şükela:  tümü | bugün
  • 1980-1981 ve 1997 wsop sampiyonu, tum zamanlarin en iyi hold-em poker oyuncusu, 1997 yilindaki turnuvaya katilacak parasi dahi yokken arkadasi billy baxter'dan borc almis ve daha sonra buyuk odul 1 milyon dolari baxter ile paylasmistir.
  • tum zamanlarin en yetenekli poker oyuncusu ve uyusturucu bagimlisi. uyusturucu bagimliligi yuzunden oldugunde bes parasizdi.
  • masada pokercidir belki ancak, i$ hayata gelince kumarbazin tekidir. bankrollunu bir hice vermi$tir.

    oldukten sonra kendi kendine verdigi "dunyanin en iyi no limit texas hold em oyuncusu" unvani, kankasi bob stupak a gecmi$tir.

    yersen.
  • high roller isimli filmde de belirtildigi uzere gin rummy konusunda neredeyse yenilmezdir.. hatta pokere gecisi, artik kimsenin kendisiyle gin oynamak istememesiyle dogru orantilidir.. "bir gun benden iyi bir poker oyuncusu ortaya cikabilir, ama gin konusunda benden iyisi asla olamayacak" dedigi de rivayet edilir..
  • stu ungar (1953-1998), pek çok kişi tarafından tüm zamanların en iyi texas holdem ve gin rummy oyuncusu olarak kabul edilir. wsop main event'i üç kez kazanan tek kişidir. dahi seviyesinde bir iq'ya ve fotografik hafızaya sahip olduğu söylenir.

    ungar, amerikalı yahudi bir ailenin çocuğu olarak manhattan'da dünyaya geldi. babası kumarhane işletiyordu ve bütün çabalarına rağmen stu'nun erken yaşta kumarla haşır neşir olmasını engelleyemedi. gin rummy ve poker oynayan stu, kısa zaman içinde bu oyunlarda ustalaştı ve adını duyurmaya başladı.

    15 yaşında babasını kaybeden stu ungar, new york'ta çeşitli kumarhanelerde oynayarak ailesine bakmaya başladı. bunun için okulu bıraktı ve profesyonel bir gin oyuncusu haline geldi. ilk gin turnuvasını 10 yaşında kazanmıştı. 25 yaşına gelmeden new york'un en iyilerinden biri olarak kabul gördü.

    babasının işinden dolayı küçük yaşlardan beri mafyayla içiçeydi stu. meşhur mafya victor romano ile çok samimiydi. yakın çevresi böyle olunca, stu ungar'ın kavgacı bir oyun stiline sahip olması doğaldı. masada rakiplerini yeteneğiyle ezerken hiç mütevazi davranmıyor, onlarla herkesin duyabileceği bir şekilde adeta alay ediyordu. bir defasında yine bu şekilde yendiği bir rakibi, ungar'ın kafasında sandalye kırmaya çalışmış, olaydan birkaç gün sonra vurularak öldürülmüştü.

    stu ungar'ın pokere geçme sebebi, artık kendisine rakip olacak gin rummy oyuncusu kalmamış olmasıdır. bu oyunda o kadar iyiydi ki, artık kimse onunla oynamak istemiyordu. bunun üzerine pokere geçiş yaptı. pokerde de çok büyük başarılara imza atmış olmasına rağmen, aslında en iyi oynadığı oyun gin rummy idi. zaten kendisi de bunu defalarca söylemiştir.

    1980 yılında stu ungar ilk kez wsop'a katıldı ve (efsane pokerci) doyle brunson'ı yenerek turnuvayı kazandı. wsop'u kazanan en genç oyuncu ünvanıyla birlikte. 27 yaşındaydı, fakat daha da küçük gösteriyordu. bunun üzerine ona "the kid" demeye başladılar. 1981'de yine wsop'a katıldı ve yine kazandı. bundan 16 sene sonra, 1997'de wsop'u yine kazandı. aradan geçen uzun zamana ve yaşam tarzının getirdiği yıpranmalara rağmen dünyanın en prestijli turnuvası olan wsop'u yeniden kazanması üzerine kendisine "the comeback kid" lakabı takıldı.

    ungar'ın yaşam tarzından da bahsetmek gerekir. çok daha büyük başarılara imza atabilir, büyük bir servete sahip olarak yaşayabilirdi. kumar ve uyuşturucu bağımlılığı kendisine daha hazin bir son hazırladı. uzun poker seanslarında oyununu canlı tutmak için kokain kullanmaya başladı. üvey oğlunun intihar etmesi vb kişisel sorunlarının da etkisiyle, bu alışkanlığı bağımlılığa dönüştü. hatta öyle bir hal aldı ki, artık girdiği turnuvaları tamamlayamaz hale geldi. kumar bağımlılığı da kazandığı paraların erimesine sebep oluyordu. pokerden kazandığı milyonlarca doları, uyuşturucu ve kumar ile hunharca bitirdi.

    1997 wsop'tan kazandığı 1 milyon doları da birkaç ay içinde bitirdi. 1998'de arkadaşı billy baxter'ın giriş parasını verme teklifini reddetti ve başlamasına dakikalar kala wsop'a katılmaktan vazgeçti. o günden sonra gözden kayboldu. birkaç ay sonra oasis otelindeki odasında overdose'dan ölü bulundu.
  • bu aralar favori yazarım olan peter alson'un hakkında yazdığı biografi eseri one of a kind , a biography of the poker champion stuey ungarı hararetle tavsiye ederim. yazarın kendisi de dikkatle izlenmeli.
  • öldüğü yıl o kadar parasızdır ki, bir arkadaşı kendi kredi kartından onu bir otele yerleştirir ve oda servisi ve yemekleri de karşılar. ayrıca kendisine haftada 100 dolar cep harçliği verir, daha fazlasını vermemesi parasıyla uyuşturucu almaması içindir.
  • filmi kolpa çünkü adamın oyun gücü rakibi okumak üstüne kurulu değil, masayı okumak üstüne kurulu.

    sadece pokerde de değil, gin rummy*, rulet ve blackjackte de aynen bomba herif, rakipsiz. bütün bunları da hardcore uyuşturucu bağımlılığı altında ve saçmasapan bir yaşam stiline rağmen yapabilmiş. bu neden önemli çünkü kumar işi mevzunun şov tarafını bırakırsak disiplin işidir, mesela phil ivey denen eleman uyku hariç bütün vaktini antreman yaparak geçirdiğini söylüyor. paso uyuşturucu kullanarak ve leş bir yaşam stiliyle rockçı olunur da pokerci, satrançcı vs olunmaz.

    neyse özet geçelim. son kertede 220 iq'su, garip fiziksel görüntüsü ve bu dünyaya bir türlü uyum sağlayamaması yüzünden, bu adamın uzaylı olduğunu düşünüyorum ciddi ciddi.
  • kendisi 97 yılında wsop main event’inde, 80 yılındaki kazandığı wsop için “hayatımda oynadığım ilk poker turnuvasıdır” demiştir. tabii 80 yılında main event’e sadece ve sadece 73 kişinin katıldığını düşünürsek doğru olma ihtimali de vardır.