şükela:  tümü | bugün
  • 2012 kanada yapimi, 2013 if istanbul'da seyirci karsisina cikan film.

    --- spoiler ---
    kim demiş hikâye anlatıcılığı sona eriyor diye! dünyanın en eğlenceli ama güvenilmez hikâye anlatıcılarıyla tanışmaya ne dersiniz? sarah polley, hem yönetmen hem de adeta bir detektif gibi kendi ailesini sorguya çekiyor. geçmiş bilgi kırıntıları arasında kayboluyor, onları birbiriyle çarpıştırıyor. bir süre sonra itirafların, gerçeklerin, aile hikâyelerinin değişik bakış açılarından anlatılınca ne kadar farklılaştığını ortaya koyuyor. bütün duyduklarımız başka yönlere doğru çatallanmaya başlıyor. hayır, bu artık sıkılmaya başladığımız türden bir postmodern anlatı denemesi değil; aksine hakikatin ve belleğin kaypaklık anlarının yakalandığı oldukça yaratıcı ve inanılmaz etkileyici bir belgesel. polley, özünde oldukça kişisel bir meseleden yola çıkıyor ama bunu kendi hikâyelerimizin bizi birey ve aile olma yönünde nasıl şekillendirdiğini araştıran büyüleyici bir yolculuğa dönüştürüyor.
    --- spoiler ---
  • insanların hayatlarına ilgimizden midir nedir bilinmez, aile hakkında bilgilerin ilgiyle beklenildiği, dikkati bir an dağıtmadan hikayenin aktarılmış olduğu, zaman zaman duygulandırıp zaman zaman gülümseten bir tempoda ilerleyen, pek güzel çekimleri olan if istanbul kapsamında izlenmiş film.
  • bu yılki if'in en iyi filmi bana göre bu belgesel çalışmaydı. yönetmenin kendi aile hikayesini anlattığı özellikle de annesi üzerinden şekillendirdiği bu çalışma hiç konuşulmamış saklanmış kimi gerçeklerin açığa çıktığı, bilincin yansımaları bazen de yanılsamalarıyla ortaya çıkmış duygusal eğlenceli ama bir o kadar da hüzünlü bir hikaye...

    sarah polley kendi kişisel hikayesini ekrana yansıtıyor. anne baba özelinde kendini bilinenler ve sonradan öğrenilenlerle yeniden tanımlıyor. tüm aile bireylerini annesinin özel yaşamının detaylarıyla adeta sorguluyor. anne ve babasının farklılıklarını ve annesinin babasında buldukları ve bulamadıklarının izinde hikayesini şekillendiriyor. bunu yaparken annesine karşı duyduğu sevgi, onun yaşadıklarına ve tercihlerine tüm ailenin saygılı ve anlamaya dönük bakışları insana böyle bir bilincin de var olabileceğini kanıtlarken aynı zamanda yaşananların gizeminde hayat bulan ve açığa çıkmasından korkulan bilinmeyenlerin hayatın perspektif ve derinliğinde bazen ise sadece empatiyle anlamaya dönük sevgi dolu bir bakışla nasıl da bizdenleştiğini ve bir "an"dan ibaret olan her şeyin acısıyla hüznüyle bize ait olana eklemlendiğini anlamamıza yarayan bir bütünlüğün tanımı haline geliyor.

    stories we tell hayatın hikayelerinden biri. anlamaya sevgiye ve anlayışa dönük muhteşem bir yaşanmışlık. belleğin hatıraların hareketli ve oynak zemininde herkesin bakışının ve ortak paydaların hikayesi. muhteşem bir belgesel...
  • türkçe altyazı çevirisinin divxplanet çevirmenleri tarafından ortaklaşa bir çeviri aktivitesi ile bitirilmesi an meselesi olan enfes film.
    ama filmden beni haberdar eden barbersadagio 'dur, öncelikle hakkını kendisine teslim etmek gerekir. akabinde film izlenmiş, beğenilmiş ve planet çevirmenlerinin takdirine sunulmuş ve yoğun katılımla çevirisine başlanmıştır. bu çok değerli dostuma müteşekkirim, filmin geniş kitlelere ulaşmasını sağlama yolunda ilk adımı atmış kişidir neticede.
  • çevirisi bitmiş belgesel. daldırın,
    http://divxplanet.com/…/300650/stories-we-tell.html
  • dün gece ansızın izlediğim film. müthiş bir hikaye olmasa bile müthiş bir belgesel olmuş. çok samimi ve baba'nın son sözü nefisti. "aşk ne kadar kısa ve unutmak ne kadar uzun" pablo neruda.
  • --- spoiler ---

    ayrıca michael polley'in yazmaya yeteneği olduğunu ancak ailesini geçindirmek için sigorta işine girdiğinden bahsediliyor. filmin anlatıcı metninin büyük kısmını onun yazması ve hikayenin dili, akıcılığı ve edebi değeri bence müthiş. yazmamayı seçmesi edebiyat için ciddi kayıp olmuştur.

    --- spoiler ---
  • sonunda bana kahkahaları bastırmış film. öyle aman aman, filmlere konu bir aile hikayesi değil aslında sarah polley'inki. fiction olsaymış tutmazmış, çok iyi yapmış belgesel olarak çekerek. kurgusu öyle gerçek ki (e heralde gerçek olacak yaşanmış olay ilahi oinonii demeyin) misafir olduğunuz bir evde koltukta çayınızı almış otururken ev sahibesinin aile öyküsünü anlatmaya başladığını hissediyosunuz baştan sonuna kadar. araya çocuklar giriyor "yok yok önce ben şöyle şaka yapıyordum" diyor, sonra büyük teyzeler yorumunu ekliyor, en nihayetinde baba kaldığı yerden devam ediyor vs.

    iki kelimelik özet; samimi film.
  • bir aile hikayesi üzerinden bellek/kurgu/anlatı hakkında bir şeyler söylemeye çalışan belgesel film. amacına tam ulaştığı söylenemese de akıcı bir film olmuş. yine de bir 20 dakika kısa tutulabilirmiş.