şükela:  tümü | bugün
  • icindeki recine ve degi$ime ugrami$ katmanlardan gecen suyu, kirec ve klordan arindirdigini iddia eden cihaz. iki katmandan gecirior, teknik bi olayi fazla yok. su aritma suzgeci dense daha dogru olur.
  • suyun kireci ve kloruyla birlikte tum vitamin ve minerallerinide goturen alet
    ustelik acaip paali
    suyunuzu tahlil edelim edasiyla daliyorlar iceri, sona cihazi kakalamaya cali$iyolar
    (bkz: pazarlama stratejileri)
  • arazide su elde etme teknikleri ile elde edilen suyun aritilmasi gerekiyorsa birkac basit aritma duzenegi kurulabilir:

    i. elde edilen suyun bir sekilde buharlastirilip baska bir yuzeyde tekrar yogunlastirilmasi sonucu aritma saglanabilir.
    ii. bir corabin icine ince kum konularak basit bir suzgec yapilabilir. corabin uzerinden yavasca dokulen su, alta konulmus baska bir kaba alinir. ancak bu yontem zararli olabilecek mikroorganizmalari temizlemez. bunun icin suzulen suyu kaynatmak, su temizleme tableti veya permanganat kullanmak gerekir.
  • reverse osmosis prensibiyle çalışan tipleri mevcuttur: bunlarda mineraller arıtılır ve deniz suyundan kullanma suyu elde edilebildiğinden dolayı teknelerde kullanılır. bazılarında sadece aktif karbon (yüzeyi genişletilmiş karbon) kullanılarak sadece partiküller arıtılır. su arıtmanın en basit yöntemlerinden biri suyu kaynatıp, buharlaştırıp soğuk bir yüzede yoğuşmasını sağlamaktır.
  • öncelikle yanlış bilinen bir noktayı belirteyim, su arıtma cihazları pis suyu arıtmaz. yani sudaki mikropları öldürmez. mikropları klor vb. kimyevi maddeler öldürür. lakin sudaki çok az miktarda dahi olsa vücuda alınan klor başta guatr olmak üzere bir çok hastalığı tetikler.

    bir diğer nokta ise suyun sertlik oranı yani kireç miktarıdır. içme sularımızdaki kireç miktarı kabul edilebilir seviyenin çok üzerindedir. sudaki normalin üzerindeki kireç, küçük çocukların kemiklerini erken sertleşmesine neden olur, özellikle kafatası kemikleri erken sertleşen küçük çocuklarda zekâ geriliğine bile sebep olabilmektedir.

    ayrıca şehir şebekelerinin eski oluşu ve binalardaki sıhhi tesisatın kalitesiz, eski veya bakımsız olmasından dolayı metal borulardaki küf, pas, kum vb. parçacıklar da içme suyuna karışabilmektedir. şebeke suyundan insan vücuduna giren küf-pas miktarı 6 ayda yaklaşık yarım çay bardağı kadardır. tatilden eve gelince çeşme ilk açıldığında suyun önce kahverengi bulanık renkte aktığını herkes bilir. metal borulardan suya karışan pas başta kan hastalıkları olmak üzere bir çok hastalığa neden olmaktadır.

    sonuç olarak; temiz bir içme suyu için süreç şöyle işliyor:
    önce belediye içme suyunu klorlayacak
    çeşmeden akan sıvı: su + klor + kireç + küf ve pas + yabancı madde
    su arıtma cihazını musluğa takıp çeşmeyi açacaksınız;
    arıtma cihazından çıkan sıvı: sadece su

    not: *arıtma cihazınızın sağlıklı çalışabilmesi için şebeke suyu mutlaka klorlanmış olmalıdır.
    *cihaz çakma değil kaliteli olmalıdır (piyasadaki krom gövdeli iki tüplü cihazlar daha kalitelidir, plastik gövdeli olanları tavsiye etmem)
    *cihaz bakımı ayda bir evde tuzlu su ile yılda bir ise filtre değişimi ile yapılmalıdır.

    edit: imla
  • olm anlamadım ki araştırıyorum ama tam anlamıyla bilgi sahibi olunacak bir kaynak yok aynı zamanda bi dünya tanınmayan markadan ibaret elle tutulur şekilde ihlasın ismi dönüyor fakat oda diğer arıtma markalarına göre kat kat pahalı.bu farkın sebebi nedir? hangi markayı alacaz.ucuz alsak en kalitelisini alsak olmaz mı ?
  • az önce bi çay içmek için girdiğim kahvehane benzeri mekanda hala kullanildigini gordugum alet.uzerinde ihlas yazmasi ise ayri bir nostalji oldu benim için.
  • evimize girmiş, bebekli-hamile kadınlı kutularda pazarlanan teknoloji. diğer taraftan hatırlatmakta fayda var;

    satılan cihazların çoğu, -halihazırda oldukça temizlenmiş- şehir suları içindir. kuyu veya ırmak suyu arıtmak için işin mühendisini bulun, analizini projesini yaptırın.

    ters osmoz yapan ev tipi cihazlar 1 litre iyi su üretebilmek için 4-5 litre su kullanır. anlayacağınız, su israfı konusunda hassas ülkemizde land of plenty diyarlarda tasarlanmış cihazlar pazarlanmaktadır. %80 ve üstü verime ancak eve girmeyen türde büyük ölçekli cihazlarda ulaşılır.

    ters osmoz yapmıyorsa, yapabileceği en iyi şey -kendi artı ve eksileriyle- iyon değişimidir.

