şükela:  tümü | bugün
  • strad von zarovich. haşmetli bi ravenloft büyüğü. vampirdir emer. aşıktır sever.
  • tam anlamıyla bir yöneticidir.. insanları yönetmeyi iyi bilir. kendini yaşayanların dünyasına ait bir yırtıcı olarak görür.. kalbi atmasa da bir ölü olarak görmez. onun için herkes feda edilebilirdir. hiç kimseye karşı herhangi bir bağlılık beslemez.. tatyana hariç.. yine de kendisine iyi hizmet edenleri onlara dokunmayarak ve ufak tefek hatalarına göz yumup cezalandırmayarak ödüllendirir.. kötüdür ama adildir..
  • gerçek olsa elalemin anasına bacısına sulanan bir orospu çocuğu olur. hepimizin anası bacısı var nihayetinde. siktirsin gitsin.
  • strahd, bugünkü sulandırılmış vampirlerden kat kat daha sağlam karakterli, gerçekçi katman katman inen bir adamdır. derindir, duyguları ilk bakışta anlaşılmaz. bugün o sulandırılmış vampirler gelse karşısına saygıyla önlerini ilikleyeceği bir adamdır.

    zariftir, kadınlara nasıl davranılacağını bilir. hayatta tek bir aşkı vardır, onun uğruna her şeyini hiçe sayabilecek bir aşktır. ne kardeşi ne onuru ne de en sevdiği dostu bu aşk karşısında durabilmiştir. o da bunun acısını her zaman sevdiğine ulaşıp onu kaybetmekle çekmiştir.

    gücün olduğu yerde ihanet kuraldır istisna değil. diyen greyhawk büyücüsünü (bkz: azalin) (bkz: lich)
    ben, bir kelimem de adamlar öldürürüm." diyen karagül şövalyesini (bkz: lord soth) (bkz: death knight)

    gücünden ziyade sözleriyle zekasıyla dize getirmiş her bir seferinde ince ince planlar örerek, karşılaştığı güçlü düşmanları bertaraf etmiş bir vampirdir. yani gündüz yürüyen o salak vampir tiplemeleri bu adamın yanına yaklaşamaz bile.
  • kafasina two handed vurulmasindan asla ve asla hazzetmeyen bir ravenloft buyugu

    (bkz: olumcul frp quotelari)
  • "i am the land" seklinde bir iddiasi olan vampir arkadas. sokakta karsilasirsaniz bari bosuna kasmayin da kisa ve acisiz bir olum olsun.
  • "i am the ancient, i am the land. my beginnings are lost in the darkness of the past. i was good and just. i thundered across the land like the wrath of a just god. but the war years and the killing years wore down my soul as the wind wears stone into sand... all goodness slipped from my life." diye başlar sözleri... kardeşinin gençliğine, halk arasında ne kadar sevildiğine ve herşeyden fazla evleneceği kadına karşı duyduğu sonsuz kıskançlık bu adamı lanetlemiş, sınırsız gözü dönmüş kötülüğüne multiverse içinde bir yerde bilinmeyen güçler kulak kabartmış, sırf bu adam için bir demiplaneyaratmışlardır... şu an yaşayan bir ölü olarak hüküm sürdüğü topraklar, yani barovia bu güçlerce olduğu gibi kopyalanmıştır yeniden yaratılmıştır, tabii yaşama sevinci hariç olmak üzere... ravenloft adı verilen bu lanetli topraklara daha sonra türlü landlordlar katılmış olsa da strahd'ın gölgesinde kalmıştır hepsi...
  • romandan romana bakış açınızın değişebileceği hayali karakterdir. bunda farklı yazarların yazmasından ziyade hikayelerin farklı ağızlardan ve haliyle bakış açılarından okunması etkili olmaktadır.

