şükela:  tümü | bugün
  • efes antik kentinden daha degerli ve büyük bir antik kenttir. muglanin bugunkü ismi eskihisar olan yerlesim merkezi seleukos lar zamaninda kurumustur.laginaya alti km.lik bir kutsal yol ile baglanir.oldukca büyük olan nekropol alani yatagan kömür isletmeleri tarafindan tahrip edilmektedir.
  • büyük bir kısmı hala toprak altında olan dünyanın en büyük gimnasium'una sahip antik şehir. ödenek yetersizliği nedeniyle bu antik şehrin gün yüzüne çıkarılması işlemi, toplu iğneyle bir conteyner dolusu toprağı kazma hızında sürmektedir.
  • güney ege linyit işletmeleri'nin aklının fikrinin altındaki linyitte olduğunu orada yaptığım ve salt bu konuyu inceleyen bitirme tezimde bizzat gördüğüm antik şehir. ama doğru, bir tahrip söz konusu değil. fakat böyle bir şehir ve açık işletme sonucu ortaya çıkacak nihai çukurun bir göle dönüştürülmesiyle çok önemli bir turizm merkezine dönüştürülebilecek stratonekeia, üzerine yağan termik santral külleriyle yalnızlığa mahkum beklemektedir.
  • yatagan - milas karayolu uzerinde bulunan eskihisar koyundeki harabeler karya, roma, bizans devirlerine ait zengin kalintılara ev sahipligi yapmaktadir.
  • kulaktan kulağa geçen, artık adını ne koyarsanız, hikaye gibi, söylenti gibi, belki kimine göre efsane gibi birşey anlatacağım statonikeia ile ilgili:

    bir zamanlar 1. seleukos diye bir suriye kralı varmış, verimli ovaların, güçlü orduların sahibi.. aslan gibi de bir oğlu varmış antiokhos adında.. herşey iyiymiş, hoşmuş da, seleukos yıllar önce kaybettiği eşini unutturacak, hiç olmazsa hüznünü hafifletecek bir kadının yokluğunu duyarmış... taaa ki stratonike ile karşılaşana kadar... uzak eyaletlerdeki antiokhos’un dönmesi bile beklenmeden görkemli bir düğün yapılmış... fakat gelin görün ki seleukos’un sevinci çok değil, oğulla üvey anne karşılaşana dek sürebilmiş ancak.. ilk görüşte birbirlerine tutulacak bu iki insanın karşılaşması sanki kaçınılmazdır, peki ama niye şimdi, niye burada ? seleukos’un yüreği yanmakta, aklı bu sorularla kemirilmektedir..

    ne karısından ne de oğlundan vazgeçmenin huzur getirmeyeceğine kanaat getiren çileli kral ince düşünür, sık dokur, çareyi antiokhos ve stratonike’yi topraklarından uzaklaştırmakta bulur.. onlara uzaklara gidip kendi şehirlerini kurmalarını öğütler, bir daha geri dönmemelerini emreder ve gerekli ne varsa verir, kafile yola koyulur...

    işte stratonikeia, uzaklarda, anadolunun güneybatisinda, antiokhos’un eski üvey annesi ve yeni karısı stratonike adına kurduğu şehridir.

    denir ki seleukos olgun bir kral gibi davranmış, antiokhos ve stratonike’yi bağışlamış, onlara kendi şehirlerini kuracak gücü vermiş... fakat şu da denir ki içindeki dinmeyen öfkeyle onlara beddua etmiş ‘ şehirleri sekiz kez başlarına yıkılsın, huzur görmesinler ’....

    daha önce kaç keredir bilinmez ama stratonikeia şehri, adı eskihisar oldu olalı 3 kez yer değiştirmiş. seleukos’un bedduası ise anlatıla gelen birşey, tarih doğrular mı, şehir defalarca taşındı mı, aşıklara neler oldu bilmem... ama köy 1985’ten beri yerli yerinde duruyor, en azından şimdilik...
  • meclis binasını oluşturan taş blokların nasıl kesildiği, nasıl kaldırıldığı ve nasıl bir hizayla yerleştirildiği görülüp hayretlere gark olunur. tiyatroya giden yol nar ve zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. buradan çıkarılan tarihi eserlerin korunduğu müze deposunun kapısı ise kilitlidir nedense.
  • sadece yüzde on gibi çok küçük bir bölümü ortaya çıkarabilmiş antik kent. engerek yılanı ve akrebi bol olduğundan gezerken uzun otların arasına dalmamak gerekir.

    http://www.stratonikeia.com/
  • dünyanın en büyük gymnasium'u ile hekate'ye adanmış tek tapınağı bu kenttedir. karia bölgesinin başkenti olup antik dünyanın en önemli dini merkezlerinden biridir.
  • insanın zaman ve mekandaki deviniminin en derin örneklerini acı şekilde barındıran bir "garip" coğrafya.
    ayrıca,dünyanın en güzel narları ve annemin yetiştiği yer.