şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bildiğim kadarıyla boğazın açıklarında türkiye'nin izin vermesini beklemek için demirlemiş, haftalarca orda kalmış, yolcuların çıkışına izin verilmemiş, gemideki yiyecek stokunun bitmesi üzerine istanbulluların kayıklarla gönderdikleri yardımlarla biraz daha dayanabilmiş, sonunda nerden geldiği belli olmayan bir torpil ile batırılmış bir gemidir bu, batıranların rus ya da ingiliz olma ihtimali üzerinde durulur hep.

    edit: gemiye adını veren struma nehri bulgaristan'da doğar, trakya'yı makedonya'dan ayırır (bölge anlamında, ülke değil) ve ege'ye dökülür, bizde ustruma diye bilinir.
  • izlediğim bir belgeselde batıran tarafın rusya olduğu söylenmişti ve belgesel her cümlesinden yahudi yapımı olduğu anlaşılan bir belgeseldi. ayrıca almanlar ile çarpışan ingilizler ve rusların, almanlardan kaçan üstelik de ingiliz koruması altında kurulan bir ülkeye kaçan insanları taşıyan bir gemiyi batırması en azından benim için oldukça acaip ve gizemli bir durumdur. ben şahsen o gemideki belirli bir insanın filistine ulaşmasının engellenmek istendiğini sanıyorum.
  • iddialardan biri de, filistin'de hakimiyeti ele geciren ve siyonistlerle isbirligi halinde bulunan ingiliz imparatorlugunun, gemide bulunan yahudilerin cogunun avrupa yahudisi (romen ve leh uyruklu) (siyonistlere gore saf kan olmayan yahudi) nedeniyle, filistin'e girisinin yasaklanmasi ve geminin batirilmasinin bizzat siyonistler tarafindan, alinan ve ingiliz yetkililere bildirilen bir karar oldugudur. aynen, hayfa limanina yanasan patria gemisinin bosaltim yapilmasina izin verilmemesi gibi. bu iddilarin ucu da, vaadedilen topraklara gocu kabul etmeyen yahudilerin, hitler'in gaz odalarinda ve stalin'in gulaglarinda kaderleriyle basbasa birakildigina, ben gurion ve yitzhak samir gibi onde gelen siyonist liderlerin nazilerle isbirligi yaptigina kadar dayaniyor. ayrica (bkz: falasa yahudileri) ve bugunleri.

    (bkz: ikinci dunya savasi)
  • ingilizlerin torpilledigi iddia edilen gemi. ayrica turk hukumetinin gayretleri (her ne kadar yetersiz kalsa da) sonucunda yahudi lobisinin turkiyeye sıcak bakmasinin sebeplerinden biri.
  • batigi uzun calismalar sonucu turkdeep grubuna bagli balikadamlar buldu.
  • romanya’nın köstence limanında, musevi mültecileri filistin’e götürmek üzere hazırlanan gemilerden biridir struma. ingiliz yapımı, panama bandıralı, bulgar mürettebatlıdır ve pandelis isimli yunanlı bir tacirin mülkiyetindedir. 1941 yılına gelindiğinde, son yolculuğuna çıkmadan önce, bükreş’te “campania mediteranea de vapores limitada” acentasına bağlı bulunmaktadır.yaklaşık 46 metre boyunda, 6 metre eninde, brüt 227 ton bir gemidir. son derece eski bir tekne ! 1867 newcastle tersanelerinde inşa edilmiş, alt yapısı sac, süperstrüktürü ahşap bir tekne. nazi soykırımından kaçmak pahasına, son kuruşlarını ödeyerek bu gemiye binen 769 insan, 15 aralık 1941 günü sarayburnu açıklarına gelir dayanır. struma yolcuları türkiye ve ingiltere arasındaki siyasi pazarlıkların sürdüğü yaklaşık 2,5 ay boyunca karantina koşulları altında bu limanda bekletilir.
    istanbul’da kaldığı süre içinde, bir kaç şanslı yolcu, çeşitli gerekçelerle bu talihsiz gemiden kurtulmayı başarır. 800’e yakın yolcu ve mürettebatla köstence’den gelen gemi, siyasi pazarlıkların beklenen neticeyi vermemesi sonucu, 1942 yılının şubat ayında bu limandan koparılarak, geldiği yere, karadeniz’e iade edilir. ertesi gün, istanbul boğazı açıklarında infilak ederek batar. ileriki yıllarda yapılan araştırmalar, bir sovyet denizaltısı tarafından torpillendiği yolundadır.
    faciadan bir tek kişi kurtulur. istanbul’da tedavi gören david stoliar, daha sonra filistin’e gider. orada evlenir, ingiliz ordusunda üniforma giyer. halen abd’nin oregan eyaletinde yaşamaktadır.
    yolcu ve mürettebatıyla karadeniz’in karanlık sularında yitirilen bu gemi, bir insanlık ayıbı olarak tarihe geçer. olay tüm dünyada tartışılır. savaş sonrası, araştırmalara, filistin’de ise protesto gösterilerine ve ayaklanmalara neden olur. struma yolcularına filistin’e giriş vizesi vermeyen büyük britanya’nın sömürgeler bakanı lord moyne 1944 güzünde –struma faciasındaki sorumluluğu nedeniyle- bir suikast sonucu öldürülür. gerçekten de ingiliz dışişleri arşivlerindeki türkiye-ingiltere yazışmaları, bu facianın asıl sorumlusu olarak, orta-doğu çıkarlarını yitirmek istemeyen ingiltere’nin katı tutumunu gösterir. türkiye’nin struma yolcularına yönelik politikası, ingiltere’nin tutumuna bağlı olarak biçimlenmiştir.

