şükela:  tümü | bugün
  • geceleri bazen rastlanılan; ve bence haberci'nin en güzel bölümlerinden bir tanesi de bu adamın üzerinedir. orda anlattığı zapatistalara ait bir deyişi yazmak istedim buraya:

    eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur...
  • vakti zamanında www.zappatistas.com da yerin dibine, tabiri caiz ise itin götüne sokulan kişi ve kurum...

    kurum dedim cunku bu sitede neo-nazilerden yardim istedigine dair bir aciklama ve de elemanı amerikan bayragi giymis bir t-shirt ve bir alman kurduyla resmeden bir karikatur vardi.
    bir money talks bullshit walks hadisesi daha...
  • eski liderleri emiliano zapatista'ya commandante denmesinden dolayı, ona karşı saygısından dolayı kendisine subcommandante lakabını vermiştir.
  • iyi bir metin yazarı olduğunu düşünüyorum.
  • davasını kaleminin gücüyle yükselten bir adam. güçlü metaforlar ve dozajı iyi ayarlanmış bir duygusallıkla, destansılıktan özenle uzak durarak ve isyanını evrensel bir dilde kurgulayarak sunabilen usta bir öykücü:
    cebimde bir kurşun var. o, kardeşlerimden birinin hayatına son veren kurşun. hepimizin öldürülmüş bir kardeşi yok mu? benim kardeşim başına sıkılan bir kurşun ile öldürüldü. peki, o kurşunu ve o silahı ona kim verdi? daha güçlü biri. peki ona kim verdi? daha güçlü biri. kardeşimi öldüren o kurşunu cebimde taşıyorum. zapatistaların ceplerinin büyük olması ceplerinde kurşun taşıdıkları için değil. kardeşlerini taşıdıkları için.
  • dallama bir new york times muhabiri "niye size sub-commandante diyolar, başınızdaki asıl lider kim" diye sorduğunda

    en büyük kumandanımız "commandante che guevara" dır cevabını veren direnişçi...
  • gabriel garcia marquezin kendisiyle yaptigi bir soyleside belirttigi uzere, basucundan cervantesin don quixoteunu hic eksik etmeyen...
  • (bkz: ezln)
  • her röportajinda kendisinin markos olmadan önce ne oldugunun önemi olmadigini ve bu direnis hareketi ile markos oldugunu altina çizerek belirtir. özellikle kendi kisisel geçmisi ile sorulan sorulara " ben almanya'da yahudi, new york'ta gay, ingiltere'de irlandali, fransa'da cezayirliyim..."gibi her ezilenin kendisiye entegrasyonunu kolaylastiran ve onlari harekete dahil eden bir yol izler ki bu da çok takdire deger. böylece algi dünyamiza pozitif girdiği söylenir. zeynep çağlayan gambettiçok güzel anlatır markosu.