şükela:  tümü | bugün
  • otoritenin yokluğunda mümkündür.

    (bkz: ukte dolması)
  • sapığa tecavüzü, hırsıza soygunu ve katile de cinayeti öneren islam inanışıdır.

    kaynak: akp milletvekili metin külünk
  • otorite yokluğu ya da islamcı anlayışa yönelik bir kavram değildir.

    dünyadaki en modern hukuk sistemlerinin tamamında mevcuttur.

    ceza kanunlarında hangi suçu işlediğiniz takdirde ne kadar ceza alacağınız açıkça belirtilir. örneğin, "adam öldürme" suçunun cezası 24 yıl ise adam öldürüp 24 yıl cezaevinde yatmayı göze alan herkesin böyle bir özgürlüğü vardır. dolayısıyla suç bellidir, o suçun cezası bellidir, tamamen kişinin özgür iradesindeki seçim hakkıdır. buna suç işleme özgürlüğü denir.
  • kitap adi olabilecek bir kavram.
    bugunleri anlatan bir yazi, bir kitap, bir belgesel vs. icin pekala "suc isleme ozgurlugu" manseti atilabilir ileride.

    bu ozgurlukten iceride ne var?
    azicik eselesek, bolca suruyle zirvalik var. "bu benim gunah isleme ozgurlugume mudahaledir" lakirdisi, kimin agzindan cikarsa ciksin bir konusmada, bir tartismada, bir soyleside vb. kendi kalesine gol olur.

    iste, asil manzara da buradan iceri.
    bu kavrami yumurtlayanin, buna benzer nice lakirdiyi kitiri ortaya atanlarin, "kendi kalesine gol" gibi bir derdi filan yok, kalmamis artik.
    bir munazara ortami var. (karsilikli) erdemin, etigin, "e"si bile ortada yok.
    eskiden futbol maclarindan once bilhassa tasrada "amigo"lar cikar bagirir cirpinir, kitleyi hizada tutardi. rivayet olunur, kimi yerlerde (misal diyarbakirli memi) "memi size gurban olsun, diyarbekir sampiyon olsun" diye bagrinip ("eyvallah memi!") diye hep bir agizdan kitle geri-donusunu aldikca, bir sure sonra elindeki malzeme bittiginde "memi sizin ananizi" "memi sizin sulalenizi" diye bagirmayi surdurur, o noktadan sonra artik zaten kitlenin soyleneni duyacak durumu kalmadigindan ayni coskuyu ("eyvallah memi") almayi surdururmus.

    diyecegim odur ki, bizim memlekette yazinin da, sozun de bittigi, kurus kiymeti olmadigi, zerre agirligi kalmadigi bir yerdeyiz.
    amigoluk raconundan bile soz edilemeyecek yerlerdeyiz.
    buraya bir gunde, tek bir kisinin yedeginde filan da gelmedik. nice suruklenislerin sonucudur bu geldigimiz nokta.
    onun icun, ekrandaki amigolar "anamizi" "sulalemizi" de karistirsalar, alkis tutmayi surdurecegimizi saniyorum.

    iste bunu ozetleyen bir goruntu olabilir, arsiz, piskin, utanmaz bir siritisla "suc isleme ozgurlugu" diye haykiran bir ceketlinin ekran perdesine dusen yuzu.
  • proactive policing konsepti ile çelişir/çatışır. suç işlemek bir özgürlük değildir, dolayısı ile suç işleyenler hiç bir şey olmamış gibi, ceza almaksızın normal hayatlarına devam edemezler; ancak suçla mücadelede önleyici mekanizmalara karşı kuvvetli bir argüman olarak, reşit ve akıl sağlığı yerinde kişilerin özgür iradeleri ile suç işlemeye hakları olduğu ileri sürülebilir ki, kişi basit bir sosyal hizmetten idama uzanan skalada cezasını çekmeye -bedelini ödemeye- hazır olduktan sonra zaten bunu önlemek imkansızdır.

    ancak günah, modern ve laik hukuk sistemlerinde somut sonucu olmayan soyut bir kavram olduğundan, günah işleme özgürlüğünden bahsedilebilir. suç ile günahın ise birleştiği iki yer vardır; biri mahşer diğeri dini/şeri hukuk sistemi.
  • 696 sayılı khk ile mümkün kılınmıştır. haşmetmeap yaptırdığı sayısız anket neticesinde biz birbirimizi kırdıktan sonra kendi taraftarlarının çoğunluk olacağını öngördüyse demek...
  • özgürlükten anladığınız manaya göre suç işleme "özgürlüğü"müz var ama "hak"kımız yoktur.
  • zaten olan özgürlüktür.
    cezası karşılığında işleyemeyeceğiniz suç yok. bunu da mı size ekşi'de biz öğreteceğiz anlamadım ki.
  • aklıma gelen ilk şey:
    (bkz: purge anarchy)
  • suç işleme özgürlüğü ne yazık ki vardır. suçun isnadından sonra verilecek "ceza?" bu makus kaderi değiştiremez. ancak suça teşkil edebilecek tüm mekanizmalar kontrol edilebilseydi ve kişi suç işlemekten alıkonabilseydi, suç işleme özgürlüğü için gerçekten yok diyebilirdik. kavramlar üzerinden gidersek bahsettiğim ikinci durumdaki (mekanizmaların da durdurularak somut olan suçun somut biçimlerde durdurulması, önüne geçilebilmesi) durumuna "suç işleme yoktur" ifadesi uygunken aynı ifadeyi birinci yani hali hazırdaki ifade için de kullandığımızda doğru bir karşılık olmuyor. dolayısıyla ayırırsak elimizde; "cezai müeddiyeli suç işleme özgürlüğü" ve "suç işleme özgürlüğünün kısıtlanması" olarak iki ayrı durum ortaya çıkıyor. ikinci durumu betimlemek için biraz black mirrorvari kurgular düşünebilirsiniz. ya da minority report vs. yakın gelecekte suç algoritması ve filtreleme sistemine sahip ve tabii ki kişisel verileriniz saklanmamak ve farklı kuruluşlara satılmamak kaydıyla??? zihne entegre bir çip, suç teşkil edebilecek durumlarda konnectomdan aldığı verileri kullanarak sizi durdurabilir ve engelleyebilir. işte bu durumda suç işleme özgürlüğü gerçekten kalkmış olur veya en azından bu durum hakkında konuşulabilecek düzeyde oluruz.