şükela:  tümü | bugün
  • bana gece gece metin 2, knight online, silkroad gibi oyunlarda kadın karakter kullanan arkadaşlarımın listesini yaptırıp, arkadaşlıklarımı bitiren black mirror bölümü
  • black mirror bölümü. fakat sunulan teknolojinin etkileri atlanmış ve ortaya uyduruk bir bölüm çıkmış. sen eğer multiplayer oyuna girip chun-li'yi sikebiliyorsan ve bundan gerçekliği unutturacak kadar zevk alabiliyorsan kusura bakma ama o teknoloji dünyayı dondururdu. kimse de oyundan çıkmazdı. gidip skin satın al, god of war'un kulaklarını emükle. böyle bir şey olabilir mi ya? matrisden ne farkı kaldı? o sanal dünyayı birebir hissetmek tehlikeli teknoloji. hatta uyuşturucunun dik alası. oturma odanda bunu yaşayabiliyorsan gerçek dünyada kimse kalmazdı.

    edit: madde bağımlılığını anlatan bölümdür.
  • barbeku sahnesiyle beni derin dusuncelere gark etmis black mirror bolumu.

    --- spoiler ---

    dany dogum gununde mangalin basindadir, kofte, sosis yapmaktadir. karl gelir, dogum gununu kutlar, laflarlar, "bir bira icer misin"le iceri gecerler...

    e ne oldu o kofteler, sosisler? kim bakti onlara?

    --- spoiler ---

    evet, "derin dusunce" dedigim bu sozluk.
  • ing. çarpışan yılanlar. yani bildiğin kılıç tokuşturmak.

    bölüm isminin kelime anlamı bu evet.
  • öncelikle çok çok iyi bir bölümdür.

    sanal gerçeklik lafını duyduğum anda "e ebesinin.." demiştim. oyun lafını duyduğumda da "hay oyun kadar.." demiştim. black mirror yine kendini tekrarlıyor diye düşünmüştüm... daha önce uss callister'da, bandersnatch'de ve başka bir bölümde daha bu oyun teması işlenmişti..

    ama black mirror yine sanal gerçeklik teması üzerine bir sürü farklı motif işlemiş ve yine üzerine düşünebileceğiz, sorular sorabileceğiniz, seyirciyi ikiye bölebilecek şekilde aktarmış olayı.

    şimdi hacılar... sorular şunlar;

    --- spoiler ---

    1- danny'nin yaptığı şey aldatmak sayılır mı?
    2- eşinin danny'ye bu sanal ilişki için müsade etmesi ile danny'nin eşine gerçekte bir başkası ile ilişkiye müsade etmesi arasında etik açıdan ne fark vardır?

    sadakat teması yoğun olarak işlenmiş. ben o açıdan yaklaştım ya da öyle diyeyim. öncelikle kadının sadakatini hayranlıkla izledim. adamınki de farksız.

    en sonunda ikisinin birbirine bu heyecanlarını yaşamalarına müsade etmeleri ise bu sadakatin bir sonucu mudur? yoksa bu sadakatin sonu mudur?

    ibnelik, göt oğlanlığı, gavatlık, swingerlık üzerine müthiş bir bölüm.
    --- spoiler ---
  • her black mirror bölümü gibi hakkında bir sürü entry yazılacak, envai kapsam ve uzunlukta sosyolojik tespit ve sanatsal değerlendirme entrysi girilecek olsa da her şeyden ve hepsinden öte hakkında dikkat çekmek istediğim bir şey var ki bulaşık makinesinin verdiği "tabakları makineye koymadan durulayın" şeklindeki sesli uyarı.

    beynin yanına gelecek şekilde deri üstüne takılan magnet ile sanal gerçekliğin alternatif gerçekliğe dönüşebildiği bir gelecekte bulaşık makinesi sektörü hala daha insanları kandırarak günümüzdeki yattıkları yerden para kazanma eylemine devam ediyor yani. böyle bir şey, böyle bir sektör olabilir mi?

    (bkz: bulaşık makinesi/@kirk karakterlik nick yazan yazar kisisi)
  • yanlış kurgulanmış müthiş bir konu diye özetleyebiliriz. yine yeniden bir grain ve artırılmış gerçeklik hikayesi. ancak çelişki şurada ki kahramanlarımız "gerçek" hayatlarında sanalı, "sanal" hayatlarında gerçek duygularını yaşıyorlar. hatta aslında hangisi sanal hangisi gerçek onu da çok farkedemeden yaşıyorlar. ben konunun değip geçtiği şeyi çok sevdim. ama ben olsam bin başka şekilde bitirir ama o şekilde bitirmezdim. zira sanal gerçeklik bile olsa beyinde dokunduğu yerler gerçek olduğu için hayatlarının aynı akışında sadece tadımlık kaçamaklar ile devam edebileceğini varsayamazdım, benim yazdığım son daha karanlık ya da en azından daha sert olurdu. ve mesela kesinlikle dany ve karl a seçtikleri oyunda rolleri değiştirtirdim. dany nin de bence karl'ın hissettiklerini hissetmesi lazımdı. *orada sanırım benim amerikan black mirror dediğim şey devreye girmiş. ingiliz black mirror kesinlikle daha güzel ve acımasız, onu bilir onu söylerim.
  • yanlışsam düzeltin, ilk kez amerikan hayatının anlatıldığı bölüm olmuş. barbekü partisi, amerikan style bir ev v.s