    --- spoiler ---

    mesela sislerin vampiri'ni okuduğunuzda ana karakter jander sunstar olduğu için ister istemez bir yerden sonra strahd sizin gözünüze daha karanlık bir şahsiyet olarak çarpar. romanın ortalarında sıkıntısını, takıntısını ve neyin bedeli olarak karanlığa kaydığını okuduğunuzda en fazla acıma etkisi yaratır ama yine de yok edilmesi gereken bir karakter olarak görülür. ben strahd bir vampirin anıları ve ben strahd azalin'le savaş isimli romanları okuduğunuzda, onun bakış açısından, kendi ağzından okuduğunuz için bir müddet sonra karakterle bütünleşirsiniz, her hamlesini sevinçle karşılarsınız, kendisine hayran bıraktırır. kara gül şövalyesi'ni okuduğunuzda ise orada strahd, sislerin vampiri'ndeki halini hatırlatır, biraz daha kurnazdır.
    --- spoiler ---

    insana biraz da kendisini, kendi takıntılarını hatırlatan karakterdir.
  • ravenloft dünyasının en kudretli domain lordudur. lord strahd barovia savaşı sonrası toprakları ele geçirir, halkını uzun yıllar adil bir şekilde yönetir. bir gelenek gereği toprağıyla bütünleşmek için bir ritüel yapar ve ritüel sonrası toprak ile aralarında ölümüne bir bağ oluşur. toprak yok olursa lord strahd ölür, lord strahd ölürse o topraklar yok olurdu. uzun zaman sonra lord strahd'ın erkek kardeşi ziyaretine gelir, kardeşi gönlünü güzel bir kıza kaptırır ve bu kızla birbirlerine aşık olurlar. evlenmeye karar veren kardeş zarovich, gelinini abisi lord strahd ile tanıştırmak ister. lord strahd kızı ilk gördüğü an ona aşık olur. zaman ile aklına kızı kardeşinden çalmak gibi düşünceler girer. bir gece karanlık bir gücün etkisine girer. karanlık ses lord strahd a kızı ve sonsuz bir gücü vadeder. ancak bu hediyenin bedeli ağırdır, lord strahd'dan öz kardeşini büyülü bir bıçak ile öldürüp kanını emmesini ister. highway to helli koşar adım geçen lord strahd kardeşini öldürüp ritüeli tamamlar ve o an bütün barovia'yı sis çevreler. artık strahd von zarovich bir vampir olmuştur ve ölümsüzdür. lord strahd sislerin dışına çıkamaz, sise giren her canlıdan haberdar olurdu. karanlık gücün ona vadettiği gibi genç kız strahd a aşık olur ancak bu çok kısa sürer ve kız lord strahd ın gözü önünde uçuruma atlar. kız her nesilde yeniden doğar ve lord strahd onu tekrar tekrar arar.
  • ne kadar ölümsüz ve uzun olursa o kadar azap veren bir laneti yasamak hayat sayilmaz. para önemli degildir, güç bile, esas güç istediklerine sahip olabilmekse eger, ve sonsuza kadar lanetlenir bu gücü kaybeden strahd. hayat dedigi sey ölümdür yasadigi, ölüm dedigi sey kayiptir sevdigini verdigi, kayip dedigi sey asktir içinden disari çikan, asktir aslinda en büyük gücü ve gücü en büyük güçsüzlügüdür sislere kendisini teslim ettiren.

    aski ugruna yaptigi her seyi mazur görmesi onu "kötü" yapar belki, iyiyle kötü tanimlari nedir ki? sevdigi için fedakarlik yapmayan iyi midir? ya da ask ugruna ne kadar sey verilmelidir? gerçek hayatta "iyi" ve "kötü"nün olmayisi, sadece davranislari gerektiren olaylar bulunmasi bu askerin hayatini daha iyi anlamamizi saglar.

    hayatta istedigi her seye sahip olabilecegi bir gücü ellerinde tutarken, dokunamadigi tek varligi istemesi onun en büyük güçsüzlügüdür. bu nedenle bu kadar etkileyicidir. kendi topraklari üzerinde yenilmezdir o, ve kendi topraklari üzerinde olmayan tek kisiye çoktan yenilmistir*.