    kaynak: turkdeep notları
  • konuyla ilgili olarak türk tarafinin kaygisi, olayin benzer baska göclere örnek teskil etmesi (ulus devlet kurma sürecindeki türkiye'nin toplumu homojenlestirme politikasina da aykiri), gelenler arasinda ajan provokatör olmasi ihtimali ve izlenen denge politikasinin nazi almanyasi aleyhine bozulmasidir.
    1978 yilina kadar gemiyi bir alman denizaltisinin vurdugu sanilmaktaydi. sscb savunma bakanligi yayinladigi bir kitapta gemiyi kendilerinin batirdigini yazmistir*
  • türkiye bu gemideki mülteciler için almanya ile değil ingiltere ile mücadele etmiştir, bu gemideki yahudiler türkiyeye yerleşmek için değil (ki keşke yerleşselerdi) filistine geçmek için transit olarak kullanmak üzere karaya çıkmak istiyorlardı ayrica türkiyenin yeniden imarında bu dönemde kabul edilen birçok yahudi rol almıştır.

    o gemide ölen insanlar rahmetle anılmayı ikinci dünya savaşında ölen binlerce insan kadar hakediyorlardı.
  • geminin türkiye'den geçiş yapıp ingiltere'ye gitmesini engelleyen kararı ingiltere dışişleri bakanı vermiştir. kurtulan bir kaç kişi (kaç kişi olduğunu çok net hatırlamasam da ya 2 kişi, ya da 2 aile olacaktı) koç ailesi tarafından bir takım sebepler gösterilerek kurtulmuştur. ingiltere'nin tutumunun sebebi ise, orta doğu'daki çıkarlarını ve özel olarak da filistin'deki denetimini sarsabilecek istikrarsızlıkları önlemekti. bu gemiye geçiş izni verildiğinde, gemiler dolusu museviliğinin filistin'e gitmeye çalışacağının ve oradaki istikrarını bozacağını düşünmüşlerdi. gemi havaya uçtuğunda kurtulan tek kişi david stoliaroldu. gemiyi uçurmadaki ihale ise türkiye'nin üzerine kalmıştır. stoliar denizde kurtulma çabası verirken, geminin ikinci kaptan'ı da yanındadır ve geminin türk tarafından gelen bir torpido yüzünden battığını söyler. faciadan tek kurtulan stoliar'dır. kendisi yaptığı açıklamalarda, çok net olarak gemiyi türkiye'nin batırdığını vurgulamaktadır. ileriki yıllarda her ne kadar bir sovyet denizaltısı tarafından torpido atıldığı iddia edilse de, struma faciası ile ilgili bir şeyler okumak isteyen her insan önce david stoliar'ın açıklamalarını okuyacağı için, sovyetler'i değil türkler'i suçlayacaktır.
  • büyük bir insanlık trajedisidir. "uluslararası çıkarlar" gereği 780 insan günlerce aç, susuz perişan bir vaziyette bekletilmiş ve sonunda içlerinden yalnızca biri kurtulmuştur. dönemin başbakanı refik saydam facianın ardından şu açıklamayı yapmıştır: "türkiye başkaları tarafından arzu edilmeyen insanlar için vatan hizmeti göremez. bizim tuttuğumuz yol budur. kendilerini bu sebepten istanbul'da alıkoyamadık."