şükela:  tümü | bugün
  • olay mahalinin suçlu bakış açısı ile tarifi ve polisin suçluyu yakalamak için ilk bakacağı yerdir.
    (bkz: suclunun olay mahalline geri donme sorunsali)
  • suc alani. sucun i$lenmi$ oldugu yeri ifade etmek icin kullanilir.
  • suçun o mahalleden birisi tarafından işleniildiğini anlatır. yani mahalli seçimlerde oy kullanacak çoğunluktan biri işlemiştir bu suçu anlamına geliri bir de şöyle birşey var (bkz: suç mahali)
  • bir şarkı ismi

    kahraman deniz adında bir müzisyenden dinledim ve şarkısının biraz müptelası oldum. daha sonra diğer şarkılarına baktım ve lapa lapa isimli şarkısını keşfettim. bir bakılası bir görülesi sanki

    klip

    sözler;

    ağlak bir sokaktayım, solundan ilerliyorum
    yardan henüz geçmişim ve önümü göremiyorum
    duvarlarına yazılmış kimin kimi sevdiği
    lambalar patlatılmış bir suç mahalli gibi

    şehrime bir gelmeyegör, her virane saray olur
    beni tekrar sevmeyegör, mahpushane cennet olur

    muğlak bir bataktayım, dibine ben gidiyorum
    dardan dara düşmüşüm, kolayı ne bilmiyorum
    hangi kitapta yazılmış, aşkın zora yenildiği?
    öyle dağılmışım ki, polis çevirdi yine

    şehrime bir gelmeyegör, her virane saray olur
    beni tekrar sevmeyegör, mahpushane cennet olur

    böyle sevmek olur mu? böyle sevsek olur mu?
    geç olmadan ver cevabı, şimdi sevsek olur mu?

    şehrime bir gelmeyegör, her virane saray olur
    beni tekrar sevmeyegör, mahpushane cennet olur
  • spotify'ın listelerinin birinde duyup takıldıgım dertli bir sarkı.. soyleyen arkadası ilk kez duydum acıkcasi ama tebrikler, yolu acık olsun..
  • kahraman deniz'in şarkı yazarlığını çok beğendiğimi defalarca söylemişimdir. onlardan birisi bu çalışma da. bu adam alır yürür...

    --- spoiler ---

    ağlak bir sokaktayım, solundan ilerliyorum
    yardan henüz geçmişim ve önümü göremiyorum
    duvarlarına yazılmış kimin kimi sevdiği
    lambalar patlatılmış bir suç mahalli gibi

    şehrime bir gelmeyegör, her virane saray olur
    beni tekrar sevmeyegör, mahpushane cennet olur

    muğlak bir bataktayım, dibine ben gidiyorum
    dardan dara düşmüşüm, kolayı ne bilmiyorum
    hangi kitapta yazılmış, aşkın zora yenildiği?
    öyle dağılmışım ki, polis çevirdi yine.

    şehrime bir gelmeyegör, her virane saray olur
    beni tekrar sevmeyegör, mahpushane cennet olur

    böyle sevmek olur mu? böyle sevsek olur mu?
    geç olmadan ver cevabı, şimdi sevsek olur mu?

    şehrime bir gelmeyegör, her virane saray olur
    beni tekrar sevmeyegör, mahpushane cennet olur
    --- spoiler ---

    dinleme şeysi
  • kahraman deniz’in en dertli şarkılarından biri bence.

    “yardan henüz geçmişim ve önümü göremiyorum
    duvarlarına yazılmış kimin kimi sevdiği
    lambalar patlatılmış bir suç mahalli gibi”
  • az önce çalan neydi yaa ile başladı birlikteliğimiz. (şarkıyla yani)
    seviyorum bu adamın şarkılarını be!

    şehrime bir gelmeyegör,
    her virane saray olur..

    beni tekrar sevmeyegör,
    mahpushane cennet olur..
  • gençlik, çocukluğun* cinayet mahalline** geri dönüşüymüş. o yüzden, gençler tutulur kalır, ne yaptığını anımsayabilir ne kim olabileceğini bilirmiş.

    ailemizin 3 kuşak erkeği de aynı faullü noktadan sik sallandırarak işerdik. tabii özellikle geceleri.. yoksa işediğimiz yönün karşı yamacında komşu evi vardı, teşhirciliğe girerdi. birinci dedem, ikinci babam, üçüncü ben. benim kuşaktan mustafa'nın aynı şansı oldu mu, gelenek sürdü mü bilmiyorum, o bana göre 5 yıl rötarlı. işeme üssümüz ırbık ve güğümlerin toplu konduğu köşenin kenarındaki trabzanlar. yani tahta perde, ki boyu anca erişkin adam dizini geçer, belini bulmaz. o güvensizlikte bir tahta perde biz çocukları nasıl atlamaktan, düşmekten korudu bilmem. güğümlüğün yanı olmasıyla işeme köşesi resmen suç mahalli gibiydi. fikri kötü. nasıl bu kadar eksantrik ve kuralsız olunabilir? dedem yani aile liderimiz bize zaten evin doğu duvarına eklemli hamamlıkta (tuvalet deliği hamamlığın içindeydi) işeme sıçma izni vermezdi. oralar sadece misafir kullanımı içindi. belki kendine de yasak, bilmem. bir yalağa, fosseptik depoya gitmiyordu tuvaletimiz, tahta zemindeki delikten gene yeryüzüne, hatta bahçe sulama arkının üstüne uçarak konuyordu. orası belki binde bir kaçak olarak, bir de ishal olunca zorunluktan kullanılabilirdi. aslında düşünüyorum da, işemek için oraya gitmek gerekliymiş, işemek bok kadar fena ev çevresi kokusu yapmazdı, bizim yaptığımız yer daha üstün ve kokusuz yer değildi. (bkz: gece korkusu/@ibisile)

    (ilk giri tarihi: 12.2.2017)