şükela:  tümü | bugün
  • şiddet dolu bir sam peckinpah filmi daha. dustin hoffman karısıyla birlikte amerika'daki genel şiddetten kaçıp sakin bir hayat yaşamak için kırsal ingiltere'ye gelen bir matematikçidir. karısının doğup büyüdüğü köye gelip kendilerine bir ev yaptırmaya karar verirler. fakat ne kırsal ingiltere ne de karısı onun sandığı kadar sakin ve masumdur. kasabanın yerlileri ve karısının eski erkek arkadaşı onları ummadıkları kadar yoğun şiddet gösterilerine maruz bırakırlar, fakat filmin tagline'ının da belirttiği gibi; "in the eyes of every coward burns a straw dog."
  • tarantino filmlerine platform hazirlayan filmlerden biri.digerleri de 80 lerin basinda ki brian de palma filmleri.
  • öykü fareler ve insanlar tadında bir gelişme süreci yaşar ama final hiç de öyle değildir çünkü sonuçta bu bir peckinpah filmidir.
  • ingilterede yaklaşık 30 yıl gösterilmesi yasak kalmış olan film. 2002 yılında izin alabilmiştir.
    bir nevi a clockwork orange.
  • piyasaya ciktigi 1971 yilinda bir baska klasik the clockwork orange ile birlikte, sinemada siddet mevzusunun masaya yatirilmasina neden olmus, olabildigince "erkek" bir sam peckinpah klasigi. ozellikle son 40 dakikasi, seyredeni gerim gerim gerer, 90'larin ironisi bulasmamis ekran siddetinin en yalin, belki de en sairane hallerine tanik olursunuz, tuyler diken diken olur. bununla kalsa iyi, bir de matematikcinin karisi uzerinden sam peckinpah adeta kadin dusmani [misojinistik diyecektim, cok entel dantel olmasin] tavrini kusar seyircinin uzerine, kimi cok tartismali sahnelere imza atar bu vesileyle de. ama nedense bir gaspar noe tadi alinmaz, bu da iyi birsey.
  • dustin hoffman in karisini oynayan karakterin tecavuz kacinilmazsa zevk almaya bak felsefesini pratige doktugu film.
    bir digeri icin (bkz: rashomon)
  • her ne kadar yönetmen sam peckinpah "bu filmi şiddetin ne kadar feci birşey olduğunu göstermek için çektim" gibi politically correct bir tavır takınmayı tercih ettiyse de aslında filmin şiddete bakışı hiç de öyle masum sayılmaz, hatta denilebilir ki film adeta şiddeti kutsamaktadır. filmde şiddet, kendi kendine yabancılaşmış kentsoylu özne'nin kendi kendisinin üstesinden gelmesini sağlayarak onu bir anlamda "özgürleştiren" bir araç olarak sunulur adeta, (bu noktada fight club'daki "bir kavgada bulunmadan nasıl kendin hakkında fikir sahibi olabilirsin?" cümlesini de hatırlayabiliriz.) zaten filmin son sahnesinde dustin hoffman'ın canlandırdığı karakterin yüzünde oluşan hoşnut gülümseme, tam da şiddet deneyiminin ona kazandırdığı bu arınmışlık ve bilgelikten duyduğu hazzın ifadesi gibidir.
  • piyasada dolaşan dvd.sinde bonus olarak filmin kare kare çözümlemesi var... şaka değil, sinema dersi gibi film baştan sona sosyolojik, psikolojik ve de filmografik olarak çözümleniyor. gözden kaçırdığınız açıları, mesajları gördükçe peckinpah'ın karması daha bir yükseliyor, kendisine daha bir hayran kalınıyor, şiddetle tavsiye olunur...
  • bir eski kuzey iskoçya-norveç geleneği olan strawdog olayı aslında beceriksiz olan balıkçının damına daha sonra bakıp bakıp dalga geçmek üzere samandan bir köpek atılması. filmdeki analoji de burayla yapılıyor, adamın impotent davranışları ve benzer eziklikleriyle
  • özellikle kadın başrol oyuncu susan george'un tecavüz sahnesindeki performansı ve bu sahnedeki yakın plan, ağır çekim, iç bakışlarla ve bir şekilde, her sahnesinde, kişiler ve olaylar hakkında tam ortada durarak kararı seyirciye bırakan, çoğu karakter için iyi-kötü ve yaptıkları için yanlış-doğru değerlendirmelerini yapmak zorunluluğunun da izleyiciyi derin sıkıntılara ve gerginliklere soktuğu nefis film.