şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ingiliz yorumcu richard keys’in 2010 ballon d’or adaylarını yorumlarken andy gray’e, “ama messi salı gecesi soğuk, yağmurlu bir stoke deplasmanında aynı şeyleri yapabilir mi” diye sorarak hayat verdiği söze gönderme yapan podcast serisi. orijinal isim bulmuşlar. (bkz: cold rainy tuesday night in stoke)

    birkaç haftalık hevesin ötesine geçip düzenli yapabilirlerse iyi iş çıkarabilirler.

    dinlemek için: youtube soundcloud
  • hayatımın ev-iş arası kısmını haftada bir günlüğüne de olsa daha keyifli kılan ve 2. bölümü de çıkmış yeni podcast serisidir. dinlemek için
    youtube
  • geyik muhabbetini de yorumcu bakış açısını da hakkıyla veren uğur karakullukçu ve emre özcan ı dinlemenin inanılmaz keyif verdiği yayın. 8. bölümde 'inanılmaz' kelimesini fazla kullanmalariyla ilgili tespitlerine rağmen gönül rahatlığıyla bunu kullanabilirim. çok iyi insanlar olduğu izlenimi uyandırıyorlar bende. donanımlarına rağmen mutevaziliği elden birakmamalari ve birbirlerini üsturuplu övmeleri günümüz türkiyesi'nde ozledigimiz insan tipine işaret ediyor.
  • tony pulis'in 190 boy ortalamalı, anti-futbolun kralını oynayan mighty stoke takımının yarattığı kavramdır.

    bu takım premier lig'de her daim ilk 10'da kalmış, seyircisini öldüren, deplasmana gelen takımı ise süründüren bir top oynamıştır. sadece iki stoperi arasında yerden pas yapan bu takım, o çok sevilen uzun toplu ingiliz futbolunu bir adım ileriye götürmüş ve topu ısrarla dan dun ileri vurmuştur. bu taktik stoke'da neden işe yarıyordu? çünkü babalar dev gibiydi, bu uzun toplar ve onlardan kazanılan her türlü korner ve taç gol pozisyonuydu. şimdi korneri anladık, taç niye diyeceksiniz. çünkü rory delap. bu has mı has irlanda çocuğu abimizin, saha kenarında her daim hazır bekleyen bir havlucusu vardı. ıslak ingiltere havasında, topunu şöyle bir siler, gerim gerim gerilir, 50 metreye taç atardı.

    akan oyunda pozisyon üretmekten aciz olan bu kazmaların duran toplu hücum taktiğinden daha iyi yaptıkları şey ise savunmalarıydı. sadece kenarlarda iki pırpır oyuncu oynatan pulis, geri kalan takımını paralel evrende hapishane kaçkını olan ryan shawcross, robert huth ve glenn whelan gibi adam yiyen, can yakmadan top kapmayan adamlardan kurardı. rakiplerini iter, tekmeler, sindirir, bir şekilde gol attırmazlardı.

    tony pulis, stoke'u ilki 3, ikincisi 7 sene olmak iüzere iki dönemde toplam 10 sene çalıştırdı. en sonunda gönderilme sebebi ise, yönetim, taraftar, oyuncu kim varsa, bu lanet oyun tarzına katlanamamalarıydı.

    hatta aklıma geldi o zamanlardan; stoke.
  • uğur karakullukçu ve emre özcan ın de marke'nin youtube kanalında yaptığı podcast serisi.

    yoldayken dinliyorum genelde. umarım hiç bitmeden yıllarca devam eder.

    eğer burayı okuyorlarsa lütfen yazında devam edin.