şükela:  tümü | bugün soru sor
  • okul siralarinda defterlerinin kenarina ve tahtaya ince belli, iri goguslu, uzun sacli, barbie bebek tipinde kadinlar cizen salak kiz cocuklarinin hayalindeki meslek.
  • nasıl ki erkekler için bir dönemin vazgeçilmez mesleği pilotluksa, kızlar için de bu meslek en büyük idealdir.
  • yemekteyiz, benim evim güzel evim ve türevlerine katılan her on kişiden dokuzu stilist.
    ortada bir yanlış anlaşılma var ama neyse bakalım.
  • giyim tasarımı yapan kişidir. yani modelini tasarlayan ve çizendir. bir sonraki aşamada tasarlanan kıyafetin kalıbı çizilir. bu işi de modelist yapar. insanların çoğu tarafından bu iki ayrı meslek karıştırılmaktadır.
  • giyim eşyalarının desen, baskı, nakış, aksesuar gibi tüm parçalarının tasarımını yapan kişilerdir. ayrıca designer olarak da adlandırılırlar.
    bayan giyimi ile uğraşanları pek bilmem ama erkek giyimi ile uğraşanların işi pek de zor değildir. o yıl trend olan bir kumaş tasarımının rengini değiştirip birkaç nakış ya da aksesuar ekleyip, tasarımlarını tamamlarlar. bunu bir mağazada gezerken bile rahatlıkla fark edebilirsiniz, çünkü renkleri farklı olsa bile kumaşların desen tasarımları aşağı yukarı benzerdir.
  • toplumda inanılmaz eksiği var bu mesleğin. kıyafet değil ama, şöyle tam anlamıyla stilist. saçı başı düzeltecek, ne giydiğine karar verecek, daha doğrusu tavsiye ve "feedback"* verecek. yemin ediyorum bir maliyeti yok. tek ve en önemli maliyeti "insan kaynakları". bunlardan anlayan adam sayısı çok çok az. örneğin her yerde berber, kuaför var ama bu gereksinim çoğunlukla. düşünsenize, bir stiliste gittiniz, yüzünüze hangi saçın daha çok gittiğini, neyin size daha çok yakışacağını söylüyor, bu mevsimde şu moda ya da sana bu daha çok yakışır diyor. ve gerçekten bunda çok başarılı. ben böyle insanların sayısının çok çok az, olsa bile kendilerinin farkında olmadığını sanıyorum. işinde başarılı olanlar zaten sosyete ya da çok ünlü kişilerin stilistliklerini yapıyorlardır ve tek bir işten yüzlerce, belki binlerce lira, dolar, alıyorlardır. almıyorlarsa adam değilim.

    böyle hani geleceğin meslekleri nedir falan deniyor ya, bence bu tarz meslekler geleceğin mesleği. bu dünyaya her geçen gün daha fazla insan geliyor. biyolojik ve toplumdan öğrenilen davranışları onbinlerce yıldır insanlar, ister inanın ister inanmayın, tekrar ve tekrar tekrar ediyor, durmadan, yılmadan. en temel davranışlar üzerinden yürütülen meslekler de bu yüzden geleceğin mesleği. ergenlikle beraber kişinin topluma göre hareket etmesi hiçbir zaman bitmeyecek. fakat ben saçımı keserim, giysimi dikerim derse bir kişi sıradanlıktan öteye geçmez. işte bu yüzden çevreme bakıyorum, hakikaten simit bile satsa en iyisini alıp ben satacağım diyen insan sayısı çok az. fakat bunu yapan çok başarılı olabiliyor. stilistliği de ben bu yüzden, ergenlikle beraber lise, üniversite ve iş hayatına doğru hızlı ve çabuk olsun zihniyetini her geçen gün artıran insanlar sebebiyle geleceğin mesleği olarak görüyorum. hani şu bilgiye en çabuk şekilde ulaşma bir "trend" ya şu anda; hah işte bu ister istemez insan doğasında her alanda çabuk ve fazla efor sarfetmeden, düşünmeden harekete geçme isteği doğurmakta. bu da tamamen çevreden gelen tepkiler üzerine kurulu. eğer ki çevre artık belli bir standart üzerinden tepki veriyorsa bir takım şeylere, insan fazla üzerinde durmuyor artık. düşünelim mesela;

    sabah işe okula giderken, ya da bir toplantı, düğün gibi bir organizasyona giderken aynanın karşısında ne kadar vakit geçiriyor insan? ya da hiç düşündünüz mü kıyafet seçiminin ne kadar vakit aldığını?

    ben inanıyorum ki, insanlar bu şeylere değer verdikleri kadar yarı çaba gösterselerdi bilime, şu anda xtorio-345 adlı gezegende yaşıyor olabilirdik. işte bu yüzden böyle bir ihtiyaç var. bazılarınız diyebilir yahu bu şeyler ne kadar vakit alabilir, ya da insan kendisi bilmiyorsa saçını başını düzeltmeyi ,neyi giyeceğine karar vermeyi kendilerinin sorunu olmalı. doğru bir bakıma, ama sonuçta bir sorun ve çözülebillir. bu yüzden ben hakikaten bu işlerden anlayan bir kişinin kulaktan kulağa popüleritisine artırarak, alanında çok rahat paraya para demeyeceğini düşünüyorum.
  • hiç imrenilecek bir meslek değildir. sanıldığı gibi 5000 tl maaşı alıp gezip tozup istenilen saatte çıkabilinen meslek hiç değildir. çalıştığın firmaya bağlı olarak,patronla kurduğun münasebetlere bağlı olarak değişir özgürlüklerin. ben hiç sabah 10da gelip akşam 5te çıkmadım mesela ? sabahın köründe herkesle beraber geldim ,kolleksiyon hazırlarken sabahladım. aksesuar ararken yürümekten tabanlarım şişti. ve hiç 5000 tl maaş almadım ben? modellerim sattı diye böbürlenmedim bu zaten olması gerekendi çünkü. ben kendimi allayıp pullayıp satmaktan patrona peşkeş çekmekten önce çalışmayı tercih ettim. işimin gerektirdiklerini yaptım...ve sonuç şuanda kendi işimi yapamıyorum yıllardır emek verdiğim ve çok sevdiğim mesleğimi yapamıyorum. neden mi? işte tamda yukardaki entryde bahsedilen tarzdaki stilistler yüzünden...neyse tekstil piyasası kurtlar sofrası ve kuzulara yer yok. gördük öğrendik...
  • eğitimi italya'da alınsa dahi, türkiye'de vizyon olarak konfeksiyonculuktan öteye gitmeyen bir meslektir. iş adamlarının işsiz metreslerine en kolay yoldan kazandırdıkları ünvan / meslektir ayrıca. nişantaşında bir butik ve medya çevresi de yeterlidir bu iş için.
  • ne zaman ecnebi sitelerde yüz şeklime uygun saç modeli araştırsam veya giyim kuşam tavsiyesi arasam "just pay a stylist, let them handle everything" ya da "consider working with a stylist, it will worth the investment" gibi ifadeler görüyorum.

    nerede hacı stilist, var mı öyle bir şey türkiye'de? mesela ankara'da? parayı verecem o da benim saçımı sakalımı kestirecek, kıyafet alacak he mi? duy da inanma :d*