    çok iyi imajlı* yerlerde "suyun molekül yapısını küçültür" diye satılanları var. sanki yan rafta da ev tipi higgs bozonu üretici var.

    eve almayı düşünüyorsanız ec ve ph metre ile takım olarak alınız, arada bir kontrol ediniz.

    edit: eve bir su arıtma cihazı aldım. gg veya reklam olmasın, marka belirtmeden süreci de yazıyorum.
    bir yapı marketten -molekül yapısını küçültmeyen- en ucuz modeli aldım. diğer taraftan, bilindik bir markadan bir iletkenlik ölçücü* aldım. arıtma cihazının yarısı fiyata geldi ama olsun.

    satın aldığım yerin "garanti kapsamında kalması için bizim adamımıza kurdurun" söylemlerini takmadım, cihazı kendim kurdum. paketin içinden pis su bağlantısını yapmak için tatminkar bir parça ve hatta açıklama çıkmadı. rüzgarlı'dan duruma uygun bir parça aldım ve kullandım. orada da ilginç birşeyler oldu ama konuyu dağıtmayalım...

    iletkenlik ölçer ile aşağıdaki değerleri elde ettim:
    - bilindik bir kimyasal madde şirketinden aldığım saf su 1-2 mikrosiemens*/cm gösteriyor. beklendiği gibi.
    - uzun yıllardır kullandığım tanınmış damacana şirketinin suyu, etikette 60 mikrosiemens/cm olduğunu iddia ederken ben 140 gibi bir değer buldum. sağlık açısından anlamlı bir bulgu değil ama etikette özellikleri yazan şeyi içmediğimi anladım. daha önce yaptığım bir ölçümde ph değerinin etiketteki gibi olduğunu görmüştüm.
    - musluktan akan su, aski'nin sitesindeki iletkenlik ve ph değerlerine (yaklaşık olarak) sahip. daha önce yaptığım bir ölçümde ph değerinin etiketteki gibi olduğunu görmüştüm.
    - ilk gün itibariyle cihazın çıktısı biraz karışık: musluktan ilk akan su 160 mikrosiemens/cm. yarım litre kadar suyu akıttıktan sonra -beklendiği gibi- 20 mikrosiemens/cm'lik su geliyor. gün boyu muslukçu çatalımı gösterip çalıştım, ph metreyi çıkarıp bakmaya üşeniyorum. suyun içi kabarcık kabarcık ama tadı kötü değil.

    not: çevre mühendisi değilim, kullandığım cihazlarla elde ettiğim sonuçlar iso bilmemkaça göre sertifikalandırılabilir değiller. evet evde ph metre var. geiger sayacı almayı düşünmüyorum şimdilik.

    edit 2: "tanınmış" damacana suyun web sitesinde yakın tarihli analiz raporu var. 60 değil yaklaşık 120. 140 da kabul edilebilir kalıyor bu durumda.

    dört ay sonra gelen edit: kabarcık kabarcık sudan kurtulamadık, neyse ki sürahide bekleyince geçiyor. suyun iletkenliği 14-20 microsiemens/cm civarında. sanırım remineralizasyon için kullanılan filtre ömrünü tamamladıkça suyun iletkenliği de düşüyor. önceden musluk suyu veya damacana su ile sulanan evdeki çiçeklerde belirgin bir coşma durumu var. önceden saf su kullandığım nepenthes'in durumu da iyi.

    onbir ay sonra gelen edit: şehir suyunun tuzluluğu üç katına çıktı, 600 mikrosiemens/cm, musluktan 75-80 mikrosiemens/cm akıyor, filtrenin arıtma oranı hala fena değil. çiçekler -sıcak geçen yazın da etkisiyle- pek keyifli değiller. ters osmozdan çiçek sulayınca çiçeklere kalsiyum-magnezyum vermek gerekiyormuş, bunu da öğrendim; piyasada satılan gübre karışımlarında bu iki element yok (sulama suyundan geldikleri varsayılıyor).

