şükela:  tümü | bugün
  • askeri mahkemelerle sivil mahkemeler arasında hukuksal farklılıklar olduğu fikrini açığa çıkaran uygulama.
  • yeni uygulamayla neler gelecek bu muallak ancak şu anki durumda da zaten görülebilen bir durumdur. misal lojmanda karısına şiddet uygulayan bir astsubay asliye ceza mahkemesinde yargılanmaktadır ancak soruşturma evresinde askerin ifadesini polis karakolu almaz, merkez komutanlığı alır. çete oluşturma gibi ciddi suçlarda cumhuriyet savcısının emriyle soruşturma evresinde merkez komutanlığı by-pass edilerek ifadelerin polis tarafından alınması sağlanabilir. ergenekon süreci buna örnektir.

    askeri mahkemenin görev alanına giren konularda 2 kriter vardır. asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin olması. şimdi yeni düzenlemeyle bu temellerde ne gibi değişiklikler yapılacak çözemedim. görücez bakalım.
  • demokrasiyle yönetilen ülkelerde normal olanı budur.
  • aynı hızda bir yasa değişikliği ya da düzenlemeyi dokunulmazlıklar içinde bekliyoruz..ee hadi..
  • vicdani retçiler emre itaatsizlikten yargılandığından, maalesef onlara yaramayacak uygulama.
  • eğer ortada askeri bir suç (ki sadece emre itaatsizlik yahut sivil hayata zarar verecek emre itaat) yoksa, hata sivil hayattaki herhangi bir bireyi veyahut olayı etkilemişse bir şekilde normal olandır.

    kanunların bir şekilde askıya alındığı savaş zamanı değilse bu kişi nerede yargılanacaktı ki? garip olan, bu kanunun ta ki 2009 yıllında çıkmasıdır ki bu çok geç bir tarihtir....
  • sayın çiçek demiş ki efendim;
    "........ikincisi tabiatıyla bir konu yasalaşıncaya kadar bir takım evrelerden geçiyor. tasarı, parti önergeleri değişikliklerin ile birlikte tbmm'deki devresi bitmiştir. tbmm tarafından şu an yapılabilecek herhangi bir şey yok. artık sayın cumhurbaşkanının onayına sunulmuştur. meseleyi anayasa, iç tüzük ve demin söylediğim usul açısından takip etekte fayda var. bu tartışmalar teorik olarak yapılabilir ama pratikte yapılabilecek ne vardır diye baktığımızda bu tasarı tbmm'den geçmiştir, yeterli çoğunlukla geçmiştir. hatta tartışılan madde açısından bakarsanız herkesin mutabakatı ile geçmiştir. tutanaklara baktığımızda da aksine bir durum söz konusu değildir. bundan sonra sayın cumhurbaşkanı onaylar ya da onaylamaz, o kendi taktiridir. anayasa mahkemesine gider ya da gitmez, bu da bu işi anayasa mahkemesine götürecek makamların kendi takdiridir. bununla ilgili yeteri kadar da konuşma yapıldığına inanıyorum."

    http://www.haberler.com/…in-sivil-mahkemede-haberi/

    pazar akşamı sabih kanadoğlu nun arena programındaki konuşmasına bakacak olursak şayet.

