlak bir kırmızı rahatsız etmeli seyirciyi. genel anlamda aksiyon sahnelerini nitelendiren bu renk böyle sakin bir sahnede kullanılınca hele. (adamın tek aksiyonu parmağı ile bıt bıt diye kadının kalçalarını okşaması:)) eeeeee... naaasıl olacakta sıkmayacaksın seyirciyi.
    duskspiper merak etmiş belki de rahatsız olmuş olacak ki:
    duskspiper:abiii. neden bu kadar kırmızı bu sahne???
    ben:...!
    dusks: abeeeeeeee...
    me:...
    dusks: rahatsızlık vermez mi bu kadar kırmızı.
    me: dahice gerçekten. bu dünyada araba görmüş olan herkes arkada olan bagajlarda, spot lambası olacağını ve o ışığın içeri vurduğunu bilir.
    eh yönetmenimiz hem daracık alanı değerlendirmiş, hemde istediği o kırmızı rengi fazla paniğe mahal vermeden kullanabilmiştir. peki o adamla kadın oaraya neden girdi. mahvedici melek???
    bir sorun daha out of sight bize çok şey anlatırmı, oceans eleven, kafka, traffic bize hayata dair çok şey anlatır mı...
    akıllı suçlular, zeki masumlar...holywood???nereye kadar.
    ve çinde insanlar uçabilecek mi???
  • beyaz yiyici aygir
  • julia roberts'ı filmlerinde ucuza oynatmak için neler yaptığını basından öğrenebildiğimiz yönetmen.
  • bir sürü güzel filminin yanında insana fenalık geçirten filmleri de olan ilginç yönetmen, hayatımda yarısında çıktığım ikinci filmin (bkz: full frontal) yaratıcısı.