şükela:  tümü | bugün
  • aiin insan seviyesinde dusunce, duygu ve bilinc gelistirebilecegi savi. (weak aiya karsit olarak)
  • insan zekasiyla yarisacak bir zeka uretimi, cok fantastik bir sey yani dusununce. turing testini gecen her makine dusunuyor kabul edilmeyebilir, cin odasi dusunce deneyi de bunu anlatmisti bizlere. aslinda john searle olmasa su strong ai denilen seyin bin kere alt edilebilecegini filan dusunurdum ama adam habire problem cikariyor. olmaz bu diyor (psikolojik bir baski var yani). cin odasi dusunce deneyiyle bunu savunma sekli bana her ne kadar zayif gelse de strong ai'nin asla ustesinden gelinemeyeceginin gerekcelerini cok guzel anlatiyor adam. oyle siki bir materyalist. zira buna buyuk inanc beslemekte cogunlugu olusturan connectionistlerin aslinda felaket bir dualizmin esiginde olduklarini bilir. peki nicun?

    aklin yolu birdir, ve beyinden gecer; ama aslinda gecen bir sey de yok cunku yol da, yuruyen de beyinin kendisidir. akil sadece golgedir. ozdestir onlar, identity theory bunu ongoruyor. descartes'in dualizm teziyle yuz yillarca dilimize doladigi bu dusuncenin disina cikip bakabilmek artik imkansiza yakin olani basarmak gibi bir sey oluyor. akil vucut gibi aslinda oldukca basit bakilabilecek ama terminolojiden kurtulamadikca problemden probleme kosan bir konuya yansiz bakabilmek ancak ikilikten kurtulmakla mumkun. akil ve fiziksel olan farkli veya birbirinden bagimsiz degil zira. iste tam bu yuzden, bir makinede ustun bilinc yaratma istegi aslinda bu tezi bastan kabul etmek oluyor gibi dusunuyor sanirim searle. zira ne akil, ne bilinc kendi kendine var olabilen seyler degiller. zaten sey de degiller. misal h20 sudur, ve ozelligi de sivi olmasidir. sivi olmasi onun emergent ozelligidir, molekullerin birbiriyle iliskisi onu aciklayabilir. bilinc de beynin emergent ozelligidir. birbirinden ayilamaz demek bile sacma o yuzden, su ve sivinin birbirinden ayilmasi gibi bir karsilastirmanin yapilmasi ne kadar sacmaysa.

    strong ai biraz utopiktir o yuzden. zaten qualia gibi bir problemimiz var, bu tur seyler kafamizi daha bir garistiriyor. haydi yaptin diyelim bilincli makine, qualia'si var mi yok mu al baska bir problem. gerci bence hic sorun degil, ben hemen derim kalbini kirmayin filan diye. oyle de tutunuyorum bir yandan davraniscilik ekolune (zaten bir yanim bu yuzden strong ai'nin mumkun oldugunu da soyluyor, ama orasi bir karisik).

    yani bu strong ai, neural networklerle (bkz: connectionism) filan ugrasacaginiza gidin beyni adam akilli inceleyin der searle. halbuse birak ugrassinlar, sana ne be adam. beyinle ugrasan yok sanki. harbi bi sussa su ustun yapay zeka kesfedilecek bence. ama susmasin, cok guzel konusuyor bazen totolojiye dusse de.
  • strong ai tezine ("makinalar dusunebilir") karsi iki felsefi elestiri one cikmaktadir:

    1) john searle: bilgisayarlar dusunemez cunku bilgisayarlarin yaptigi "formel sembol manipulasyonu"dur. bilgisayarlar sembollerin formel (syntax) ozelliklerine duyarlidir, anlamlarina degil. (bkz: cin odasi)

    2) hubert dreyfus: bilgisayarlar dusunemez cunku dusunce, bilgisayarlarin dogalari geregi sahip olamayacaklari bazi ozellikleri icerir. bilgisayarlar kurallara gore (algoritmalar ve heuristikler) sembollerle oynarlar, ancak dusunce zorunlu olarak hayatta olmayi, kultur icinde olmayi, ve "know-how"'i icerir. dusunce, kurallara dayandirilip formalize edilemez. (bkz: what computers can't do)

    sunu anlamamiz lazim ki bu iki itiraz da "klasik" bilgisayar anlayisinin dusunce icin yeterli olamayacagini soylemektedir. connectionist (bkz: connectionism) mimariler ise genis anlamiyla "bilgisayar"dir, ancak isleyis bicimleri "formel sembol manipulasyonu" degildir.

    su ana kadar anlayabildigim kadariyla dreyfus ve searle'in karsi-argumanlari klasik ai anlayisina karsi gecerli olmalarina ragmen, connectionism'e darbe vurmamaktadir (dreyfus connectionism'e de karsidir, o ayri).

    not: ucuncu bir elestiri olarak lucas ve penrose'u da eklemek lazim belki de.
  • (bkz: strong alife)
  • bunun savunucuları diyor ki, bir; makina hem söylenenleri anlar hem de sorulan sorulara cevap verir. iki; makina aynı zamanda anladıgı gibi bir de acıklama kabiliyetine sahiptir. ya da bir diger ifadeyle, eger bilgisayara dogru programı verirseniz makina tüm bilişsel ifadeleri anlar ve insan aklı ve kabiliyetine uygun cevaplar ve acıklamalar verir. bu baglamda bu makina akıl zihin görevi görür.
    john searle'de çin odası deneyi ile karsı argümanı sunup makinanın neden düsünemeyecegini acıklar.
hesabın var mı? giriş yap