şükela:  tümü | bugün
  • bir fallacy çeşidi. ve sözlükte epeyce yüzyüze geldiğimiz hatalı bir yorumsama biçimi:

    bir fikri çarpıtıp yorumlayarak mantık yürütme. karşımızda konuşan/yazan insanın ifade ettiklerinden, sanki kendisi bizim çıkarsamamızı kast etmiş gibi, bir anlam çıkarmamız.

    örnek:

    - "savunma bütçesinin azaltılması eğitim ve sağlığa daha fazla yatırım yapmamız için bir fırsat olabilir"

    - "savunmasız kalalım da kökümüze kibrit suyu eksinler demeni hayretle karşılıyorum",

    bir örnek daha:

    enrtry #xyztklmn

    - "terörle savaş, müphem biçimde tanımlanan bir terör kavramı etrafında anlamlandırıldıkça meşru bir eylemi gayri-meşru addedebilecek şekilde araçsallaşan bir söyleme dönüşür"

    private message suser: george bush

    - " #xyztklmn... entry'inizi okuyunca inanamadım. ne yani, londra'da ölen insanların masumiyetini hiçe mi sayacağız şimdi"
  • tepkisel indirgeme, straw man'in bir cesididir, alt kumesidir bi nevi. karsi argumanin olabilecek en sig sekle sokulmasi, onu kolayca curutulebilecek bir hale getirmek icin sikca basvurulan bir yontemdir ama tek yontem degildir.

    straw men daha genis anlamiyla, karsi argumani curutulebilecek bir sekle sokup, o halini rakibe atfetmek ve boylece rakibi altetmektir. (itiraf: daha genis olsun diye men diye yazdim, bu igrenc esprimi kimsenin anlamamasi ihtimaline dayanamayip acikladim, daha da igrenc oldum). sadece belli istatistiklerden bahsedilerek, belli verilerin yorumlanmasinda objektif davranmayarak, mumkun olan butun cikarimlara esit olasilik atayip, isinize geleni one cikartarak ve karsidakinin de boyle yaptigi izlenimini vererek de bu taktik uygulanabilir.

    zaten en iyi straw man savunmasi, konu hakkinda genis bilgiye sahip olanlar tarafindan yapilir. karsi taraf "ben oyle demedim, soyle dedim" dedigi zaman mizikcilik, doneklik yapmis gibi gorunecek; dahasi, siz halihazirda argumaninizi verilerle desteklemis oldugunuz icin, karsi taraf konuyla alakali veriler verse bile bu disardan bakana ancak bir beraberlik olarak gozukecektir. kisaca en rafine camur at izi kalsin yontemidir.

    bunun yaninda straw man savunmasi, rakibin eline uydurulmus bir arguman tutusturmaktan (gerek siglastirilmis, gerekse zekice carpitilmis versiyonunu) ibaret degildir. karsi pozisyonu savunan guruhun icindeki en zayif halkanin bulunup, argumanlarinin grubun standardi haline getirilmesi ve ona yuklenilerek tum karsi cephenin zayiflatilmasi da bir baska yontemdir. yahut bu zayif halka hic yoktan yaratilabilir. karsi tarafin sozcusu olarak kotu karakterli, zararli aliskanliklara sahip, gecmisinde tutarsizliklar bulunan, bugununde ise zayif bir fikri savunan bu hayali dusman kullanilir (ki straw man terimi de herhalde en cok bu eylemle ortusur).

    ornegin yanli habercilikte, "some people say..." diyerek kanalin resmi goruslerinin propagandasi yapilabilecegi gibi, ayni "some people" kanalin karsi oldugu bir gorusu de sacma bir yonunden savunarak yemlik gibi kullanilir. (bkz: outfoxed)

    kisaca ad homineme girmeden rakibin kisiligine saldiran, hakaret etmeden iftira atan, yalan soylemeden gercekleri carpitan, bilimsel bir agizla dahi populizm yapabilen bir retorik teknigidir straw man, yara bere almadan atlatilmasi neredeyse imkansizdir.
  • politika polemiklerinin ve televizyon tartisma programlarinin kose tasidir. karsi tarafin saman kuklasini yapip bunu yakma esprisine dayanir (bildigim kadariyla).

    dogrudan alakali olmasa da:
    (bkz: chewbacca defense)
  • sözlükten bir örnek:

    başlık : 24 ocak kararlari

    entry 1:

    ... allahin dolarini uzerinde bulundurman bile suctu. bildigin boktan zetinyagini, cayi paranla bile alamiyordun. yurtdisina gitmek istedigin de devlet sana 300usd verebiliyordu, eger sirani beklersen. aldigin bir mali kaca satacagina devlet karar veriyordu. dunyanin en siktiriboktan arabalarini beyaz esyalarini kullaniyordun. turizmin t si bile yoktu. ama nerde bir siyasi muhabbet var, hic yasamamis bilmemis nesil sucu liberal ekonomiye baglar. keske kuba gibi kalsaydiniz da dvd oynatici satin alma hakkini ancak gecen ay alabilseydiniz...

    entry 2:
    ...
    gelişmeyi ithal ettiğimz dvd player, araba olarak algılayanlar ile ne kadar tartışılır bilemiyorum. bu kriterlere göre herhalde en gelişmiş ülke bae diyebiliriz. ne de olsa orada her istediğini bulabiliyorsun. benim gelişmişlik kriterim farklı. teknoloji ihracı yapabiliyorsan...

    -------

    1. entry'de gelişmişlik kriterinin ne olduğuna dair bir şey söylenmiş mi? söylenmemiş. belki 1. yazar "haklar" bağlamında ele aldı "dvd player" meselesini, belki de başka bir açıdan. muhtemelen specific bir yönden bakmadı bu örneği verirken, çünkü "dvd player alma hakkının olmaması"nın "kötü" bir şey olduğu çok açık.

    2. yazarımız ne yaptı? bir güzel straw man inşa etti: "1. yazarın gelişmekten tek anladığı ithal dvd player ve arabalar!"
  • türkçesi "çöp adam" değil, korkuluktur.

    tartışmayı kavgaya benzetirsek, "straw man argument" gerçek rakibe değil kendi yarattığımız korkuluğa saldırmak, korkuluğu parçalamak, sonra da "mahvettim adamı, verdim ayarı, verdim ayarı" demektir.

    "straw man argument" yerine "korkuluk argümanı",
    "straw man fallacy" yerine de "korkuluk safsatası" diyebiliriz, ama terimin türkçe karşılığı yerleşmediğinden ingilizcesini kullanmaya devam edeceğiz muhtemelen.
  • halk arasında ertürk yöntemi diye de bilinir.
  • - ben "x" demedim ki, "y" dedim.
    - yok bi' de "x" deseydin!
  • tipik orta sınıf yaklaşımının haiz olduğu bir şey.
    (bkz: koyun otlatırken üzerine havan topu düşmesi/@gxl)