    "uğur dündar'ın konuğu kanadoğlu'ydu. dündar'ın "bilge" diye hitap ettiği kanadoğlu, çıkacak krizleri şimdiden haber verdi. okuyun siz de öğrenin!... uğur dündar, askere sivil yargılamayı getiren yasa değişikliğiyle ilgili star tv ana haber'e sabih kanadoğlu'nu çıkardı. dündar'ın "bilge kişi" diye hitap ettiği kanadoğlu, gece yarısı yapılan yasa değişikliğini anayasaya aykırı ilan etti. kanadoğlu, buna gerekçe olarak anayasanın 145. maddesini gösterdi. sabih kanadoğlu, 145. maddenin askeri yargının görev ve yetkilerini net bir şekilde belirlediğini söyledi. "siz bu anayasada değişiklik yapmadan bir yasayla bu işi halledemezsiniz, daha başka büyük sorunlar çıkarırsınız" diyen kanadoğlu, çıkacak büyük sorunları şöyle sıraladı: "ana muhalefet partisi, anayasa mahkemesi'nde bunun iptali için dava açar. o da yetmez, elinde o dava bulunan askeri mahkeme, çıkarılan yasanın anayasaya aykırı olduğunu anayasa mahkemesi'nde iddia edebilir, gönderebilir. bir de üçüncü asıl tartışmalı olabilecek ve ortalığı daha büsbütün değiştirecek bir unsur daha var. şimdi onun kimse farkında değil. anayasa maddeleri doğrudan uygulanabilir haldeyse, o taktirde mahkemeler yasayı ihmal ederler, anayasayı doğrudan uygularlar. onun için şu tartışmada bunun beraberinde gelebilir. der ki askeri yargı; bakmakta olduğu davada 'ben yetkimi görevimi anayasadan alıyorum. bu çıkardığınız yasayı uygulamıyorum. ben devam ediyorum' diyebilir. bu tartışmalar da çıkacak. gül'e yasayı veto ederek meclis'e göndermesi çağrısında bulunan kanadoğlu, erdoğan'ın "polis rejimin güvencesidir" sözlerini de eleştirdi"

    http://www.guncel-haber.com/uğur_dündar/

    "h. askerî yargı
    madde 145. – askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. bu mahkemeler, asker kişilerin; askerî olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.
    askerî mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askerî suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla görevlidirler.
    askerî mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.
    askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. kanun, ayrıca askerî hâkimlerin yargı hizmeti dışındaki askerî hizmetler yönünden askerî hizmetlerin gereklerine göre teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de gösterir."

    ve

    "madde 11. – anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
    kanunlar anayasaya aykırı olamaz."
    (anayasa ya ulaşmak için http://www.anayasa.gov.tr/general/ adresinden mevzuat/anayasa ya tıklarsanız olur)

    şimdi, sen koskoca devletin bir milletvekili, bir bakanı belki de başbakanı olarak, alicengiz oyunu gibi, kafana göre meclisi toplayıp bi yasa geçiriyorsun, peki bu yasanın anayasaya aykırı olabileceğini düşünebilen bir tek adam bile yok mu etrafında?

    yani sabih kanadoğlu nun söylediklerini, düşündüklerini dile getiren kimse olmadı mı?
    bence olmuştur, muhakkak ki olmuştur. ki bilerek bu olay bu duruma getirilip, büyütülmek istenmektedir.
    altında her türlü art niyeti ararım, ki arıyorum da. olay bu kadar basit görünümlü olduğundan değil ama tamamen kişilerle alakalı sadece. yakışıyor üstlerine. ortalığı karıştıracak, kendilerini mazlum durumuna düşürecek olay arıyor adamlar mübarek.

    edit: kaynak belirteyim dedimdi.
  • o değil de suç işleyen sivilin askeri mahkemede yargılanmasının yanında devede kulaktır. anlaşılan bu yasa tasarısı, sivillerin askeri mahkeme yargılanmasını da engelleyecek. eğer öyle ise vicdani ret konusu farklı bir boyut alabilir.

    "cumhurbaşkanı'nın kısmi veto yoluna gidebileceği yüksek bir olasılık olarak görülüyor.

    "bu çerçevede yasanın sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasını engelleyen düzenlemesinin onaylanacağı, askerlere sivil yargı yolunu açan düzenlemenin ise bir kez daha görüşülmek üzere meclis'e gönderilebileceği belirtiliyor."

    (bkz: http://www.ntvmsnbc.com/id/24980146/)
  • suç işleyen askerin suçu sırf askeriyeye değil tüm topluma karşı işlediğinin göstergesi.
  • tahminimce 30 haziran 2009 tarihli mgk toplantısından sonra yapılan mini zirvede, bu konu da görüşülmüş-diğeri malum dursun çiçek-ve asker bu konudaki itirazlarını iletmiştir. bakalım cumhurbaşkanı abdullah gül yasayı onaylayacak mı? yoksa tekrar görüşülmesi adına meclise iade mi edecek?
    gelişmeleri izleyerek göreceğiz.