şükela:  tümü | bugün
  • genellikle babası, istisnai olarak da annesi subay olanların çok iyi bildiği üzere hayatları sürekli ülke içi ve dışında gezerek geçen, tam bir yere alışıldığı sanıldığında tayin çıkması nedeniyle geride hep gözyaşları bırakılan ama buna rağmen ileriki yaşlarda bu taşınmaların büyük bir çevre edinimi sağladığının farkına varılan , çoğu kişi tarafından asker disiplini içerisinde yetişildiği, oturdukları lojmanlarda bulunan kantin , spor salonu vs.. gibi mekanlarda bulunan ve yapılan herşeyin bedava olduğu sanılan halbuki çok yanılınan evlatlık durumu.
  • evde siyaset konuşulmamasından* üniversite hayatında -hele bi de siyaset bilimi...falan okuyorlarsa- zorluk çekme nedeni.
  • yolda polis molis çevirdiğinde askeri kimliği çıkarıp gözünün içine sokmana mahal veren bir şans
  • her turlu kisitlamaya ragmen guzel anilar yasatan,kelepir tatilin anahtari.(bkz: asker kizlari)(bkz: askeri kamp)
    ama ortamdan cikinca culsuz kalma tehlikesi mevcut.(bkz: ayagini yorganina gore uzatmak)
  • milli guvenlik dersinde subay hocaların en cok ugrastigi ogrenci olma durumudur. ilk derste acilen siniftaki subay cocuklari bulunur cikarilir, babalarinin rutbeleri ve kacinilmaz olarak apoletlerinin rengi ve yildiz sayisi sorulur ki subay cocuklarinin askerlik kulturunun ne duzeyde oldugu tespit edilebilsin ve muteakiben olaya mudahale edilebilsin. bu noktada subay cocugunun kati ve dogru yanit vermesi kritik onem tasir, yanlis cevap veya bilinmedigi ve ilgilenilmedigi gibi yilisik soylemlere gidildigi takdirde hoca soz konusu ogrenciyle birlikte sinifa da kil mi kil olur, butun donem son perdeden gider, sinifta kus ucurtmaz, enteresan sinavlar yapip enteresan karne notlari tayin eder.
  • insanın garip, elitist bir yetiştirilme tarzı, burjuva eğitimi, ideal aile, ideal eş, ideal evlat gibi kavramlarla yoğurulmasını sağlayan, ya aşırı mükemmelliyetçi ve kuralcı olmasına ya da karşı çıkıp fazladan saçmalamasına ya da içinde ikisinin de kırıntılarıyla manyak olmasına sebep olan durum.
    yetiştirildikleri çevre, herkesin sonradan bulaştığı hiyerarşinin tam da ortasında çocukluktan itibaren durmak, saçma kurallara -örneğin kampın diskosu 12de kapanır-, yurtdışı görevlerine ve taşınmalara, annelerinin korkunç gün muhabberlerine sürekli maruz kalmak bu çocukları birbirine de daha fazla yaklaştırır, dolayısıyla iki subay çocuğu çok daha rahat anlaşır. taşınmalardan kalan kırıklıklara, babalarının 'hem gelenekçi hem modern baba' rolü çatışmaları ile annelerinin kendilerini sadece eşiyle belirleyen subay karısı olgusu karışır. zordur yani.
  • bazi ulkelerde gayri-me$ru olmaya denktir. (bkz: #1694040)
  • orduevleri ve dengi sosyal tesislerin yiyecek-içeceklere %10dan fazla kar koyamaması sonucu pilavı üçyüzbin liraya yemek, algida ve kolaları market fiyatlarından bile ucuza götürmek gibi artıları vardır tabi. ülke sınırları içinde gidilecek herhangi bi şehirde geceyi geçirecek yer kaygısı duymamak, bi hamburger menu fiyatına orduevi bulup konaklamak benim gibi sürtük subay çocukları için en büyük artı şüphesiz. bodrum ya da karpuzkaldıran kampları da pek cazip geliyordu tabi veledken.. askeri kimlik kartı gibi bi güzelliği de cabası subay çocuğu olmanın..

    ama iş her tayin döneminde türkiye haritasına kös kös bakmak, bi evden eve nakliyat şirketinde çalışacak kadar tecrübe edinmek, üniversiteye başlayana kadar n tane okul değiştirmek, her şehre alışana kadar fallafoş olmak ve "beleje yaşıonuz oluuuum", "o gittiğin orduevi benim babamın vergisiyle yapıldı vödööö" laflarına göğüs germeye gelince "ordusuna da sokarım artısına da" tadında tepkilere neden olabilir..

    bi de eklemeden geçemeyeceğim (bkz: dün gece yaptığım şey)