şükela:  tümü | bugün
  • black mirror beşinci sezon birinci bölümü. üniversiteden arkadaş iki kişinin yeniden bir araya gelmesini anlatıyormuş.
  • en sevdikleri pc oyununun sanal gerçeklik eklentisi sayesinde bir araya gelen eski iki üniversite arkadaşını anlatan black mirror beşinci sezon birinci bölümü
  • ing. çarpışan yılanlar. yani bildiğin kılıç tokuşturmak.

    bölüm isminin kelime anlamı bu evet.
  • --- spoiler ---

    orta yaşlarda içlerindeki homo’yu yeni yeni keşfeden eski iki arkadaşı anlatan, olmamış bir black mirror bölümü. çünkü virtual reality kavramının suyu çıktı artık. biraz daha orijinal senaryolarla gelmesi lazım artık black mirror'un. gelecekte her şey kafaya takılan bir çipten mi ibaret olacak yani? uss callister ve the entire history of you bölümlerinde de bu çip mevzusu işlenmişti; fakat senaryo çok daha orijinaldi.

    --- spoiler ---

    bir fifteen million merits değil, white christmas hiç değil.
  • black mirror bölümü. fakat sunulan teknolojinin etkileri atlanmış ve ortaya uyduruk bir bölüm çıkmış. sen eğer multiplayer oyuna girip chun-li'yi sikebiliyorsan ve bundan gerçekliği unutturacak kadar zevk alabiliyorsan kusura bakma ama o teknoloji dünyayı dondururdu. kimse de oyundan çıkmazdı. gidip skin satın al, god of war'un kulaklarını emükle. böyle bir şey olabilir mi ya? matrisden ne farkı kaldı? o sanal dünyayı birebir hissetmek tehlikeli teknoloji. hatta uyuşturucunun dik alası. oturma odanda bunu yaşayabiliyorsan gerçek dünyada kimse kalmazdı.

    edit: madde bağımlılığını anlatan bölümdür.
  • beklentiye girmeden izlenildiğinde güzel fakat beklentiyle izlenildiğinde vasat olan black mirror bölümü. bir hated in the nation , bir white christmas kadar sarsmadı.
  • vay aq adam bir oyun yüzünden önce durduk yere gay oldu, sonrada gavat. sikerler böyle sanal gerçekliği.

    tanım: vasat black mirror bölümü.
  • black mirror 5. sezon ilk bölümü; bunu bende yazarım ama çaylakım neyse sağlık olsun. kısaca bölüm tırt
  • yanlış kurgulanmış müthiş bir konu diye özetleyebiliriz. yine yeniden bir grain ve artırılmış gerçeklik hikayesi. ancak çelişki şurada ki kahramanlarımız "gerçek" hayatlarında sanalı, "sanal" hayatlarında gerçek duygularını yaşıyorlar. hatta aslında hangisi sanal hangisi gerçek onu da çok farkedemeden yaşıyorlar. ben konunun değip geçtiği şeyi çok sevdim. ama ben olsam bin başka şekilde bitirir ama o şekilde bitirmezdim. zira sanal gerçeklik bile olsa beyinde dokunduğu yerler gerçek olduğu için hayatlarının aynı akışında sadece tadımlık kaçamaklar ile devam edebileceğini varsayamazdım, benim yazdığım son daha karanlık ya da en azından daha sert olurdu. ve mesela kesinlikle dany ve karl a seçtikleri oyunda rolleri değiştirtirdim. dany nin de bence karl'ın hissettiklerini hissetmesi lazımdı. *orada sanırım benim amerikan black mirror dediğim şey devreye girmiş. ingiliz black mirror kesinlikle daha güzel ve acımasız, onu bilir onu söylerim.