    onikinci ay editi: vaktinin gelmesi ve iletkenliğin 100+ mikrosiemens/cm olmasıyla dün filtreleri değiştirdim. aynı firmanın yedek filtre setini aldım, paketten -ilginçtir- yeşil renkli bir membran çıktı. değişim işini yaptım ancak filtre sistemi iletkenliği 650'den 300'e düşürebiliyordu ve su çok yavaş birikiyordu. neyse, membranı değiştirip bir daha denedim. benzer sonuç. detaylı test sonucunda problemin atık su kısıtlayıcının tıkanmasından kaynaklandığını gördüm. tahminimce sökerken bir ters durum oldu, birşeyler kısıtlayıcının içindeki kılcal borunun tıkanmasına neden oldu. bu arada, birçok sitede membran değişimiyle beraber değişmesi tavsiye edilen kısıtlayıcı "yedek filtre seti" paketinden çıkmayan bir ürün. bu vesileyle 150ml/dakikalık "orijinal" kısıtlayıcının da konfigürasyonuma uygun olmadığını öğrendim, 500 veya 750 gerekiyormuş. membran aldığım yerde 300'lük vardı, hiç yoktan iyidir diyerekten aldım. üç gün art arda tesisatçılık yaptıktan sonra sonuç tatminkar. daha iyi membrandan veya yeni akış kısıtlayıcıdan dolayı daha tuzsuz su geliyor. ilk kurulumları karşılaştırsam iletkenlik %90 yerine %95 azalıyor diyeyim (bu ne demekse :p).

    unutmadan, şehir suyuyla yaşanan çeşitli sorunlar eski filtrelerde kendini gösterdi, eski ilk aşama filtresi afedersiniz b.k rengi olmuş. böyle durumlarda ilk üç aşamayı -ömrü bir yıl dense de- 6 ayda bir değiştirmek mantıklı olabilir.

    netice itibariyle: vakti zamanında honda abd'de "you meet the nicest people on a honda" sloganıyla reklam kampanyası yapmış. su arıtma cihazları için böyle bir kampanya yapılabilirliği yok, bu konuda içime sinen esnaf bulmam uzun zamanımı aldı. diy merağınız yoksa ve evinizde bir tropikal bitki koleksiyonunuz veya akvaryumunuz yoksa kesinlikle damacana su sizin için daha iyi.

    yıllar sonra gelen edit: bu uzun yazının şurasına kadar gelip okuduğunuzu anladıysanız tebrikler. gördüğüm kadarıyla satılan cihazların hemen hepsi -zamanında escort computer'ın bilgisayar "üretmesi" gibi- hazır parçaların birleştirilmesi şeklinde. kimse ticari sır, deneyim veya özel teknolojik üstünlüğün üzerine kendi markasını yapıştırmıyor. tekrarlayayım konunun uzmanı değilim, bir tane aldım kullandım, ikinci bir cihazı denemedim bile, filtre kalitesini -marka fanboyluğu yapmadan- anlatabilecek bilgim yok. bu yazıya konu olan su arıtma cihazımı bırakıp başka bir içme suyu kaynağına geçmedim ama ama size -kullandığım marka da dahil olmak üzere- herhangi bir markayı önermiyorum.

    yıllar yıllar sonra gelen kritik güncelleme: tesisat hattınızdaki metalden ve kalın plastikten yapılan ürünlerden farklı olarak su arıtma cihazları çok kalın olmayan plastikten üretilmişlerdir. bu nedenle tesisat basıncındaki artmalar nedeniyle ilk patlayan çatlayan unsur olabilirler, etrafı su içinde bırakabilirler. çok üst katlarda oturangillerdenseniz veya ev girişine basınç düşürücü vana taktıran mutlu azınlıktan iseniz bu dediklerim sizin için sorun değil.
  • uzun süre filtre değişimleri yapılmadan kullanılması iyi olmasının aksine kötü olan cihaz.

    cihazların filtre sıralaması ve çalışması söyle;

    1. filtre: çamur filtresi,
    2. filtre: klor filtresi,
    3. filtre: önceki 2 filtreden kaçan pislikleri tutan filtre,
    4. filtre: kireç filtresi,
    5. olan filtre değil tatlandırma basamağı. hindistan cevizli filan koyuyorlar.

    almayıp düşünüp de görüntüsünü merak edenler için muazzam çalışmamız şöyle.

    neyse efendim. cihazın açıklamasını yaptıktan sonra geleceğim nokta; bugün işyerindeki mutfakta arıtma suyunda bir tuhaflık olduğu söylendi. çağırdık firmadan birini. geldi, cihazı evyenin altından çıkardı. dedi abi bu uzun süredir değiştirilmemiş. çamur filtresini söktü, filtre artık çamuru tutmayı bırakmış dibine salmaya başlamış, diğer aşamalardaki filtreler de keza öyle, kararmalar başlamış. hepsini değiştirdi.

    netice itibariyle kullanımı faydalı olan, ancak; filtre değişimlerini yaptırmadığınız takdirde sağlığınız açısından zarar verici nitelikte dezenformasyona* dönüşen cihazlardır.

    ekşi sözlük bilgilendirme servisi sundu.*
  • bugünlerde almaya düşündüğüm cihaz. bir ton marka ve ayrıntı var. kullanan ve memnun kalan suserlardan tavsiye bekliyorum.